Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Gazeteci Elif Gamze Bozo, “Görünmeyen Güç” kitabını okurları için imzaladı

    23 Temmuz 2026

    Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

    23 Temmuz 2026

    Soner, Öner ve Güneş Sinop’ta anılacak: “Nükleere inat, yaşasın hayat”

    23 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

      23 Temmuz 2026

      Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

      22 Temmuz 2026

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026

      Kırılma noktası

      15 Temmuz 2026

      İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

      13 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

      17 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

      16 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Sezai Temelli: ‘Gayesi demokrasi, hedefi barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır’

    Sezai Temelli: ‘Gayesi demokrasi, hedefi barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır’

    Siyasi Haber14 Ocak 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Bu düzene son verebiliriz. Unutmayın zulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Bunlar gitti gidiyor. Tarihin onlara ayırdığı dönemin sonuna gelindi” diyerek, “Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır” diye konuştu.

    SiyasiHaber


    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Toplumsal muhalefete seslenen Sezai Temelli, “Bütün toplumsal muhalefete emekçilere kadınlara sesleniyorum; bu düzene son verebiliriz. Unutmayın zulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Bunlar gitti gidiyor. Tarihin onlara ayırdığı dönemin sonuna geldik. Bunu biz başardık, siz başardınız, HDP başardı. Şimdi yeni bir yaşamı, yeni bir cumhuriyeti inşa etme zamanıdır” dedi. Türkiye halklarını, işçileri, yoksulları, iradesi gasp edilenleri, Alevi’leri, kadınları bu istibdat rejiminden kurtulmaya çağırdıklarını ifade eden Temelli, “Hem ittihatçı anlayışından hem 90’ların karanlık yapılarından hem de saray rejiminden kurtulmak için herkesi ortak demokratik ittifaka bir kez daha çağırıyoruz. Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır” diye konuştu.


     



     


    Yeni yaşam için erken seçim


    Toplumsal mutabakat için tüm kesimlerle, nasıl bir Türkiye, nasıl bir sistemi konuşma zamanı olduğunu ve geç kalınmaması gerektiğinin altını çizen, Temelli, “Eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa için buluşmalıyız. Anayasal bir hukuk devleti için yan yana gelmeliyiz. Sivil, sosyal ve siyasal hakların eşitlikçi bir düzende hayata geçmesi için çabalamalıyız. Siyasal, toplumsal ve iktisadi barışı var etmeliyiz, yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi var etmeliyiz. Bu sebeple Demokratik Cumhuriyet diyoruz, HDP diyoruz ve yeni yaşam yeni iktidar için erken seçim diyoruz.” diye konuştu


     


    Sezai Temelli’nin grup konuşmasından başlıklar şöyle:


     


    ‘Saha masa işine kendinizi kaptırmayın bu ülkeyi masada bulabilirsiniz’


     


    “Meclis neden kapalı?” diye soran Temelli, Meclis’in tatilde olmasını eleştirerek, iktidarın dış politikasını eleştirdi. Temelli, “Meclisten kaçıyorlar, siyasetten kaçıyorlar, HDP’den kaçıyorlar. Fizana kadar kaçsanız, HDP'den kaçamazsınız. Dış politika bildikleri yok ateşkes için masaya oturdular. ‘Hafter çekti gitti’. Hafter terörist oldu. Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Nedir o klişe, sahada olmayan masada olmaz. Sahada nasıl oluyorlar askeri güçleriyle yani bütün savaş politikalarıyla Ortadoğu sahasında olmak istiyorlar. Neden çünkü Kürt düşmanıdırlar. Kürtlerin kazanımlarına karşı bir siyasetleri olduğu için nasıl içeride bir çöktürme politikasına dayalı bir siyasetleri varsa sınır dışında da kaldı ki ülkelerin toprak bütünlüğüne çok saygılıdır bunlar. Suriye’de Irak’ta şimdi Libya’da aynı şekilde sahada olma peşindeler. Buradan uyarıyorum bu saha, masa işine çok kendinizi kaptırmayın sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” şeklinde konuştu.


