Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Mersin’de Suriye’deki Alevi katliamları protesto edildi

    9 Aralık 2025

    Muş’ta KYK yurdunda tarihi geçmiş yemekten 100’e yakın öğrenci zehirlendi: Protesto edenler atılmakla tehdit edildi

    9 Aralık 2025

    Mehmet Akif Ersoy gözaltına alındı 

    9 Aralık 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir fotoğraf: Yurttaşın iradesi ayaklar altında

      9 Aralık 2025

      Filozofların yönetiminde devlet hayali

      9 Aralık 2025

      Kimlik gaspı ve otorite inşası: Roman halkının gölgesinde kurulan masallar

      7 Aralık 2025

      Öcalan’ın 6 Aralık metni: Türkiye Sosyalist Hareketi ile yeni bir diyalog eşiği

      6 Aralık 2025

      Faşizmi kurumsal erozyona indirgemek: CHP Programının sınırları

      4 Aralık 2025
    • Seçtiklerimiz

      Stratejik illüzyon!

      8 Aralık 2025

      Bağımlı finansallaşmanın anatomisi ve Türkiye’nin bitmeyen kırılganlığı

      7 Aralık 2025

      Asgari ücret, gıda fiyatları ve açlık sorunu

      6 Aralık 2025

      “Darbe mekaniği”

      4 Aralık 2025

      Türkiye’nin tüm vatandaşları Türk müdür?

      3 Aralık 2025
    • Röportaj/Söyleşiler

      Feray Mertoğlu: Müzakere sürdürülürken faşizme karşı mücadele yükseltilmelidir

      2 Aralık 2025

      Amed Dicle: Suriye’de de Türkiye’de de Kürtler statüsüzlüğü kabul etmeyecek

      2 Aralık 2025

      Heval Sen Daha Özgürleşmedin mi?

      27 Kasım 2025

      “Umudumuz mücadelede, gücümüz dayanışmada”

      25 Kasım 2025

      Naci Görür: “Önemli olan kentleri depreme dirençli yapmaktır”

      12 Kasım 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Son Halep Valisi’nin Kobane kompleksi

    Son Halep Valisi’nin Kobane kompleksi

    ZAFER YÖRÜK Yeni Yaşam için yazdı: Tarih hep tekerrür ediyor. Idlib’de yıllardır beslenerek palazlanan SMO, 27 Kasım tarihinde muhalif cihatçılar Halep’e yönelirken farklı bir harekât talimatı alıyor. 2018’de Afrin işgalinden kaçıp Tel Rıfat’a sığınmış olan binlerce Kürt aileye saldırarak onları Fırat’ın doğusuna geçmeye zorluyor. Emirler adeta yüz yıl öncesinden, Abdülhalik Renda’dan geliyor. Yetmiyor. Yine aynı makamın emirleri doğrultusunda, SMO çeteleri bu kez Fırat’ın doğusuna saldırıyorlar.
    Zafer Yörük16 Aralık 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1936 İspanya İç Savaşı’nda cumhuriyetçi savaşçıların birlikte söylediği bir şarkı var: Ay Carmela! O şarkının bir yerinde “Biz faşistlerle savaşıyoruz; biz Moorlarla savaşıyoruz” sözleri geçer. 1990 yılında o şarkıdan esinlenen bir film Londra’da gösterime girdiğinde, sol basın bu dizelerde ırkçılık olup olmadığını tartışmıştı. Çünkü Moorlar diye ifade edilen kişiler, faşist general Franco’nun Fas’tan getirdiği sömürge askerleriydi.

    Tartışma süreci içinde anlaşıldı ki bu dizeler bir gerçekliğin ifadesiydi. Faslı birlikler, İspanyol ve Katalan halklarıyla birlikte onların da özgürlük ve bağımsızlığı için savaşan İspanyalı devrimcilere gözü dönmüş biçimde saldırmış ve büyük katliamlar gerçekleştirmişlerdi. Franco’nun İspanya halkının kasasından çaldığı paralarla yaptığı ödemeler, insanlığın ortak değerlerinden daha etkili olabiliyordu.

    Enternasyonal Tugaylar olarak İspanya’da gönüllü savaşmış dönemin İngiliz komünistlerinin yaşayan mensuplarından ardı ardına bu doğrultuda tanıklıklar yağınca tartışma kapandı. Burada Faslı ya da Afrikalı insanların bir nefret objesi olarak seçilmesi söz konusu değildi; çünkü o askeri birliklerin resmi adı da Regimientos Marroquíes, yani Fas Alayları’ydı.

