Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    DEM Partili Özgül Saki’den Akın Gürlek’e tepki: “Aileniz sizin olsun, hak mücadelesini kriminalize edemezsiniz”

    13 Eylül 2026

    LGBTİ+ derneklerine Ankara, İstanbul, Mersin, İzmir ve Aydın’da eş zamanlı polis operasyonu

    13 Eylül 2026

    İskenderun’da 12 Eylül Forumu: “Askeri ve sivil darbe düzenine karşı birleşik mücadele”

    12 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026

      Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

      9 Eylül 2026

      6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

      8 Eylül 2026

      6-7 Eylül’den Çerçeve Yasa’ya tarihsel hafıza ve demokratik dönüşüm

      6 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kürkçü: AKP 2004’ten beri doğalgaz keşfediyor

    Kürkçü: AKP 2004’ten beri doğalgaz keşfediyor

    Siyasi Haber21 Ağustos 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Erdoğan’ın açıklamış olduğu ‘doğalgaz rezervi müjdesi’ni değerlendiren Ertuğrul Kürkçü, bunun yeni bir şey olmadığını Türkiye’nin 2004’ten beri Karadeniz’de doğalgaz yatağı keşfettiğini belirtti. Kürkçü, “Amaç hükümetin yaklaşmakta olan çöküşünü ötelemek” dedi.

     


    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü, ArtıTV'de Haber Aktüel'de Petek Türkmen'in konuğu oldu. Erdoğan'ın açıklamış olduğu 'Karadeniz doğalgaz rezervi müjdesi'ni değerlendiren Ertuğrul Kürkçü, bunun yeni bir şey olmadığını Türkiye'nin 2004’ten beri Karadeniz’de doğalgaz yatağı keşfettiğini belirterek, "Dolayısıyla geri dönüp baktığımızda bütün bu bulunanların varlığı zaten öngörülen fakat ekonomik olarak işletilebilirliği tartışılan bunun için kaynakların varlığı tartışılan bir konu. Ekonomisi çok büyük ölçüde ithal edilen enerji kaynaklarına bağlı bir ülkede doğalgaz, kaya gazı, gaz hidratı, petrol vb. hidrokarbon türevlerinin elde edilme heyecanı ile bu konunun önem kazanması doğal. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Ama doğru mu ben buna şüpheyle yaklaşmamız gerektiğini söylemek isterim" ifadelerini kullandı.


    "Karbon ayak izleri bırakarak yürüyen bir hükümet, dünyanın geleceği için çalışıyor olamaz" diyerek yenilebilir enerji kaynaklarının öneminin altını çizen Kürkçü, "Bizim beklediğimiz müjde ya da muhalefet olarak vermemiz gereken müjde Türkiye’nin Güneş enerjisi kaynakları başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarına dönük bir enerji sağlama stratejisine kavuştuğu olabilir. Biz burada bunların hiçbirisini görmüyoruz. 2023’e kalmış 3 yıl 3 yıl içinde böyle bir sonucun elde edilmesi ihtimali neredeyse sıfır. Buna inandırıcı bir açıklama gözüyle de bakamayız." sözlerini dile getirdi.


     


    'AKP 2004'ten beri doğalgaz keşfediyor’


    Ertuğrul Kürkçü'nün değerlendirmeleri şöyle oldu:


    Benim bildiğim kadarıyla yeni bir şey yok. Türkiye aşağı yukarı 2004’ten beri Karadeniz’de doğalgaz yatağı keşfediyor. Sırayla takip ettiğimiz zaman Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetlerinin genel olarak dış ödeme sıkıntılarıyla karşı karşıya kaldığı, cari açığın büyüdüğü, bütçenin büyük baskılar altında olduğu dönemlerde daima doğalgaz keşfiyle meşgul olur. Bunların hepsinin varsayılan büyüklüklerinin Tayyip Erdoğan’ın bugün duyurduğu büyüklükle eşdeğerdir. Örneğin 2007’de Hilmi Güler, muazzam gaz yatakları keşfettiklerini söylemişti. Sondajlar başladı bir Brezilya firmasıyla birlikte yapıldı. Sondaj kuleleri devrildi sonra bu işten para bollaşınca vazgeçildi. Taner Yıldız aşağı yukarı bugün bulunduğu söylenen bölgede Romanya ve Ukrayna ile deniz sınırlarının ekonomik bölge sınırlarının kesiştiği yerde Istranca bölgesinde doğalgaz yatakları bulduklarını söyledi.


     


    'Şüpheyle yaklaşmak gerekiyor'


    Şimdi de Erdoğan aynı şeyi söylüyor. Dolayısıyla geri dönüp baktığımızda bütün bu bulunanların varlığı zaten öngörülen fakat ekonomik olarak işletilebilirliği tartışılan bunun için kaynakların varlığı tartışılan bir konu. Ekonomisi çok büyük ölçüde ithal edilen enerji kaynaklarına bağlı bir ülkede doğalgaz, kaya gazı, gaz hidratı, petrol vb. hidrokarbon türevlerinin elde edilme heyecanı ile bu konunun önem kazanması doğal. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Ama doğru mu ben buna şüpheyle yaklaşmamız gerektiğini söylemek isterim.