     


    ‘Dış politikada ihvancı çizgiyi geliştirme stratejisiyle hareket ediyorlar’


    Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evet, 2 meseleleri var. Uluslararası politika deyince iki meseleleri var; bir Kürt annesini görmesin. Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı bir dış politika daha doğrusu bir politikasızlığı var ediyorlar. İç politikaya uygun nasıl bir dış politika geliştiririz diye bir mantıkla hareket ediyorlar. İkincisi ise İhvan çizgisi. Aynı şekilde hem Suriye’de hem de Libya’da daha önce Mısır’da İhvancı çizgiyi büyütmek için bir strateji geliştirdiler. Suriye Milli Ordularıyla bu İhvancı çizgileriyle hareket etmeye devam ediyorlar. 


     


    ‘Ortadoğu’da otoriter rejimlerin barbarlığını görüyoruz.


    Libya’da mesele Türkiye ile ilgili değil Erdoğan'ın şahsıyla ilgili. Bütün ülkeleri tek tek sayıyorlar Türkiye’ye gelince Erdoğan diyorlar. O denli şahsileşmiş bir mesele ile karşı karşıyayız. Buradan bir dış politika çıkmaz. Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda gördüğümüz şey, Ortadoğu’da otoriter rejimlerin barbarlığıdır. Tüm otoriter rejimlerin örtülü bir ittifakı ile karşı karşıyayız. Bakmayın birbirleriyle savaştıklarına. Aslında vekalet savaşları ya da bu zamanın 3. dünya savaşı diyeceğimiz, dünya savaşı Ortadoğu’da bu otoriter rejimler kendi bekalarını sürdürmek uğruna Ortadoğu’da bu barbarlığı üçüncü dünya savaşını sürdürüyorlar. Nasıl mı? İşte son örneği Kasım Süleymani’nin öldürülmesidir. İran için çok önemli bir kişi ve figür barbarca katledildi. İran ertesi gün ABD üslerini roketle vurdu. Tam o sırada bir Ukrayna uçağı düştü, tam 176 masum insan öldü katledildi. Açıklama şu yanlışlıkla oldu. Biz biliyoruz bu yanlışlıkları Suriye’den Yemen’den Afganistan’dan biliyoruz. Bu yanlışlıkların nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz. Özelikle Suriye’de bu yanlışlıkların başını bu iktidar çekiyor. 


     


    ‘Libya için masa kuruyorlar masada Libya yok’


    Aynı şey İran için de Suriye için de Türkiye için de Rusya ve ABD için de geçerli. Bakın, diyor ki bir masa kuruyoruz, şimdi Berlin’de ülkeleri sayıyor sayıyor. Libya için masa kuruyorlar, o ülkeler içinde Libya yok. Daha önce Suriye için masa kurmuşlardı, Suriye yoktu. Tam bir yanlışlılar rafı, yanlışlıklar bitmiyor, bitmeyince zulümden şiddetten başka bir şey olmuyor. İdlib’ten bahsediyorlar, İdlib nasıl oluştu? Bu geride bıraktığımız 10 yıla baktığımızda İdlib bütün çıplaklığı ile ortada. Şimdi sınırımıza gelmiş insanlar var. 600 bin insan var o kamplarda. İnanılmaz bir dram var. Vicdan dayanmaz, o 600 bin insanın 400 bini kadın ve çocuklardan oluşuyor. Şimdi kalkmışlar onlara yardım kampanyaları düzenliyorlar. Bütün bu zulmün mülteciliğin müsebbibi sizsiniz. İşte bütün bu tablonun arkasında o ittihatçı kafa var, o Kürt düşmanlığı var. 