    Bugünlerde devlet televizyonu ve iktidar kanalları “cepheden” bildiriyor. Hangi lisanı konuştuğu meçhul hatta herhangi bir lisan konuşup konuşmadığından asla emin olunamayacak bir çam yarması, anlaşıldığı kadarıyla şunu diyor: Minbiç’e girdik bizi çok güzel karşıladılar. Misafir ettiler. Çok memnun oldular. Sonra, sırtında asılı, onun bile boyundan büyük silahı işaret ederek, “bak ben bununla çok terörist öldürdüm” diye sırıtıyor. Çürük dişleri ortaya çıkıyor. Aklıselim hiç kimsenin böyle bir mahlûku misafir etmesi için hiçbir sebep bulunmadığı aşikâr. Tek neden, o sırtında asılı koca silahın yarattığı tehdit olabilir. Kamyonetlere ve Türk imalatı zırhlı araçlara sıkış tepiş doldurulduklarını izlediğimiz SMO unsurları içinde televizyona çıkabilir olarak seçilmiş en eli yüzü düzgün olanı bu belli ki.

    Bu, Suriye Milli Ordusu’nun kimlerden oluştuğunu tam olarak bilmek imkânsız. Çünkü derin devlet ve istihbarat işi. Maaşlar örtülü ödenekten mi, Savunma Bakanlığı bütçesinden mi ödeniyor; bilinmez. Ama etrafta oldukça yüksek rakamlar konuşuluyor. O nedenle olsa gerek motivasyonları yüksek. Azimle savaşıyorlar “vatan için”. Vatanlarının neresi olduğuysa meçhul. Adlarına bakılırsa Milli Ordu ama hangi milletin ordusu? Bilenler, Orta Asya ve Kafkasya’nın çeşitli ülkelerinden toplanmış olduklarını söylüyor. Franco’nun Fas alayları misali.

    Tarih hep tekerrür ediyor. İbni Haldun’un “geçmişler geleceğe suyun suya benzediğinden daha çok benzer” sözünü anlamak için Türkiyeli olmak gerekiyor. Heraklitos’a inat buralarda aynı suda değil iki, yirmi iki kere bile yeniden yıkanılıyor. Abdülhalik Renda diye bir Türk büyüğü var tarihte. Osmanlı’nın son Halep valisi. Cemal Paşa katliamının suç ortağı. 1915 Ermeni tehciri sırasında da Halep valisi koltuğunda oturan şahıs ve karanlık vukuatları var belli ki. Savaştan sonra Malta’ya sürgüne gönderiliyor. Ermeni soykırımına iştirak suçlamasıyla soruşturuluyor. Daha sonra geri dönüyor ve Ankara meclisinde görev alıyor. 1922’de İzmir’in ilk Kemalist valisi oluyor. Sonra çeşitli bakanlıklar yapıyor. Bu adam, Osmanlı ve Cumhuriyet devletlerinin her ikisinin de tipik has adamı. Amerikalı olsaymış “kurucu atalar” listesinde yer alacak, heykeli dikilecek şahsiyetler arasında olurmuş yani. Devletin o derecede has adamı.

    Renda, daha Halep’te valiyken payitahta bir rapor gönderiyor. Diyor ki Kürtler diye bir millet var. Bunlar ileride başımıza büyük bela olabilir. Çünkü Kürtlük, Türklüğün genetik ötekisidir. Zamanı ve içinden yetiştiği toplum göz önüne alındığında oldukça entelektüel bir ifade. Ve bu “belanın” def edilmesi için bir reçete öneriyor. Diyor ki, devlet olarak yapmamız gereken şey bu Kürtleri asla Fırat’ın batısına geçirmemektir. Olanları, Fırat’ın doğusuna sürmek ve batısında hiçbir Kürt bırakmamaktır. Bununla da kalmıyor. Gücümüz yetiyorsa, Fırat’ın doğusunda yaşayanları da ortadan kaldırmamız iyi olur. Türk devletinin bu önde gelen kurucu babası, milletini bu temellerde kuruyor. Kürt nefreti temelinde kuruyor.

