Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Suriye’de Kürtçe tüm okullarda haftada 3 saat okutulacak

    27 Ağustos 2026

    Füsun Demirel’den barış süreci açıklaması: “Gerçek barış Kürt kimliği ve dili kabul edildiğinde sağlanır”

    27 Ağustos 2026

    Kuşatma Kayıtları: Kim, neye göre ahlaklı ya da değil!

    27 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kuşatma Kayıtları: Kim, neye göre ahlaklı ya da değil!

      27 Ağustos 2026

      Çerçeve yasanın çerçevesi

      26 Ağustos 2026

      Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

      24 Ağustos 2026

      Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

      23 Ağustos 2026

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Fars’ın stratejik aklı ne diyor; ‘Vur’ mu, ‘Dur’ mu?

    Fars’ın stratejik aklı ne diyor; ‘Vur’ mu, ‘Dur’ mu?

    FEHİM TAŞTEKİN Gazete Duvar için yazdı: Halihazırda İran çok cepheli bir savaşın öyle ya da böyle içinde. Bir taraftan savaşı bertaraf edecek esneklikler ve diplomatik manevralar gösteriyor diğer taraftan Direniş Ekseni’ni canlı tutmaya çalışıyor. İran’ın İsrail’in durdurulması ve bölgede ateşkesin sağlanması yönünde uluslararası topluma çağrıda bulunması gerilimi düşürme tercihini yansıtıyor.
    Fehim Taştekin27 Ekim 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İsrail, Tahran’ın 1 Ekim’deki misillemesine 26 Ekim’de İran’ın hava savunma sistemlerini, SİHA ve füze üretim tesislerini vurarak karşılık verdi. Askeri tesislere karşılık askeri tesisler.
    İran Tahran, Huzistan ve İlam eyaletlerindeki tesislerin hedef alındığını duyurdu. Dört asker öldü.
    İsrailli yetkililere göre yaklaşık 20 nokta vuruldu. Operasyona 100 kadar F-35, F-15 ve F-16 savaş uçağının yanı sıra SİHA’lar katıldı. Jetleri engellemesinler diye önce Suriye ve Irak’taki hava savunma bataryaları ve radarlar vuruldu. Amerikan medyasına konuşan İsrailli yetkililere göre Bandar İmam Humeyni Petrokimya Kompleksi, Bandar İmam Humeyni Limanı, Abadan Petrol Rafinerisi, Tange Bijar gaz rafinerisi, Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı ve Malad füze üssündeki hava savunma sistemleri; Felak, Şehit Kadiri ve Abdul Fath füze üretim üsleri; Parçin ve Parand askeri tesisleri vuruldu.
    Axios daha spesifik bir iddia aktardı: “İsrail uzun menzilli balistik füzeler için katı yakıt üretiminde kullanılan 12 planet karıştırıcıyı vurdu.”
    İsrailli yetkililer bu karıştırıcıların çok sofistike olduğunu, İran’ın bunları üretemediğini, Çin’den temin ettiğini düşünüyor. Buradan hareketle “İran’ın füze üretim kapasitesi büyük darbe aldı” sonucuna varıyor.
    İsrailliler hedefleri bu şekilde sıralıyor ama henüz ortada bir durum raporu ya da hasarın boyutlarını gösteren yeterli görsel yok.

    ***

    İran haber ajansı Tesnim’e göre 20 noktanın vurulduğu iddiası doğru değil; gerçek sayı daha az.
    İran hava savunma sistemlerinin saldırıları püskürttüğünü belirtip hasarı küçümsüyor. Hatta hükûmet sözcüsüne göre İran halkı hava savunma sistemiyle gurur duyabilir.
    Genelkurmay Başkanlığı’na göre hava savunma sistemleri sayesinde sınırlı derecede hasar oluştu ve düşman uçakları hava sahasına giremedi. İsrail jetleri, güdümlü füzeleri İran sınırından yaklaşık 100 km uzaklıkta Irak hava sahasından fırlattı. İran’ın BM misyonu da “Irak hava sahası ABD ordusunun işgali, komutası ve kontrolü altında. ABD bu suça ortaktır” suçlamasını yöneltti.