     


    'Büyük bir halkla ilişkiler projesi' 


    Bunun Erdoğan tarafından açıklanması problemin daha da büyük olduğunu gösteriyor çünkü bundan medet umuluyor. Çok büyük ölçüde rejimin prestijinin yükseltilmesi bakımından büyük halkla ilişkiler projesi var ortada ve gerçek bir kaynak olup olmadığı şüpheli. İkinci bir noktada şu, Türkiye’nin bir enerji açığı var. Türkiye’nin enerji ithalatına ayırdığı kaynaklar iktisadi ve idari krizlerin sermaye açığının en önemli bölümlerinden birini oluşturuyor ama bunun için en önemli en doğru kaynağın karbonhidrat yataklarına yatırım yapmak olduğu çok şüpheli. Çünkü kömürden ya da petrolden, doğalgazdan elde edilen elektriğin kilovat maliyetleri bugün artık güneş enerjisi ile elde edilen kilovat maliyetlerinden daha yüksek.


     


    'Halkın beklediği müjde olamaz' 


    Türkiye esasen dışarıya para ödemekten çok, ekolojik olarak efektif bir yatırım yapmaktan çok, büyük geleceğini düşünerek yatırım yapmaktan söz ediyorsa bir hidrokarbon yatağına da ulaşmış olması ve bunun için yatırım yapacak olması halkın beklediği müjde olamaz. Bizim beklediğimiz müjde ya da muhalefet olarak vermemiz gereken müjde Türkiye’nin Güneş enerjisi kaynakları başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarına dönük bir enerji sağlama stratejisine kavuştuğu olabilir. Biz burada bunların hiçbirisini görmüyoruz. 2023’e kalmış 3 yıl 3 yıl içinde böyle bir sonucun elde edilmesi ihtimali neredeyse sıfır. Buna inandırıcı bir açıklama gözüyle de bakamayız.


     


    'Gezegenin geleceği tehlikeye atılmakta'


    Ne kadar çok vaadin bu şekilde televizyon ve gazete haberleri arasında ölüp gittiğini hatırlayacak olursak biz şöyle diyelim: Birincisi böyle bir enerji kaynağına ulaşmak mümkündür ama tılsımlı bir kaynak yoktur doğru dürüst bir strateji ile yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiyorsanız sahici bir enerji kaynağına yönelmiyorsunuzdur. İkincisi hidrokarnonlara yönelmek demek aslında şöyle ya da böyle en hidrokarbon salınımı yapanlar bile küresel ısınmaya sera gazlarının birikmesine hizmet ettikleri için son tahlilde, Türkiye’de dahil olmak üzere kürenin gezegenin geleceğini tehlikeye atmaktadırlar. O yüzden karbon ayak izleri bırakarak yürüyen bir hükümet, yürüyen bir ülke dünyanın geleceği için çalışıyor olamaz. Bu kadar bayram edecek bir şey yok, tarihsel olarak intihara doğru hızlı adımlarla gidiyoruz demek bu açıdan müjde sayılamaz. Bir açıdan yeryüzünde dünyada en bol bulunan nimet olarak güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi yenilenebilir kaynaklardan enerji teminine yönelik hiçbir plan hesap ortada olmadığına göre bize bir müjde verilmiş olmuyor.


     


    'Bugün başlansa 3 yıl içinde temin edilemez' 


    Tabiki biz felaket tellalı olmayalım gelecekte bunların yapılabileceğini düşünelim ama hükümetin övünebilecek hiçbir yenilenebilir enerji perspektifi yok. Bundan önce en çok övündüğü şey nazır damat beyfendinin en çok övündüğü şey linyit yatakları bulup yapmaktan ibaretti şimdi bunun yerine diyorki doğalgaz buldum 2023’e kadar çıkarabilirim böylelikle hep birlike kurtulabiliriz. Bir bu herşeyden önce mantıklı değil. Bugünden itibaren çalışmaya başlansa 3 yıl içinde temin edilemez. İkincisi temin adilse bile bişey değildir. Bunun temin edilmesi için Türkiye’nin iktisadi çarpıklığı ortadan kalkacak değildir.


     


    'Amaç hükümetin yaklaşmakta olan çöküşünü ötelemek' 


    O nedenle biz önümüze bakalım doğa dostu doğa insan çatışmasını ortadan kaldıran sürdürülebilir kaynaklara dayalı bir enerji temini siyaseti bunun imal ettiği yeni bir ekonomik düzen bizim için en önemlisidir. Yoksa bölgesel çapta öteki bölge egemenerine kafa tutmak onlarla savaşabilir olmak dolayısıyla enerji temini bir tür efelik konusu olarak görmek ne iç ne de dış politika bakımından çok anlamlı değer verilecek bir şey değil. Bu anlamda hükümetin yaklaşmakta olan çöküşünü ötelemek üzere kendi taraftarlarına moral vermek üzere yaratmış olduğu eskilerin tekrarı olan bir efsane üretimidir. Buna sahici bir mesele olarak bakamayız hükümetin bu stratejisinin şuan görünür bir başarısı yok. O açıdan işimize bakalım işimiz bu hükümeti demokratik özgürlükçü özyönetimci bir hükümete dönüştürmek değiştirmektir.


    (Artıgerçek)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DİSK-AR’dan “Geçim Krizi” raporu: Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüştü, her üç emekliden ikisi çalışıyor

    29 Haziran 2026

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    22 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Kerem Berk

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    Mahsuni Gül

    Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

    Nevzat Onaran

    6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Ebru Z. Yıldırım

    Okullar açılırken

    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Remzi Altunpolat

    Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Smart Güneş işçileri üretimi durdurdu: “Arkadaşlarımız işe dönene kadar fabrikayı terk etmiyoruz!”

    12 Eylül 2026

    İSİG Meclisi raporu açıklandı: Ağustos’ta en az 226, sekiz ayda 1509 işçi iş cinayetlerinde katledildi!

    11 Eylül 2026

    Boğaz köprüleri ve otoyolların peşkeş çekilmesine karşı Yol-İş sokaklara çıkıyor: “Kâr sermayeye, zarar kamuya devredilemez”

    10 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.