29 Nisan’da Girit açıklarında, uluslararası sularda İsrail güçlerinin saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu gönüllülerinden Türkiye yurttaşı olan 18’i de dahil 59 kişi 1 Mayıs gecesi İstanbul Havalimanı’na geldi. Diğer gönüllülerle birlikte serbest bırakılmayan Özgürlük Filosu Koalisyonu Yürütme Komitesi üyesi Brezilyalı ekoloji eylemcisi Thiago Ávila ve Filistin’de Adalet İçin Avrupa Sendikal Ağı kurucularından Filistinli İsveç ve İspanya yurttaşı Saif Abukeshek’in ise nerede bulundukları bir süre öğrenilemedi. Filo’nun İstanbul’a gelen katılımcılarından Görkem Duru Ávila ve Abukeshkek’in esir tutulduğunu ve Aşdod’a götürülmekte olduğunu bildirdi. Duru, havaalanında Sumud Filosu adına yaptığı açıklamada, “tüm ülke halklarını ikiyüzlü kapitalist hükümetlerine karşı seferber olmaya, İsrail’le diplomatik, askeri, tüm ilişkiler kesilene kadar sokakları doldurmaya” çağırdı.
Küresel Sumud Filosu’nun ve Filistin’le dayanışma hareketinin yanı sıra Brezilya ve İspanya hükümetlerinin resmi tepkisi, Filo katılımcılarının sosyal medya paylaşımlarının ve Saif Abukeshek’in gemide uğradığı şiddete ilişkin tanıklıklarının yaygınlaşmasından sonra İsrail Dışişleri Bakanlığı 1 Mayıs’ta Abbukeshek’in “sorgulanmak üzere İsrail’e götürülmekte” olduğunu, 2 Mayıs’ta da Ávila ve Abukeshkek’in İsrail’de getirilmiş olduklarını ve ülkelerinin temsilcileri tarafından ziyaret edilebileceklerini açıkladı.
İspanya ve Brezilya’nın ortak bildirisi
İspanya ve Brezilya hükümetleri ortak bir bildiri yayımlayarak, egemenlik haklarına karşı da suç oluşturan bu yasa dışı eylemin uluslararası yargılama konusu olacağını belirtti ve İsrail hükümetine seslenerek yurttaşlarının tam güvenlik garantisiyle geri dönüşlerinin sağlanmasını, yardım almaları ve korunmaları için konsolosluklarına erişim olanağı tanınmasını istedi.
Küresel Sumud Filosu: “Eylemsizlik yeni saldırılara izin verilme tehlikesini getiriyor”
Küresel Sumud Filosu, Brezilya ve İspanya’nın ortak girişimine de atıfta bulunan bir açıklamayla, kaçırılan ve haber alınamayan iki sivil için Avrupa Birliği’nin derhal harekete geçmesini istedi.
KSF’nin 1 Mayıs tarihli açıklamasında verilen bilgilere göre, Gazze’ye gitmesi hiç planlanmamış bir gözlemci gemisinde bulunan Abukeshek’in tekneden zorla çıkarılıp diğer katılımcılardan tecrit edilmeden önce acımasızca darp edildiğine dair doğrudan tanıklıklar var. KSF, Saif’in ve Thiago’nun açıklama yapıldığı sırada Yunan sularında veya yakınlarında, muhtemelen bir İsrail donanma gemisinde olabileceğine dair makul nedenler bulunduğunu belirtiyor.
KSF açıklamasında, “uluslararası hukuka ve Avrupa hukukuna göre, özellikle uluslararası veya üçüncü ülke sularında sivillere ve insani yardım aktörlerine müdahale edilmesi ve onların gözaltına alınması”nın ciddi hukuki sonuçlar doğurduğuna, bu durumun “özellikle, İsrail’in Filistin halkına karşı Gazze’de sürdürdüğü soykırım suçu ve açlığı bir savaş silahı olarak kullanması bağlamında” büyük önem taşıdığına, “Gazze’ye ulaşmaya çalışan sivillerin önünün kesilip ardından kaybedilmeleri”nin “Avrupa için acil hukuki ve ahlaki soruları” gündeme getirdiğine dikkat çekilerek, harekete geçmenin “hukuki süreçlerin işletilmesine, yasa dışı gözaltıların önlenmesine, temel hakların korunmasına ve uluslararası suçların engellenmesine yönelik yükümlülüklerin ihlali” anlamına gelebileceği belirtiliyor.
Avrupa Parlamentosu’nun Yunan üyeleri Yunanistan hükümetinden
* Saif Abukeshek ve Thiago Ávila’nın kesin konumlarına ve hukuki statülerine dair acil açıklama talep etmesini,
* Eğer Yunan sularında veya yargı yetki alanı içinde iseler Abukeshek ve Ávila’nın derhal Yunanistan’da güvenli bir şekilde karaya çıkmalarına izin verilmesi hususunda ısrarcı olmasını,
* Hukuki danışma ve adil yargılanma hakkı dahil olmak üzere Avrupa hukuku ve uluslararası hukuk kapsamındaki haklarının tam olarak korunmasının sağlamasını,
* Küresel Sumud Filosu katılımcılarına karşı Yunan karasularında ve uluslararası sularda yapılan şiddet eylemleri hakkında resmî soruşturma başlatılması ve hesap sorulması talebinde bulunmasını,
* Gözaltına alınan sivillerin herhangi bir şekilde İsrail yetkililerine ve İsrail’e teslim edilmesine karşı konmasını istemeye çağırıyor.
Filo’nun açıklaması şu cümlelerle son buluyor:
“Zaman çok kritik. Bu mesele sadece iki bireyle ilgili değildir; Avrupa’nın Gazze söz konusu olduğunda hukukun üstünlüğünü mü savunacağı, yoksa İsrail’in eylemleri karşısında hukukun üstünlüğünün askıya alınmasına göz mü yumacağıyla ilgilidir.
“Eylemsizlik, hukuka aykırı gözaltıların devam etmesi ve Gazze’deki ablukayı kırmaya yönelik sivil çabalara karşı yeni saldırıların önünü açma riskini taşımaktadır.”
