Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Varto ve Karlıova sınırındaki JES projesine karşı direniş: Çalışmalar geçici olarak durduruldu

    9 Ağustos 2026

    SYKP’den “Çerçeve Yasa” değerlendirmesi: “Önemli ama yetersiz bir adım”

    9 Ağustos 2026

    Kürt Özgürlük Hareketi’nden çerçeve yasa açıklaması: “Yasa ciddi eksikler taşıyor, ancak barış dili ve adımlarla uygulanabilir”

    9 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

      7 Ağustos 2026

      Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

      6 Ağustos 2026

      Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

      5 Ağustos 2026

      1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

      5 Ağustos 2026

      Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

      31 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Lise öğrencileri anlatıyor: Bugünden beklentileri, gelecekten ümitleri yok

    Lise öğrencileri anlatıyor: Bugünden beklentileri, gelecekten ümitleri yok

    "Okulda yemek yemiyorum. Bazen evden ekmek arası bir şeyler getiriyorum. Ailem sağ olsun, harçlığım bittikçe veriyor ama tüm okul masraflar onları çok zorluyor."
    Siyasi Haber18 Eylül 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ekonomik kriz ve artan derin yoksulluk etkilerini yeni eğitim öğretim yılında göstermeye devam ediyor. Veliler okul masraflarını karşılayamadıklarından, gençler ise geleceksizlikten yakınıyor.

    Geçtiğimiz hafta Taksim’de okul önünde Konuşan Bianet muhabiri Ali Dinç, veliler, liseye giden çocuklarına verdiklerin harçlıkların kantinden alışveriş yapmaya yetmediğini söylüyordu.

    “Liseye giden oğluma günlük 100 lira veriyorum. ‘Oğlum 100 lira yerine 50 lira versem olmaz mı?’ diyorum. Bana kızıyor. ‘Anne 50 liraya bir tost bile almazsın, nasıl yetecek bana bu para’ diyor. Küçüğüne evden yemek koyuyorum da lisedeki kabul etmiyor. Utanıyor evden yemek götürmeye.”

    Kantin fiyatlarını yerinde görmek için İstanbul Pendik’in yoksul bir mahallesinde bulunan anadolu lisesine gidiyorum. Küçük bir bahçesi olan bu okulda 1700 öğrenci eğitim görüyor. Teneffüs ziliyle adım atacak yer kalmayan bahçeye baktığınızda okulun kapasitesini oldukça aştığını fark edebilirsiniz. Ayrıca 40 kişilik sınıflar olmasına rağmen yetersiz derslik açığı giderilmek için resim ve müzik sınıfları kapatılmış.

    Kalabalığın arasından öğrencileri geçip fiyatlara bakmak için kantine doğru çıkıyorum. Birinci katta yer alan kantine ulaştığımda havasız, küçük, karanlık bir kantinle karşılaştım.

    Köşede bir masaya oturup teneffüsün bitmesini, öğrencilerin dağılmasını beklerken kalabalığa şaşıyorum. Daha öğle arası olmamışken bile kantin oldukça hareketli. Küçük kantinde yer kalmayınca bir öğrenci, masaya oturmak için izin istiyor. Sessizce ‘pizza tostu’nu yerken, sohbet etmeye başlıyorum.

    – Yemekler güzel mi?
    – İdare eder.
    – Nasıl bari doyurucu mu?
    – Eh işte.
    – Fiyatlar nasıl peki?
    – Çok pahalı abi.

    Bu kısa sohbetimizde tek net cevap, fiyatların pahalılığı üzerine oluyor. Ders zili çalınca, kalan tostun yarısını iki ısırıkta bitiren genç derse koşuyor.

    “Çoğu artık evden yemek getiriyor”

    Öğrencilerin sınıflara dağılmasının ardından kantincilerle konuştum. Dört kişinin çalıştığı kantinde fiyatlar, İstanbul Kantinciler Esnaf Odası’nın belirlediğinin aşağı yukarı yüzde 25 altında. Söze, kantindeki öğrenci kalabalığını sorarak başlıyorum. Cevap olarak, ‘kuru kalabalık’ diyorlar. Benim ‘izdiham’ olarak gördüğümün aslında su, çay gibi ürünler almak için verilen mücadele olduğunu söylüyor 15 yıllık kantinci ve anlatmaya başlıyor.

    “Öğrenciler artık yiyecek bir şey almıyor. Çoğu artık evden yemek getiriyor. O da öyle çeşit yemek değil, ekmek arası bir şeyler getiriyorlar. Bazen bizden poğaça alıyorlar o kadar. Okulda 900 öğrenci varken biz burada 6 kişi çalışırdık. Şimdi 1700 öğrenci var, 4 kişi çalışıyoruz.”

    İstanbul Planlama Ajansı’na göre, Türkiye’de her üç öğrenciden biri okula gitmeden önce hiç kahvaltı yapmıyor. Öğrencilerin yüzde 60’ı haftada en az bir gün kahvaltı yapmıyor ve yüzde 19,2’si parasızlık nedeniyle haftada en az bir gün aç kalıyor. Ayrıca çocukların yüzde 2’si okuldan sonra hiç akşam yemeği yiyemiyor ve yüzde 1,9’u ekonomik sebeplerle her gün aç kalıyor.

