Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Pakrat Estukyan: “Türkiye’nin demokratik dönüşümü topyekun bir yüzleşmeyle mümkün”

    20 Haziran 2026

    Cumartesi Anneleri, 32 yıl önce katledilen Murat Aslan’ın faillerinin yargılanmasını talep etti

    20 Haziran 2026

    Ayşe Gökkan’a yeniden görülen davada toplam 19 yıl 6 ay hapis cezası

    20 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026

      Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

      18 Haziran 2026

      CHP’nin ötesi

      16 Haziran 2026

      15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

      15 Haziran 2026

      Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

      11 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026

      CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

      18 Haziran 2026

      En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

      18 Haziran 2026

      Ağrıyan yere dokunmak

      17 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?

    Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?

    Siyasi Haber13 Haziran 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ – Fehim Taştekin’in Duvar’daki yazısı: “Gerçekten bu bir başlangıçsa kalan yarısına odaklanabiliriz. Yoksa elde sadece ABD’nin parya muamelesi yaptığı bir liderin, kibir abidesiyle yan yana oturduğu ve el sıkıştığı görüntüler kalır.Bir de Trump’ın benliğini yansıtan çirkin imzasının yanına attığı tavşan izlerini andıran gizemli imza.”

    FEHİM TAŞTEKİN


    Teknik olarak savaşta olan ABD ile Kuzey Kore’nin maverick liderleri Donald Trump ile Kim Jong-un’u dün Singapur’da buluşturan önemli faktör, belki her ikisinin de sıra dışı kişiliği.


    Birkaç ay öncesine kadar ‘küçük roket’ ile ‘büyük roket’in nükleer salvoları yüzünden dünya nefesini tutmuşken şimdi oturup barış vaat eden bir belgeye imza attılar. “İşte sıra dışılık işe yarıyor” diyebileceğiniz bir sonuç. Doğrudur, barışı sıradan insanlar başaramaz. Ne var ki aynı sıra dışılığın beslediği cüretkârlık, dünyayı felç etmeye de yetiyor.


    “Önce Amerika” sloganında kendini bulan bencilliğiyle Quebec’deki son G-7 zirvesinde ABD’yi “G-6’ya karşı G-1” pozisyonuna sokan Trump, İsrail lehine Filistin davasının üzerine kezzap saçarcasına Amerikan elçiliğini Kudüs’e taşıyan, İran’la nükleer anlaşmayı çöpe atan kararlarıyla da son derece maverickti.


    Trump “Dünyayı daha güvenli hale getiriyorum” diye böbürlenecektir. Santim öne eğilmeyen kibirli başını daha dikeltecektir! Belki “Benim Obama’dan neyim eksik” diyerek Nobel Barış Ödülü’nü de kapacaktır. Hakikaten Trumpgillerin dünyayı daha güvenli kılmakla alakası var mı? Olsaydı, Yemen’i yerle yeksan eden, milyonları sefalete sürükleyen, onbinleri salgın hastalıkların pençesine düşüren bombaların Amerikan malı olmadığından bahsedebilirdik mesela. “Önce Amerika” neyi gerektirirse onu yapıyor: Asya’da sükûnet, Ortadoğu’da gerilim!


    Masada eşitliği sağlayan şey, paradoksal olarak, küresel kabadayının barış için yanıp tutuşan iradesi değil Kim’in elindeki küçük atom bombası. Atom bombasını insanlığa karşı kullanmış yegâne güç olup kendi nükleer stokuna laf ettirmeyen, hatta nükleer programı denetim dışı olan tek ülke İsrail’e dokundurtmayan ABD şimdi Soğuk Savaş’ın da kurucu motivasyonu olan ‘dehşet dengesi’ni Kore Yarımadası’nda bozmak istiyor. İşte tam bu noktada iki liderin imzaladığı belge sararıyor.


    ***


    Tarafların ‘tarihi’ olarak nitelediği belgede iki ülke, Kore Yarımadası’nda ‘kalıcı ve istikrarlı barış rejimi’ inşa etme sözü veriyor.


    – Kuzey Kore, Kore Yarımadası’nda nükleer silahsızlanmaya dönük çalışmayı tamamlama taahhüdünde bulunuyor.


    – ABD, Kuzey Kore’ye güvenlik garantisi sunuyor.


    – Belge, tarafların ikili ilişkileri geliştirme taahhüdünü de içeriyor.


    Daha fazla ayrıntı yok. Bu maddelerin nasıl uygulanacağı da belirsiz.


    Trump’a göre nükleer silahsızlanma taahhüdü yerine getirilinceye dek yaptırımlar kaldırılmayacak. Sadece askeri tatbikatlara son verilecek. Washington nükleer silahsızlanmadan sadece Kuzey’in nükleer programını bitirmesini ve silahlarının sökülmesini kast ediyor. Pyongyang ise Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılmasından, sadece Kuzey Kore’nin nükleer silahlarını sökmesini değil ABD’nin Güney Kore’deki nükleer şemsiyesinin kalkmasını ve ‘nükleer güç’ barındıran Amerikan askeri varlığının sona erdirilmesini anlıyor. Dört kıtaya yayılmış Amerikan askerlerini eve döndürmeyi bir seçim vaadi olarak programına alsa da Trump sayıları 28 bin 500’ü bulan askerleri şu aşamada çekmekten söz etmiyor.


    Öngörülen o ki Trump ilk adımı Kim’den bekliyor. Belki kafalarında Kim’in Beyaz Saray’a davet edilmesinden önce silah envanterinin BM’ye bildirilmesi, tesislerin denetime açılması ve silahsızlanma sürecinin başlaması gibi bir takvim var. Beyaz Saray’da ağırlanma jestini, Kim’in eylüldeki BM Genel Kurulu vesilesiyle ABD’yi ziyaretine denk getirmek isteyebilirler.