    Tarih hep tekerrür ediyor. Idlib’de yıllardır beslenerek palazlanan SMO, 27 Kasım tarihinde muhalif cihatçılar Halep’e yönelirken farklı bir harekât talimatı alıyor. 2018’de Afrin işgalinden kaçıp Tel Rıfat’a sığınmış olan binlerce Kürt aileye saldırarak onları Fırat’ın doğusuna geçmeye zorluyor. Emirler adeta yüz yıl öncesinden, Abdülhalik Renda’dan geliyor. Yetmiyor. Yine aynı makamın emirleri doğrultusunda, SMO çeteleri bu kez Fırat’ın doğusuna saldırıyorlar. Yerli ve milli basın, “Kürtler köşeye sıkıştı: Ayn el Arab düştü düşecek!” çığlıkları atıyorlar.

    Bahsedilen yer Kobanê. 1973’te Hafız Esad’ın “Arap kemeri” hamlesi kapsamında adı değiştirilmiş. Türkiye’den aşina olduğumuz işler. Sadece adı değil, etnik kompozisyonu da değiştirilmeye çalışılmış. Bir baraj inşası kapsamında köyleri boşaltılan binlerce Arap aile, Rojava bölgesine yerleştirilerek Kürt nüfus “inceltilmeye” çalışılmış. Şimdi, Hafız Esad’ın bıraktığı yerden yok etme hamlesi için hazırlıklar yapılıyor Kobanê etrafında. 2014’te bunu IŞİD yapmaya çalışmış ama sonuçta bozguna uğrayarak kaçmıştı. Bunlar olurken, Türk başkanı Erdoğan önce YPG’yi Fırat’ın batısına geçirmeyiz demişti. Sonra da, “Kobanê düştü düşecek!” diye ilanda bulunmuştu. Şimdi, on yıl sonra aynı bölgeyi SMO çeteleri kuşatmaya çalışıyor. Abdülhalik Renda’nın kabir azabı içinde kıvranan ruhu uçmuş gelmiş Kobanê önlerinde emirler yağdırıyor. Yüz küsur sene önce Halep’te verdiği soykırım ve katliam talimatlarını harfiyen tekrarlıyor. Tarih böyle tekerrür ediyor olmalı.

    Tarih dersinde okulu ekip top oynamanın böyle vahim sonuçları olabiliyor ne yazık ki.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Stratejik illüzyon!

    8 Aralık 2025

    Bağımlı finansallaşmanın anatomisi ve Türkiye’nin bitmeyen kırılganlığı

    7 Aralık 2025

    Asgari ücret, gıda fiyatları ve açlık sorunu

    6 Aralık 2025
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Bir fotoğraf: Yurttaşın iradesi ayaklar altında

    Rahmi Yıldırım

    Filozofların yönetiminde devlet hayali

    Cumur Ülker

    Kimlik gaspı ve otorite inşası: Roman halkının gölgesinde kurulan masallar

    Şebnem Oğuz

    Öcalan’ın 6 Aralık metni: Türkiye Sosyalist Hareketi ile yeni bir diyalog eşiği

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Stratejik illüzyon!

    Ümit Akçay

    Bağımlı finansallaşmanın anatomisi ve Türkiye’nin bitmeyen kırılganlığı

    Özgür Müftüoğlu

    Asgari ücret, gıda fiyatları ve açlık sorunu

    Ertuğrul Kürkçü

    “Darbe mekaniği”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    İzmir’de belediye işçileri sokakta: “Havuz sistemi kalksın, alacaklarımız ödensin”

    9 Aralık 2025

    MESS toplu iş sözleşmesinde uzlaşmazlık: Metal işçisi yüzde 10 zammı kabul etmedi

    9 Aralık 2025

    HepsiJET kuryeleri Maltepe’de iş bıraktı: “Yeni çağın köleliğine hayır”

    9 Aralık 2025
    KADIN

    Brezilya’da On Binlerce Kadın Şiddete Karşı Sokakları Doldurdu

    9 Aralık 2025

    JINNEWS Kasım çetelesi: 23 kadın ve 3 çocuk katledildi

    8 Aralık 2025

    Nazan Moroğlu’ndan siyasette eşit temsil için kanun teklifi: “%40 cinsiyet kotası zorunlu hale gelsin”

    4 Aralık 2025
    © 2025 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.
    • Home
    • Buy Now

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.