Sancak Operatörü Berkay Mutlay’ın aktardığı detaylar ve teknik veriler şöyle:
- 17 Ana Tabliyeden Oluşuyor: Toplam 17 ana tabliyenin yer alacağı projede 11’inci tabliyenin montaj aşamasına geçildi. Tabliye kaldırma işlemlerinin yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.
- 500 Tonluk Yük Dengesi: Her biri 250 ile 252 ton arasında değişen tabliyeler, ana ve yan açıklıklardan karşılıklı olarak kaldırılarak gövdede toplam 500 tonluk bir dengeyle yönetiliyor.
- Özel Cıvatalı Sistem: Strandjack vinçlerle yükseltilip lazerle konumlandırılan tabliyeler, yaklaşık 12-13 saat süren cıvatalama süreciyle sabitleniyor. Yapı, Türkiye’de dev ölçekli eğik askılı köprülerde bu kapsamda kullanılan ilk cıvatalı birleştirme teknolojisine sahip.
Projeye yönelik çevresel, ekonomik ve deprem çekinceleri
Sazlıbosna Köprüsü’ndeki yapım süreci hızla ilerlerken, meslek odaları, çevreciler ve muhalefet partilerinin projeye dair eleştirileri devam ediyor:
- Su Kaynakları ve Ekosistem: Sazlıbosna Barajı ile Terkos Havzası’nın zarar göreceği, İstanbul’un su dengesinin bozulacağı ve Küçükçekmece Gölü çevresindeki tarım alanlarının yok olacağı vurgulanıyor.
- Deprem ve Zemin Riski: Yapay kanalın 1. derece deprem kuşağında yer aldığı, hafriyat ve kanal kazısının bölgedeki zemin hareketlerini olumsuz etkileyebileceği savunuluyor.
- Mali Yük: Ekonomik konjonktürde devasa bütçeli bu projenin kaynakları tüketmek yerine olası bir Marmara depremine hazırlık çalışmalarına ayrılması gerektiği ifade ediliyor.
Hukuki süreçte son durum: Mahkeme ve Danıştay kararları
Projenin yasal altyapısına ilişkin yargı organlarında devam eden süreçler de teknik çalışmalar kadar yakından takip ediliyor:
- Rezerv Alan İptali: İstanbul 5. İdare Mahkemesi, projenin dayanağı olan rezerv yapı alanı kararlarına ilişkin açılan davada, telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı vermişti.
- ÇED Raporu ve Danıştay Süreci: ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle Danıştay 4. Dairesi’nde açılan davada, hidrojeolojik riskler, Sazlıdere Barajı’nın kuruma tehlikesi ve heyelan risklerini içeren 400 sayfalık bilirkişi raporunun ardından ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmişti.