     


    Ortadoğu’da demokratik çözümün yolu Kürt meselesinin çözümünden geçiyor


    Suriye’de bu türlü müdahale etmeselerdi, Suriye siyasetine yaklaşımları bu eksende olmasaydı, bugün Suriye’de siyaset başka bir eksende olabilecekti. Siyasi çözüm mümkün olabilecek, siyasi çözümün aslında önü açılabilecekti. IŞİD ile mücadele edilebilseydi, IŞİD ile ortaklık yapılmasıydı, Kobanê’de direnenlere destek verselerdi, bugün Ortadoğu’da bir demokratik çözüm mümkün olabilirdi. İdlib gibi bir vahşet yaşanmazdı, oradan çıkmak zorunda kalan insanların dramı yaşanmazdı. Ne yaptılar? Afrin’e girdiler zeytin çaldılar, Girê Spî’ye girdiler buğday çaldılar. İşte bunların zihniyeti budur; işgal etmek, ele geçirmek, talan etmek, tam bir çete hukuku. Diyorlar ki terör koridorunu temizliyoruz. Bütün koridoru terörize ettiniz. Çözüm Kürt meselesinin çözümündedir. Çözüm demokratik çözümdedir. Bunu yapmanın yolu militarist zihniyetten kurtulmaktır.


     


    ‘İçerde iktidarda kalabilmenin yolu savaş siyasetine dayanıyor’


    Bugün Türkiye’nin diplomasisi olmayan dış siyasetini biçimlendiren şey aslında iç siyaset. İçeride iktidarda kalabilmenin yolu böyle bir savaş siyasetine dayanıyor. Çünkü içerideki rejimleri bir hukuksuzluk rejimidir. Meşru hukuku askıya alan gayrı meşru bir hukuk sistemiyle ayakta kalmaya çalışan bir iktidardan bahsediyorum, yani tecritten bahsediyorum. Bir istisnai durumu OHAL durumu olağanlaştıran tecridi olağanlaştıran bir durumdan bahsediyorum, bu hukuk anlayışı Türkiye’yi çürütmektedir. Beraberinde işte sınırlarının ötesine de savaşı şiddeti yaygınlaştırmaktadır. Ciddi bir yargı sorunu ile karşı karşıyayız. Bu tecrit hukukundan kurtulmadan bu yargı felaketi devam edecektir.


     


    ‘Terörle Mücadele Kanunu kalkmalı’


    Yargı reformu bakın neyin üzerine çalışıyorlar; çocuk istismarına af peşindeler. Çocuk evliliklerini meşrulaştırmak peşindeler. Yargı reformu dediğiniz şeyde atacağınız ilk adım bunun sözünü tüm halkımıza veriyoruz, Terörle Mücadele Kanunu’nu (TMK)  kaldırmak olmalıdır, bunu da mutlaka kaldıracağız. Hukuksuzluk kanunsuzluk kanun bile tanımıyorlar artık kendi çıkardıkları yasaları bile tanımıyorlar.


     


    ‘Siyaset özgürce kayyım rejiminin karşısına dikilmeli’


    Bir kayyım zihniyetidir. Evet, bizim belediyelerimize kayyım adıyorlar ama yargıya atıyorlar, her yere atıyorlar. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri şey, kayyım rejiminden başka bir şey değildir. Bakın, Hakkari’de eylem ve etkinliklerine yasaklanmış, uzatılmış yasak. Her yerde eylem ve etkinlik yasağı getiriyorlar, çünkü kayyım rejimidir. Belediye eşbaşkanlarını görevden alıyorlar, belediye meclislerini de işlevsiz hale getiriyorlar. Çünkü demokrasinin kırıntısına bile tahammülleri yok. Bunu değiştirecek olan bu ülkenin muhalefeti demokratları olmalıdır. Kayyıma karşı çıkmak lazım. İlk günden söyledik, bu kayyım rejimi dedik. Bu OHAL aklı dedik. Darbe mekaniğinin yansımasından başka bir şey değildir. Buna karşı çıkmazsanız, her yere sirayet eder. O yüzden siyaset özgürce bu kayyım rejiminin bu iktidarın karşısına dikilmeli dedik. Urla’ya da kayyım atandı. Siyaset bugün içine sürüklendiği yerden dedi ki Urla’ya kayyım yakışmıyor dedi. Böyle muhalefet olamaz. Kayyım hiçbir yere yakışmaz.