    Kantin fiyatlarının esnaf odası tarifesinden düşük olduğunu söyleyince, “Ne yapalım, öğrenciler zaten alamıyor. Bir de bu fiyatlar daha düşük gramajlar için. Örneğin biz, 65 gram ekmek yerine 100 gram ekmek kullanıyoruz” cevabı alıyorum.

    Her daim ülkenin ‘geleceği’ olarak nitelendirilen bu gençler okulda değil Meclis’te olsaydı 60 liraya tost yerine, ‘pilavlı dana kavurma’ menüsü de yiyebilirlerdi.

    “Hayalim MESEM”

    Çıkışta gruplar halinde dağılan öğrencilerin kimisi evlerine gitmek için otobüs bekliyor kimisi yaya olarak yola koyuluyor. Hemen eve gitmek istemeyen ve parkta sohbet eden öğrencilerin yanına gittim. Lise ikinci sınıfa giden öğrencilerden oluşan grupla sohbet etmeye başladık. Kısa bir hal hatır sorduktan sonra gazeteci olduğumu belirttim.

    Önce gelecekte ne olmak istediklerini sordum. Sözü, 10 yaşından bu yana inşaatta çalıştığını belirten ve hatta kendini artık ‘usta’ olarak tanımlayan öğrenci alıyor.

    “Okulda dersler çok fazla abi, bana bir faydası da yok. Ben zaten tesisat ustasıyım. MESEM’e geçmeyi düşünüyorum.”

    MESEM’e geçme isteğini duyunca ufak bir afalladım. Ardından MESEM’lerde yaşanan iş cinayetlerinden ve oralarda yaşanan sorunlardan bahsettim. Aldığım cevap, “Ben zaten çalışıyorum abi, bir şey olmaz. Hem babamın yanında çalışacağım” oluyor.

    “Okusak ne olacak abi, atanamayacağız ki”

    “MESEM hayali”ni anlattan gençten sonra diğerlerine de tek tek ne olmak istediklerini sormaya devam ettim. Aralarında servisçi ve beden eğitimi öğretmeni olmak isteyenler var. Diğerleriyse bir hayalleri olmadığını söylüyor.

    Beden eğitimi öğretmeni olmak isteyen genç, amatör bir kulüpte futbol oynadığı için beden eğitimi okumak istiyor ama ümitsizlikten dem vuruyor: “Okusak ne olacak abi, atanamayacağız ki.”

    Diğer genç ise baba mesleğinden doğru servisçi olmak istediğini söylüyor. Üniversiteyi de “kağıt parçası” olarak nitelendirdiği diplomayı almak için okuyacağını belirtiyor.

    Eğitimine devam edip etmeyeceği konusunda karar vermemiş olan bir diğer genç ise “Abi mezunlar geliyor okula, mühendis olmuşlar, üç kuruş para alıyorlar. Mezun olup üniversiteye gitmeyen, garson olanlar onlardan daha çok kazanıyor. Biz şimdi neden okuyalım ki?” diyor.

    “Masraflar ailemizi çok zorluyor”

    Gelecek hayallerinden sonra günümüze dönüyoruz. Konuştuğumuz öğrencilerin hiçbiri kantinden alışveriş yapmıyor. Fiyatların çok pahalı olduğunu, verdikleri paraya rağmen de doymadıklarını belirtiyorlar.

    Okul masraflarının ailelerini zorladığını söyleyen bir genç, kantin fiyatlarından giriyor, ders kitaplarından çıkıyor:

    “Okulda yemek yemiyorum. Bazen evden ekmek arası bir şeyler getiriyorum. Ailem sağ olsun, harçlığım bittikçe veriyor ama tüm okul masraflar onları çok zorluyor. En basitinden her sene okul kıyafet değiştiriyor. Bir pantolon 800 lira, tişört 450 lira. Bir şekilde aldık ama alamayanlar var. Mesela ders için kitap istediler, 3 bin 500 lira. Devletin verdiği kitaplar var. Neden onları kullanmıyoruz anlamıyorum.”

    “Hayatımda hiç tiyatroya, konsere gitmedim”

    Okulda birçok sorunla karşılaşan bu gençlerin okul dışında ne yaptıklarını da sordum. “Sosyalleşmek için ne yapıyorsunuz?” soruma “Parkta sigara, kola, çekirdek yapıyoruz” yanıtı verdi bir genç. Bir kafeye gittiklerinde kola içmeye dahi parasının yetmediğini söyleyen genç, “Hadi bir kez gittik, sürekli nasıl gidebiliriz ki?” diye sitem ediyor.

    Konser, tiyatro, sinema gibi etkinliklere gidip gitmediklerini sordum. Kısa ve net bir cevap aldım: “Bizde öyle şeyler yok. Ben hayatımda hiç gitmedim. Gitmek istesem de param yetmez.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    MESEM’li çocuklar ve gençler 1 Mayıs’ta alanlara çıkıyor

    1 Mayıs 2026

    Kadıköy’de İlayda Zorlu eylemi: “Polis tacizi ve aile baskısı katletti, arkadaşlarımız tutuklandı!”

    27 Nisan 2026

    İlayda Zorlu için üniversiteliler ayakta: “Bu bir intihar değil, politik cinayettir”

    22 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

    Tuncay Yılmaz

    Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

    Korkut Akın

    Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

    Mahsuni Gül

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Kıvanç Eliaçık

    ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.