    ***


    Kim, Trump’ın gel-git seanslarına karşılık yapıcı olmak istediğini gösterdi. Peki Kim, Trump’a ne kadar güvenebilir? Sonuçta Trump, ABD’nin uluslararası taahhütlerine sadık bir lider olmadığını ispatladı: 2015’te 5+1’in İran’la yaptığı nükleer anlaşma ile Paris İklim Anlaşması’ndan çekildi. İkisi de çok kritikti. 22 yıldır yürürlükte olan Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nı (NAFTA) da çekilme tehdidiyle müzakereye açtı. İstediğini alamazsa bir hançer de oraya atacak.


    Trump bırakın ABD’nin düşman bildiklerini, çelik ve alüminyuma gümrük vergisi koyarak dostlarını bile salladı. Kanada Amerikan ürünlerine misilleme yaptı, Trump’ın nevri döndü. G-7 zirvesi bu yüzden karıştı.


    Müzakereler sonuç vermeyince Kanada Başbakanı Justin Trudeau hayalkırıklığını, “Kanadalılar kibardır. Biz makul insanlarız ama itilip kakılmayacağız” sözleriyle dile getirdi. Altta kalmayan Trump, Amerikan süt ürünlerine getirilen yüzde 270 vergiye atfen, “Kanada’nın Amerikan çiftçi, işçi ve şirketlerine uyguladığı büyük gümrük vergilerinden dolayı ABD temsilcilerine, G-7 Sonuç Bildirgesi’ni onaylamamaları talimatı verdim ve bildiriyi imzalamayacağım” diye çıkıştı. Az bir restleşme değil. Devamı var: Alman Dışişleri Bakanı Heika Maas, “Güveni saniyeler içinde 280 karakterle yok edebilirsiniz” derken Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “G6 tek başına 1’den büyüktür” ifadelerini kullandı. Fransız Cumhurbaşkanlığı Ofisi de şu açıklamayı yaptı: “Uluslararası işbirliği öfke krizleri ve düşünülmemiş açıklamalarla dikte edilemez.” Dostlar arasında gerçek bir sarsıntı. Gelişmişler kulübündeki bu depremi herhalde Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in Instagram hesabından paylaştığı fotoğraftan daha iyi anlatan olamazdı. Merkel’in, çakılı kaldığı koltuğunda Trump’ı ikna etmeye çalışırken diğer liderlerin çaresizce baktığı görüntü sosyal medyada ‘Son Küresel Akşam Yemeği’ olarak karikatürize edildi. Aslında bu, Amerikan liderliğindeki çöküşün ve yalnızlaşmanın da resmiydi. Bu noktadan sonra Trump’ın tabloyu tersine çevirecek bir dış politika başarısına ihtiyacı katlandı. “Kore Baharı” bunun için önemli bir aday.


    Peki, 34 yaşındaki Kim, 71’lik Trump’a bu başarıya sağlar mı? Trump’ın yaptırımlardan önce somut adım beklediğini biliyoruz da Kim’in içerde hangi şartları masaya koyduğunu söyleyen yok. ‘Güvensiz bakış’ sadece Amerikalıların Korelilere atacağı bir bakış değil.


    Anlaşmalardan dönen bir lider profili dikkate alındığında Singapur’da imzalanan belgenin ne denli emin ellerde olduğu şüphe götürür. Belge, “Nükleer silahlar nasıl ve ne zaman ortadan kaldırılacak?”, “Amerikan askerleri ne zaman ve ne ölçüde çekilecek?”, “Amerikan yaptırımları ne zaman ve ne ölçüde kalkacak?”, “Bu anlaşmanın hayata geçirilmesine yönelik ne tür mekanizmalar kurulacak?” ve “ABD, Kuzey Kore’ye ne türden güvenlik garantisi sunacak?” sorularını muallakta bırakıyor. Bu da anlaşmanın hayata geçirilebilirliğini sorgulatıyor.


    ***


    Olası barış projesinin sadece Washington ve Pyongyang’la sınırlı olmadığı da dikkate alındığında sürecin gidişatına dair temkin çıtası biraz daha yükseliyor. Çok öne çıkmayan eski sömürgeci Japonya bir kenara, Çin ve Rusya’nın tutumu önemli. Bunlar barış sürecinin iki önemli perde arkası aktörü.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

    20 Haziran 2026

    CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

    18 Haziran 2026

    En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

    18 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Nevzat Onaran

    Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

    Niyazi Aytaç

    CHP’nin ötesi

    Muhsin Dalfidan

    15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ercüment Akdeniz

    Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

    Cuma Çiçek

    CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

    Ertuğrul Kürkçü

    En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

    M. Ender Öndeş

    Ağrıyan yere dokunmak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Ankara’da bakanlık önünde öğretmenlere polis müdahalesi: 8 gözaltı sonrası tüm öğretmenler serbest bırakıldı

    19 Haziran 2026

    Eğitim Sen İskenderun Şubesi’nden öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki

    17 Haziran 2026

    Bolu’da maden ocağında göçük: Bir işçi mahsur kaldı

    17 Haziran 2026
    KADIN

    Derya Buçan davasında ilk duruşma: Tutukluluk devam etti, aile ve kadın örgütleri “Adalet” istedi

    17 Haziran 2026

    Erkek şiddetinden kaçıp İsviçre’ye sığınan kadın ve İki çocuğuna sınır dışı tehdidi

    16 Haziran 2026

    KCDP Mayıs 2026 Raporu: 16 kadın katledildi, 33 şüpheli ölüm var

    5 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.