     


    ‘Kadına yönelik şiddet her geçen gün artıyor’


    Kadına yönelik hiç hız kesmiyorlar. Cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikaların müsebbibi bu iktidar. 17 yıldır iktidardalar. 2003 yılında kadın cinayeti sayısı 83’müş. Şimdi 2019 yılında bu rakam 474’e çıkmış, dehşet verici bir rakam. İnsanın aklı almıyor. Her geçen gün kadına yönelik şiddet kadın cinayetleri artıyor. En son Gülistan Doku, 10 gündür kayıp bulunamıyor, bir şiddet mağduru ve bunu herkes söylüyor. Ama daha dün polisler arama çalışmalarına lütfen katıldılar. O sırada Adalet Bakanlığı bir genelge yayımlamış. Genelgeyi niye yayımlamış diye merak ettik. 5. maddesinde espri saklı, diyor ki basın bu davaların artık üzerine gitmesin, kadına yönelik şiddeti toplumdan saklamaya çalışıyorlar. İçişleri Bakanı eksik durur mu? O da çıktı konuşuyor, atıp tutuyor. Yeni dedi ama yeni hiçbir şey yok genelgesinde.


     


    ‘Sanat senin neyine, sanata laf etmek senin ne haddine’


    Şiddet bitmiyor, sanata şiddet devam. Grup yorum üyesi İbrahim Gökçek açlık grevinin 210. gününde. Ne istiyor İbrahim Gökçek? Konser yapmak istiyor ama yasak. Neden? Çünkü Grup Yorum muhalif bir grup. Konser yasaklarının kalkması lazım. Şiddet gelişiyor sevgili Kadir İnanır’a yönelik şiddet geliştiriyor. Neden? Çünkü sevgili Selahattin Demirtaş’ın kitabı tiyatroya uyarlandı. Buna tahammül edemeyen iki satır kompozisyon ödevi yazmaktan aciz iki satır cümle kuracak olsa, promptıra muhtaç olacak aciz zihniyet, önce Selahattin Demirtaş'a sonra Kadir İnanır’a saldırdı. Sen önce okumayı yazmeyı öğren. Sanat senin neyine, sanata laf etmek senin ne haddine. Onun arkasına da Kobanê’yi sıkıştırdı. Oradan aklınca aba altından sopa gösteriyor. Kobanê meselesi tam da bizim meselemiz, aydınlatılması gereken bir mesele. Aydınlatılması gereken mesele, Kobanê sürecinde katledilen insanların hesabını biz soruyoruz. Ama sana kötü bir haberim var. Biliyor musun, Selahattin Demirtaş bir kitap daha yazdı.


     


    ‘Bir rant ekonomisi, bir yoksulluk ekonomisi var’


    Kara delik büyük kara deliği örteceğiz diye bu SGK yasasını çıkardılar. Kara delik, kara çukur oldu. Sosyal yardım ile yaşamak zorunda kalan aileler, toplam ailelerin üçte 1’i ve sosyal yardımların ortala sosyal yardımlar asgari ücretin yarısı. İşte sefalet tablosu, işte yoksulluk tablosu, işte hakların nasıl gasp edildiğinin tablosu. Ne için gasp ediyorlar, hakları çünkü yoksulluk ekonomisi lazım. Bir rant ekonomisi, bir yolsuzluk ekonomisi var, bundan beslenen bir saray, onun etrafında silah tüccarları batan müteahhitleri var. Bir yasa düzenlemesi geliyor Meclis’e, yüksek binaları kaldıracaklarmış. Huylandım tabi. Bu bunların yapacağı bir şey değil. Meğerse arada bir örtülü kayyım hikayesi var, yani belediyelerin imar planlarına ve imar hukukuna müdahale var. Araya başka bir şey daha sıkıştırmış; Ahlat sarayı Anayasa Mahkemesi iptal etti. Bunlar yine torbanın içinde. Biliyorsunuz bunlar torbacı, torbaya Ahlat sarayını koymuş.


