Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

    14 Ağustos 2026

    Doruk Madencilik işçileri dört günde üçüncü kez gözaltına alındı

    13 Ağustos 2026

    DEM Parti İmralı Heyeti Erdoğan ile görüştü

    13 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

      14 Ağustos 2026

      Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

      11 Ağustos 2026

      Özgür Özel’i anlamak

      11 Ağustos 2026

      Başlangıç nerede başlar?

      10 Ağustos 2026

      Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

      7 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Fehim Taştekin: Erdoğan’ın açıklamaları Türkiye’nin savaşa çekilmesi için risktir

    Fehim Taştekin: Erdoğan’ın açıklamaları Türkiye’nin savaşa çekilmesi için risktir

    Siyasi Haber28 Ekim 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ortadoğu’daki gelişmeleri yorumlayan gazeteci Fehim Taştekin, “Erdoğan’ın tehditvari açıklamaları Türkiye’nin bir savaşa çekilmesi için risktir” dedi.

    Gazeteci Fehim Taştekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Musul, Irak, Kerkük, Tel Afer ve Sincar’da mücadeleyi sürdüreceğiz. Sincar yeni bir Kandil olma yolunda, müsaade edemeyiz. Suriye ve Irak’ta bekamızı tehdit eden hiçbir gelişmeye sessiz kalmayacağız” şeklindeki açıklamaların ardından Türkiye’nin tehditkâr politika izlediğini söyledi.


    “Erdoğan’ın tehditvari açıklamaları Türkiye’nin bir savaşa çekilmesi için risktir. O yüzden kıvılcım, bir başkasının yaptığı hata veya tahrik savaşa çekebilir” diyen Taştekin, Cumhuriyet gazetesinden Sibel Bahçetepe'nin sorularına şöyle yanıt verdi:


    – Erdoğan’ın dünkü açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?


    Bu her şeyi yapabileceği ya da tehditleri hayata geçirebileceği anlamına gelmiyor. Hem içeride, hem çevresindeki durum ile alakalı. Irak’a herhangi birşey yapamayacağını son restleşmelerle gördük. Irak’a girmek ABD ve Irak hükümeti ile koordinasyon olmadan mümkün gözükmüyor. Bunun savaş riski var mı, evet. Böyle bir konsensus olmadan Türkiye tek taraflı girerse açık hedef haline gelebilir. Bölgede çok sayıda silahlı grup, aktör ve uluslararası koalisyonun ortakları var. Erdoğan bu tehditlerini sadece pazarlık gücünü arttırmak için yapıyor.


    ‘Erdoğan’ın tehditvari açıklamaları Türkiye’nin bir savaşa çekilmesi için risktir’


    Sincar’da PKK’ye yakın bir Ezidi oluşumu söz konusu. Bu yeni değil, 2005’ten beri var. Orada artan oranda PKK çizgisinin Ezidiler arasında kabul gördüğünü ve KDP ile PKK arasında bir rekabet alanı olarak da Şengal’in öne çıktığını zaten biliyoruz. Bunlar yeni değil, aynı şey Kuzey Irak’ın başka yerlerinde de söz konusu. Erdoğan sadece Musul ile ilgili söz söyleyebilmek için yeni argümanlar arıyor. Bulduğu zaman da bunu kullanıyor. Bunun amacı bölgede kendi varlığını hissettirmek ve onun içinde kalmak. Türkiye hem Suriye’de hem Irak’ta fena halde oynadığı kozlarını kaybetti, yeniden bölge şekillenirken masada olamayacağını anladı, manevralar yapıyor. Ama Suriye’ye girmesi gibi bir durum şu an için koşullar itibarıyla olası gelmiyor. Irak için olası gelmiyor. Bunun için ABD’nin yeşil ışık yakması lazım, bölgede İran da var. Erdoğan’ın tehditvari açıklamaları Türkiye’nin bir savaşa çekilmesi için risktir ve riski sürekli arttırmaktadır. Savaşlar anlık olaylarla da ortaya çıkabilir. O yüzden kıvılcım bir başkasının yaptığı hata veya tahrik savaşa çekebilir. Siz eğer o savaşın bulunduğu bölgede rolünüzü, varlığınızı ve görünürlüğünüzü arttırırsanız risk artar. Bu Türkiye açısından ateş çemberi içinde durmak demektir. Erdoğan bunu çok istiyor, bu risk büyük risk. Özellikle aktörler Erdoğan kadar pervasız davransalarda daha büyük şeyler yaşanırdı.


    Türkiye Afrin’e ve Mınbiç’e girer mi? Girerse ne olur?


    Müdahale etmek istiyor. Bunun için de fırsat kolluyor, özellikle Afrin’e küçük küçük müdahalelerde yapıyor. Ancak tam olarak bir Cerablus’a yaptığı gibi bir askeri harekât, koşullara bağlı. Daha doğrusu ABD ve Rusya’nın tutumuna… Şu koşullarda Afrin ya da başka bir yere müdahale etmesi, ne ABD’nin ne de Rusya’nın sıcak baktığı bir şey. Menbiç’e müdahale etmesi doğrudan ABD’yi karşısına alması demektir. Türkiye’nin Suriye sahasındaki harekât planı önemli ölçüde sahadaki fiilen mevcudiyetini sürdüren aktörlere bağlı. Aktörlerde Türkiye’nin oyun planının daha fazla büyümesini istemiyorlar.


