Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    24 Nisan 2026

    Dêrsim’de kadınlar adalet için yürüdü: “Gülistan için açılan kapı tüm failleri yakacak”

    24 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

      23 Nisan 2026

      Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

      21 Nisan 2026

      Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

      21 Nisan 2026

      Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

      17 Nisan 2026

      Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

      17 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

      24 Nisan 2026

      Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

      24 Nisan 2026

      Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

      20 Nisan 2026

      Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

      20 Nisan 2026

      İşaret fişeği atıldı

      19 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Sürü bağışıklığı epidemiyolojik neoliberalizmdir

    Sürü bağışıklığı epidemiyolojik neoliberalizmdir

    Siyasi Haber25 Mart 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ – Isabel FREY’in yazısını Universus çevirdi: İngiltere koronavirüse karşı “sürü bağışıklığı” adı verilen mücadele stratejisini izlemekten vazgeçti ancak mücadele stratejisi üzerine tartışma sürüyor. Isabel Frey’in makalesini bu tartışmaya katkı sunması amacıyla yayımlıyoruz.

    Isabel Frey’in “Sürü bağışıklığı epidemiyolojik neoliberalizmdir” başlığıyla kalem aldığı makale, 19 Mart 2020 tarihinde The Quarantimes adlı blogda yer aldı.  Frey’in makalesi Salih Soysal’ın çevirisiyle uni-versus.org’da 24 Mart’ta yayımladı.


     


    Sürü bağışıklığı epidemiyolojik neoliberalizmdir


    Güncelleme: Bu arada Hollanda da kendisini bu yaklaşımdan resmen uzaklaştırdı. Bununla birlikte, bu makalenin amacı, bu stratejinin altında yatan paradigmayı çözmek, etkinliği hakkında bir tartışma yapmak değildir.


    Birçok Avrupa ülkesi koronavirüsün yayılmasını durdurmak için tecrit uygulamaya hazırlanırken, birkaç ülke ise değişik bir strateji izlemeyi tercih ediyor: Sürü Bağışıklığı. Olabildiğince insanı test etmek ve sosyal mesafeyi arttırıcı önlemleri uygulamak yerine, virüsün düşük risk altındaki insanlar arasında kasıtlı olarak yayılmasına izin vermek istiyorlar.  Böylece nüfusun büyük bir kısmı virüse karşı bağışıklı hale geliyor. Bu görüş sosyal mesafeyi arttırıcı önlemleri uygulamayı reddeden Birleşik Krallık Başbakan’ı Boris Johnson tarafından birkaç gün önce ortaya atılmıştı. İngiltere kendisini bu stratejiden resmen uzaklaştırmış olsa da, Hollanda ve İsveç, Dünya Sağlık Örgütü’nün sert eleştirilerine rağmen bu yaklaşımı sürdürmeye devam ediyor.


    Bu ülkeler, sürü bağışıklığının inşasının virüsle başa çıkmak için tek uzun vadeli strateji olduğunu savunuyorlar, çünkü salgın artık sınırlandırılamayacağını ve her zaman yeniden başlayabileceğini düşünüyorlar. Bütün bir ülkeyi tecrite sokmak yerine, salgın halihazırda yayılırken sadece yüksek risk grubundaki nüfusun karantina altına alınması gerektiğine inanıyorlar. Bununla birlikte, sayısız epidemiyolog ve virolog, bu stratejinin çok riskli olması, bilimsel olmayışı ve olası yüksek ölüm oranları doğurabileceği konusunda eleştirilerini dile getirdiler. Londra’daki Imperial College tarafından yakın zamanda yayınlanan bir rapor, Birleşik Krallık’taki hükümet politikasında değişikliğe yol açtı. Bu rapora göre, sürü bağışıklığı stratejisinin Birleşik Krallık’ta 250.000 ölümle sonuçlanacağı tahmin ediliyor. Risk altındaki nüfusu, özellikle virüs yayılmaya devam ettiğinde etkili bir şekilde izole etmek mümkün olmadığından, sağlık sisteminin yetersiz kalması muhtemel ve tamamen çökme riski var.