     


    Kanal İstanbul


    Bir başka proje Kanal İstanbul Projesi.  Ekolojik yıkımın farkında değil, diplomasi bilmedikleri gibi ekolojiyi de bilmiyorlar. Bildikleri tek şey inşaat, dolayısıyla sanki bilgisayar oyunu oynuyorlar. Çizmişler orada bir kanal. Marmara ölür ölmez, Karadeniz ölür ölmez. Risk artar artmaz ama o kadar uyanıklar ki, Montrö anlaşmasını, bunu saklıyorlar. Hani bir Çanakkale köprüsü yapıyorlar ya, bir de Kanal Çanakkale gündemlerinde var. Neden çünkü biliyorlar ki Kanal İstanbul açılırsa, Montrö kadük kalır, bunu biliyorlar. Bu sadece bölgesel anlamda da sınırlı kalmayacak. Küresel iklim krizine zaten en büyük katkıyı yapan ülkelerden biri Türkiye’dir. Küresel iklim krizine çok büyük katkı yapacaktır. 


     


    ‘Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır’


    Halkın, toplumun kaynaklarının nasıl kullanıldığı önemli. Bütün bunlara son vermek elimizde bu düzene katlanmak zorunda değiliz. Bütün toplumsal muhalefete emekçilere kadınlara sesleniyorum; bu düzene son verebiliriz. Unutmayın zulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Bunlar gitti gidiyor. Tarihin onlara ayırdığı dönemin sonuna geldik. Bunu biz başardık, siz başardınız, HDP başardı. Şimdi yeni bir yaşamı, yeni bir cumhuriyeti inşa etme zamanı. Türkiye halklarını, işçileri, yoksulları, iradesi gasp edilenleri, Alevi’leri, kadınları bu istibdat rejiminden kurtulmaya çağırıyoruz. Hem ittihatçı anlayışından hem 90’ların karanlık yapılarından hem de saray rejiminden kurtulmak için herkesi ortak demokratik ittifaka bir kez daha çağırıyoruz. Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır.


     


    ‘Yeni yaşam için erken seçim diyoruz’


    Toplumsal mutabakat için tüm kesimlerle, nasıl bir Türkiye, nasıl bir sistemi konuşma zamanıdır, geç kalmamalıyız. Eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa için buluşmalıyız. Anayasal bir hukuk devleti için yan yana gelmeliyiz. Sivil, sosyal ve siyasal hakların eşitlikçi bir düzende hayata geçmesi için çabalamalıyız. Siyasal, toplumsal ve iktisadi barışı var etmeliyiz, yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi var etmeliyiz. Bu sebeple Demokratik Cumhuriyet diyoruz, HDP diyoruz ve yeni yaşam yeni iktidar için erken seçim diyoruz.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DİSK-AR’dan “Geçim Krizi” raporu: Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüştü, her üç emekliden ikisi çalışıyor

    29 Haziran 2026

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    22 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

    Ömer Bölüm

    Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

    Asya Erdal

    Bir teşhir metni olarak Kefernahum

    Musa Piroğlu

    Kırılma noktası

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Ankara yürüyüşünün ikinci gününde işçilere polis müdahalesi: DİSK Enerji-Sen yöneticileri gözaltına alındı

    22 Temmuz 2026

    Patronlara rekor kâr, işçiye ağır sömürü ve sendika düşmanlığı

    20 Temmuz 2026

    Dilovası katliamı için Gebze ve Ankara’da adalet nöbeti: “Tüm meydanlar adalet nöbeti alanı olacak!”

    19 Temmuz 2026
    KADIN

    AKP iktidarında kadın hakları ve can güvenliği raporu: Binlerce kadın katledildi

    22 Temmuz 2026

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.