Belçika’da, Belçika İşçi Partisi öncülüğünde 1971 yılında kurulan Halk İçin Sağlık Hizmetleri (Médecine Pour Le Peuple, MPLP), halka ücretsiz sağlık hizmeti sunuyor. Belçika genelinde 177 ve 11 MPLP tıp merkezinde 200’den fazla sağlık çalışanı istihdam ederek, yaklaşık 360.000 Belçika vatandaşına yüksek kaliteli, ücretsiz sağlık hizmeti sunuyor. Kurulduğundan bu yana sadece doktorlar değil, hemşire, psikologlar da çalışmada yer alıyor.
MPLP, ücretsiz sağlık hizmeti sunmanın yanı sıra kamu sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesine karşı çıkma ve temel ilaçlara erişim konularına odaklanıyor, daha iyi yaşam ve çalışma koşulları için yerel kolektif mücadelelerde insanları örgütlüyor, çevre kirliliği ile mücadele ediyor.
Herkesin sağlık hakkı savunulmalı
Peoplesdispatch’ın MPLP çalışanı Dr. Hanne Bosselaers ile yaptığı söyleşide Bosselaers, “MPLP uluslararasıcı bir örgüttür. Dünyanın dört bir yanındaki sağlık mücadelesindeki insanlarla dayanışmamızı, farklı ülkelerdeki insanlarla doğrudan bağlantılar kurmak üzere elçilerimizi göndererek ve iklim mücadelesi gibi uluslararası kampanyalara katılarak ifade ediyoruz. Kendimizi, kâr odaklı değil, insan odaklı bir toplum için küresel bir mücadelenin birleşmesine katkıda bulunanlar olarak görüyoruz.” diyor ve MPLP’nin amacını “sağlıklı bir sosyalist toplumda herkesin sağlık hakkını savunmak” olarak tanımlıyor.
Bosselaers, ana akım partiler ve liberal doktorlar tarafından sürekli itibarsızlaştırılmaya yönelik saldırılara rağmen hastaların ve halkın güçlü desteğiyle, insanların ücretsiz sağlık hizmetlerine erişim hakkını başarıyla savunduklarını belirtiyor.
Sağlık çok politiktir
Peoplesdispatch’ın MPLP Başkanı Janneke Ronse ile yaptığı görüşmede, sorunları ve çalışma amaçlarını anlatıyor. Ronse, hastaların çoğunun yoksul olduklarını, kötü konutlarda yaşadıklarını, kötü koşullarda çalıştıklarını ve ırkçılığa maruz kaldığını, söz edilen sorunlar konusunda farkındalığı artırmak, neoliberal sistemin, kötü yaşam koşullarından kaynaklanan kötü sağlık ve hastalıklardan sorumlu olduğunu vurgulamanın MPLP çalışmalarının bir parçası olduğunu belirtiyor.
Kötü çalışma koşullarından kaynaklanan zararların sorumluluğunun işçilere yüklendiğini, Hükümetin yaklaşımının, sağlık konusunda kişisel sorumluluğa odaklandığını, işverenlerin insanları kötü koşullarda çalıştırmaktan sorumlu tutulmadığını vurgulayan Ronse, “Burada sorumluluğun gerçekten de değişmesi gerekiyor, işçiler, işverenlerin uyguladığı çalışma koşullarından sorumlu tutulamazlar. Şu anda, bu tür çalışma koşulları nedeniyle çalışamayan yarım milyon insan evlerinde ve bu onların suçu değil. Onların durumu, toplumumuzdaki sosyal ve neoliberal unsurların çelişkisini gerçekten ortaya koyuyor ve sosyal olanın neoliberal olana öncelik verilmesini sağlamalıyız.” diyor.
Sağlık sisteminin tedavi edici tıbba bütçe ayırırken önleyici tıp konusunda çok düşük bütçe ayrılmasına da dikkat çekiyor ve Covid-19 salgını döneminde bunun çok ciddi sonuçlarıyla karşılaştıklarını söylüyor, önleyici ve koruyucu tıp konusunda bütçenin artırılması gerektiğini vurguluyor.
Yapılan görüşmede ilaç sektörünün haksız rekabeti konusuna da değinen Ronse, kâr yerine ihtiyaca odaklanılması gerektiğini, ilaçların araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin özel sektörden kamu sektörüne kaydırılmasını ve kamu araştırma enstitüleri ağı kurulmasını savunuyor.
MPLP olarak özellikle çalışma koşulları ve sağlık arasındaki bağlantılar konusunda sendikalarla koordinasyon halinde olduklarını, sağlığın politik olmadığı yönündeki yaygın anlatının doğru olmadığını söyleyen Ronse, “Sağlık çok politiktir ve sağlık alanında çalışan kişilerle parlamentolarda yer alan sol görüşlü kişiler arasında bir fikir alışverişi olması önemlidir. Buna “sokaktan parlamentoya, parlamentodan sokağa” yaklaşımı diyoruz.”
MPLP’nin kuruluş öyküsü
1968’deki uluslararası öğrenci protestoları sırasında, Marksist örgüt “Belçika İşçi Partisi” (önce Amada-TPO, daha sonra PTB-PVDA olarak adlandırıldı) kuruldu. Amada-TPO’dan iki genç doktor, 1971’de Antwerp’in kızıl işçi mahallesi Hoboken’de ilk “Halk İçin Tıp” kliniğini açtı. O dönemdeki temel amaç, ortalama bir işçi ücretiyle çalışan doktorlar aracılığıyla halka ücretsiz ve kaliteli tıbbi hizmet sunmaktı.
