İki gün süren kongrede dünya, Avrupa ve Türkiye’deki siyasal gelişmeler değerlendirilirken; yükselen aşırı sağ, militarizasyon, göçmen emeği, savaş politikaları ve Türkiye’deki siyasal gelişmeler temel tartışma başlıkları arasında yer aldı. Kongre sonunda yayımlanan sonuç metninde, kapitalist-emperyalist sistemin içine girdiği yeni paylaşım sürecinin dünya genelinde aşırı sağcı, faşist, militarist ve cinsiyetçi saldırı dalgasını büyüttüğü vurgulandı.
Avrupa’daki sağcılaşma ve militarizasyon vurgusu
Sonuç metninde, Avrupa’daki merkez kapitalist ülkelerde aşırı sağ ve faşist partilerin önemli ölçüde güç kazandığına dikkat çekildi. Almanya, Fransa, Avusturya ve Hollanda gibi ülkelerde militarist politikaların hızla genişletildiği belirtilirken, sosyal demokrat ve yeşil partilerin de bu sağcılaşma sürecine uyum gösterdiği ifade edildi.

Kongrede, Avrupa Birliği’nin yeniden gündeme taşıdığı “ReArm Europe / Avrupa’yı yeniden silahlandır” projesi kapsamında devasa silahlanma bütçeleri oluşturduğu belirtilerek, bu politikaların faturasının işçilere, kadınlara, gençlere ve göçmenlere çıkarıldığı kaydedildi. Sosyal harcamalarda kesintilerin arttığı, göçmenlere yönelik baskı ve sınır dışı politikalarının yoğunlaştığı ifade edildi.
Türkiye’deki siyasal gelişmeler değerlendirildi
Kongre sonuç metninde Türkiye’de AKP-MHP iktidarının “faşizmi kurumsallaştırma saldırılarının” sürdüğü belirtilirken, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen “Mutlak Butlan Baskını”na özel vurgu yapıldı.
Açıklamada, uzun yıllardır HDP/DEM Parti’ye yönelik sürdürülen baskı politikalarının şimdi ana muhalefet partisini de hedef aldığı belirtilerek, AKP-MHP ittifakının muhalefeti parçalamayı ve etkisizleştirmeyi amaçladığı ifade edildi.
Metinde şu değerlendirme yer aldı:
“Bu stratejiye verilecek en doğru yanıt barış ve demokrasi isteyen güçlerin faşizmin kurumsallaşmasını durdurmak, AKP-MHP iktidarını sonlandırmak için ortak bir taktik etrafında birlikte hareket etmek olmalıdır.”
Kongre, CHP Genel Merkezi’ne yönelik saldırıyı kınarken, tüm demokrasi güçlerine ortak mücadele çağrısı yaptı.
“Göçmenler yük değil üretim gücüdür”
Sonuç metninde göçmen emeği özel bir başlık altında ele alındı. Kapitalist ve patriyarkal sistemin yarattığı savaşlar, yoksulluk, ekolojik yıkım ve antidemokratik uygulamaların dünya çapında büyük göç dalgalarına yol açtığı belirtilirken, milyonlarca insanın yaşamak için göç yollarına düştüğü ifade edildi.
Avrupa Birliği’nin Frontex sınır politikaları ile ABD’deki ICE uygulamaları “insanlık dışı” olarak değerlendirilirken, göçmenlerin hem ucuz iş gücü olarak kullanıldığı hem de aşırı sağcı politikaların hedefi haline getirildiği kaydedildi.

Kongre sonuç metninde, göçmen emeğinin Avrupa ekonomileri açısından temel bir üretim gücü olduğu vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:
“Biz çok iyi biliyoruz ki göçmenler yük ya da fazlalık değil, nüfusları yaşlanan bu ülkelerin en önemli üretim gücüdür.”
Sosyalizm ve enternasyonal mücadele çağrısı
Kongrede, Avrupa’da, Türkiye’de ve Ortadoğu’da savaş politikalarına, işgalci ve sömürgeci saldırılara karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı. SYKP Avrupa’nın, sol, sosyalist, feminist ve ekolojist güçlerle birlikte barış, demokrasi ve sosyalizm mücadelesini büyütmeyi hedeflediği belirtildi.

Ayrıca, kapitalizmin küresel krizinin yarattığı aşırı sağ ve faşist yönelimlere karşı sosyalizmin yeniden güçlü bir alternatif haline getirilmesi gerektiği ifade edildi. Avrupa’daki diaspora birikimi ile Avrupalı sosyalist, feminist ve ekolojik hareketlerle ortak mücadele zeminlerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Yeni dönem yönetimi belirlendi
Kongrede yeni dönem görev dağılımları da açıklandı. Buna göre Avrupa Eş Sözcülüğü görevine Berfin Göçer ve Memduh Özdemir seçildi.
Avrupa Koordinasyonu üyeliklerine ise Tuncay Yılmaz, Ezgi Solmaz, Arjin Uslu, Berfin Köse, Mulla Kartal, Olga Kasman ve Belgin Tutal seçildi.
Etik Kurul üyeliklerine de Leyla Uyar, Doğan Bulut ve Senem Çelik getirildi.
