Dış Haberler, (SH)
Şirketin yayınladığı 22 maddelik manifestoda, mühendislik elitinin ulusun savunmasına katılmasının bir zorunluluk olduğu belirtildi. “Yumuşak gücün ve boş retoriğin sınırları ortaya çıkmıştır” denilen metinde, demokratik toplumların ayakta kalabilmesi için ahlaki çağrılardan daha fazlasına, yani yazılım üzerine inşa edilmiş bir “sert güce” ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.
“Yapay zeka silahlarını biz üretmeliyiz”
Atom çağının sona erdiğini ve yapay zeka üzerine kurulu yeni bir caydırıcılık döneminin başladığını savunan Palantir, otonom silahların üretilip üretilmeyeceğinin artık bir soru işareti olmadığını belirtti. Şirket, “Düşmanlarımız bu teknolojileri geliştirirken duraksamayacak; soru bu silahları kimin, hangi amaçla üreteceğidir” diyerek askeri teknoloji yarışında etik tartışmaların bir kenara bırakılması mesajını verdi.
Almanya ve Japonya yeniden silahlanmalı
Manifestonun en dikkat çekici maddelerinden biri, İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya ve Japonya’nın etkisiz hale getirilmesinin (demilitarizasyon) “aşırı bir düzeltme” olduğu iddiası oldu. Şirket, bu pasifist tutumun Avrupa ve Asya’daki güç dengesini tehdit ettiğini savunarak, her iki ülkenin de askeri kapasitesini artırması gerektiğini öne sürdü.
“Kültürel hiyerarşi” ve iç güvenlik
Toplumsal alanda da sert bir ton benimseyen Palantir, tüm kültürlerin eşit olduğu fikrini bir “yeni dogma” olarak niteleyerek reddetti. Bazı kültürlerin “regresif ve zararlı” olduğunu savunan şirket, Silikon Vadisi’nin iç güvenlikte ve şiddet suçlarıyla mücadelede de aktif rol alması gerektiğini belirterek, teknolojik gözetim sistemlerinin sivil alanda yaygınlaştırılması sinyalini verdi.