     


    Epidemiyolojik Neoliberalizm


    Neden Birleşik Krallık gibi bir devlet böyle riskli bir yaklaşımı bile değerlendiriyor ve neden diğer ülkeler bu stratejiyi takip ediyor? Nedeni neoliberalizmdir. 1980’lerden beri, devlet odaklı sosyal politikayı, piyasanın özelleştirilmesi ve serbestleştirilmesi ile değiştiren neoliberalizmin politik paradigması tarafından yönetildik. Adaletin piyasaya içkin olduğu inancı, kelimenin tam anlamıyla insana göre kârı önceleyen politik mantığın oluşmasına yol açtı. Ve insanların zihinlerini fakir, güvencesiz veya işsiz olmanın onların suçu olduğuna inandırarak kolonileştirdi.


    Neoliberalizmin ironisi ise, sosyal eşitsizlik güçlenirken ve hatta derinleşirken bile, sınıf atlamanın mümkün olduğu yanılsamasını yaratmasıdır. Eğer birisi serbest piyasa koşullarında “başarırsa”, yoksul olmanın halkın kendi hatası olması gerektiğini varsayar. Fakat bu inanç yanlış olmakla birlikte aynı zamanda saldırgandır. Neoliberalizm zenginlerin daha çok zenginleşmesine ve fakirlerin haklarından mahrum kalmasına, güvencesizliğe ve bağımlılığa daha fazla maruz kalmasına neden oldu.”Laissez-faire” politikası gibi görünen şey, zayıflığa karşı otomatik yapısal şiddetin saf ve karmaşık bir sistemidir ve bu da herhangi bir direniş olasılığını paramparça eder.


    Sürü bağışıklığı epidemiyolojik neoliberalizmdir. Serbest piyasaya olan koşulsuz inanca benzer şekilde, sürü bağışıklığı, bir salgının en iyi şekilde kontrolsüz bırakılarak üstesinden gelineceği varsayımına dayanır. Fakat tıpkı neoliberalizmdeki gibi, zayıflara ve yoksullara karşı bir şiddet ile sonuçlanır: yaşlı ve engelli insanlar, evsizler, göçmenler ve ciddi sağlık problemleri olan insanlar – yoksulluk ve hastalık arasındaki korelasyon nedeniyle birçoğunun sosyoekonomik durumu daha aşağıdadır. Bunlar, COVID-19’dan ölme riski en yüksek olan insanlardır – özellikle sağlık sistemi yetersiz kalıyor ve doktorlar sadece kurtarabilecekleri kişilere müdahale ediyorlarsa.


     


    Isabel Frey'in Universus'da yayımlanan yazısının tamamı için TIKLAYIN


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    24 Nisan 2026

    Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

    24 Nisan 2026

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    20 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

    Mehmet Murat Yıldırım

    Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

    Kenan Temir

    Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

    Mehmet Murat Yıldırım

    Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Yetvart Danzikyan

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    Füsun Sarp Nebil

    Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

    Sertan Batur

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    Aziz Çelik

    Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Mersin Limanı’nda 114 günlük direniş: “Suç işleyen biz değiliz, anayasal hakkımızı istiyoruz”

    24 Nisan 2026

    Madencilerin Ankara direnişinde kritik eşik: Biber gazlı müdahale, beş işçi hastanede

    24 Nisan 2026

    Hatimoğulları maden işçilerini ziyaret etti: “İktidar işçinin değil, sermayenin yanında”

    23 Nisan 2026
    KADIN

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026

    Dêrsim’de kadınlar adalet için yürüdü: “Gülistan için açılan kapı tüm failleri yakacak”

    24 Nisan 2026

    Gemlik’te kadınlardan barış yürüyüşü: “Müzakere koşulları derhal oluşturulmalı”

    19 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.