    Menbiç operasyon açısından daha kolay bir yer. Sonuçta Menbiç’te olanlar orayı kurtardılar ve düzen kurmaya çalışıyorlar. Afrin’den farklı. Afrin’de sadece YPG yok, orada bir halk var. Bu halkın YPG ile dayanışması çok güçlü, yeni de değil, eskiden de böyleydi. PYD’nin öncesinde de PKK’nin ciddi bir halk tabanı var. Türkiye oraya müdahale ettiği taktirde YPG dışında bir halk direnişi ile karşılaşabilir. Bu önemli. Oradaki direnç Menbiç’tekinden farklı olur. Oradaki direnç, direkt Türkiye’deki Kürtlerle de alakalı birtakım hassasiyetleri tetikler. O yüzden Afrin meselesinin Kobane meselesi gibi ya da diğer kantonlardaki gibi farklı bir duyarlılık yaratacağını düşünüyorum. Bunları hesaba katmış olmaları lazım.


    Lazkiye’de Ruslar ile Kürtler arasında anlaşma olduğu söyleniyor. Neler söyleyebilirsiniz?


    Ruslar, arabuluculuk yapıyorlar. Suriye yönetimi ile Kürtler arasında bir formül, çözüm önerisi getirdikleri söyleniyor. Bunu ben de teyit ettirdim, konuştuğum kişiler olduğunu söylüyor. Bir federasyon sistemi, federatif sistem içinde kantonların vs. bir statüye kavuşturulması mevzusu var. Bir de Suriye’nin adının değiştirilmesi. Suriye Arap Cumhuriyeti değil de Suriye Demokratik Cumhuriyeti gibi bir şey olması. Türkiye’nin karakterine uyan öneriler. Ruslar bunu yaparak Kürtleri ABD ekseninden tekrar Şam eksenine çekme çabası içerisindeler. Uzun müzakereler sonucunda belki netleşir. Şu an o konuda Şam’da da bir direnç var. Şam’da herkes Kürtlerin mevcut kazanımlarının hukuki statüye kavuşmasını istemiyor.


    ABD, 2 hafta gibi kısa bir süre içinde Rakka operasyonunu başlatacağını söyledi. Neler söyleyebilirsiniz?


    ABD istiyor ama Rakka için kimin müdahale edeceği, saha unsurlarının ne olacağı konusunda planlar, projeler olgunlaşmış değil. ABD’lilerin şu an en çok güvenliği Kürtler. Kürtlerin birlikte hareket ettiği Arap unsurları. Şimdi burada ABD’nin Rojava ile ilgili siyasi bir tanıma garanti vermesi talebi söz konusu. Kürtler ‘Rakka’yı kurtarırız, sonra Araplara verir, çekiliriz, bunun karşılığında biz ne alacağız’ diyor. Bunun karşısında siyasi bir tanıma talebi söz konusu. İkincisi de Kürtler, mecbur kalmadıkça bunu istemiyorlar çünkü şu anda Türkiye’nin bir fırsat kolladığını, Rakka’ya güç kaydırması yaptıkları takdirde Rojava’nın savunmasının çok zayıflayacağını ve Türkiye destekli gruplar üzerinden karşı hamle gelebileceğini düşünüyorlar. O yüzden Rakka konusunda işi ağırdan alıyorlar. Kürtler ağırdan alırken ABD kiminle Rakka’ya girecek? Suriye ordusu şu an Rakka’ya çok yakın. Suriye ordusu da bir an önce Halep’i bitirip Rakka’ya gelmek istiyor. Onların acelesi de o. ABD seçimlerden önce bir de Rakka efsanesini doğurmak istiyor anladığım kadarıyla. Plan tek değil, Rusya da Suriye’de boş durmuyor. Onlar da ABD’nin herhangi bir hamlesinden önce Rakka’ya hamle yapmak istiyor. Bu bir at yarışına benziyor.


    ABD’nin YPG ile ilgili nasıl değerlendiriyorsunuz?


    ABD’nin özetle bazı aşiretleri harekete geçirmek, Kürtleri ikna etmek, burada en az 20 bin kişilik ordu oluşturma çabaları var, çabaları henüz olgunlaşmış değil. Tarih vermek 15 gün gibi bu kadar gerçekçi gelmiyor. ABD, Rakka operasyonu için Kürtleri ikna etmeli. Kürtler de çok istekli değil. Kürtlerin istekli olması için iki şey gerekli. Birincisi Türkiye’den gelebilecek bir müdahaleye ABD’nin direnç göstermesi. Şu an Kürtler, ABD’nin tutumundan memnun değiller. Kürtler, güven istiyorlar. Bir de siyasi tanıma önemli. Bu anlamda siyasi bir tanıma önemli, Türkiye faktörü ABD açısından caydırıcı. ABD ikili oynuyor.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bursa’da su havzası ve yangın görmüş orman alanına mermer ocağı onayı: ÇED süreci devre dışı bırakıldı

    9 Ağustos 2026

    Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

    6 Ağustos 2026

    DFG’den katledilen gazeteciler Ferhat Tepe, Çetin Ababay ve Yahya Orhan için anma mesajı

    28 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

    Hüseyin Mat

    Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

    Mehmet Murat Yıldırım

    Özgür Özel’i anlamak

    Mete Gönültaş

    Başlangıç nerede başlar?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.