    ***

    İsrail de İran’ın ağır darbeler aldığını öne sürüp sonucu abartmayı tercih ediyor. Başbakan Benyamin Netanyahu İran’ın hava savunma kapasitesi ve füze üretim yeteneklerine ağır darbe vurduklarını öne sürdü. Jerusalem Post İran’ın tarihi bir aşağılanma yaşadığı yorumunu yaptı.
    İsrailli yetkililer, İran’a verilecek yanıtın bütün Orta Doğu’dan görüleceğini söylüyordu. Esaslı bir tehditti. Vaat edilen cehennem, İran’a ulaşmadı. Söylenenle olan arasındaki boşluğa bir algı operasyonu girdi. Savunma Bakanlığı yeraltı karargâhından bir fotoğraf paylaştı; Savunma Bakanı Yoav Gallant monitördeki büyük yangın görüntüsüne bakıyor. Halbuki o görüntü, üç yıl önce Tahran rafinerisinde çıkan yangına aitti.
    İsrail’in abartması, İran’ın küçümsemesi yüz kurtarma ve tırmanıştan kaçınma ihtiyacına işaret ediyor. İsrail’e “Ağır darbe vurduk”, İran’a “Saldırı püskürtüldü” dedirten bu tercih misilleme sayfasını kapatmak için bir manevra alanı açıyor.

    ***

    İsrail güç gösterisinde bulunurken İran’a saldırılarını açıkça üstlenmeyen muğlaklık politikasını ilk kez terk etti. Tabii bunun arkasında saldırının ABD ile birlikte kalibre edilmesinin getirdiği bir güvence var. Bu kalibrasyon, hedeflerin birlikte belirlenmesi, İran’ı yanıt vermek zorunda bırakmayacak ölçüde bir hasarın hedeflenmesi, öncesinde ne tür hedeflerin vurulacağının Tahran’a iletilmesi ve operasyonun bölgesel müttefikleri riske atmayacak şekilde Irak ve Suriye üzerinde dar bir koridordan yürütülmesini içeriyor. Elbette yakıt ikmali, koordinasyon, sahadan istihbarat, koridor üzerinde karşı saldırıları önleme ve İsrail anakarasında THAAD’la savunma desteğinden oluşan güvence paketinin de bu kalibrasyonda payı var.

    ***

    İsrail ile ABD arasında İran’a saldırının nasıl olacağına dair tartışmalar uzun sürdü. Başlangıçta tavana yükseltilmiş hedef çıtası epeyce aşağı çekildi. 1 Ekim’deki misillemeden hemen sonra ABD Başkanı Joe Biden, G-7 liderleriyle konuşmuş, İsrail’in güçlü bir yanıt verme hakkı olduğunu ve bunu desteklediklerini açıklamıştı. Biden, İran’ın petrol tesislerinin hedef alınmasının konuşulduğunu teyit ederken nükleer tesislere saldırıyı dışlamıştı. İsrailliler önce petrol tesislerinin vurulacağını, İran’ın yanıt vermesi halinde bu sefer nükleer tesislerin hedef alınacağını söylüyordu.
    İran da bu tür bir saldırı olursa İsrail’in bütün stratejik tesislerini vuracağını duyurdu.
    Diğer taraftan İran diplomasi hamlesi başlattı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi komşu komşu gezip olası bir tırmanışta tarafsızlık güvencesi aldı. Özellikle Suudi Arabistan’la normalleşme sürecinin sekteye uğramaması için çaba harcandı. Yeni bir gelişme olarak ikili askeri temaslar da arttı.
    Aksi halde denklemin ‘İran’ın petrol tesisleri vurulursa Körfez’in tesisleri de alevler içinde kalır’ şeklinde kurulacağını herkes anladı.
    Bilahare İsrailli kaynaklar petrol ve doğalgaz tesislerini vurma planından vazgeçildiği, hedef olarak askeri tesislerin belirlendiği bilgisini basına sızdırdı. Bir taraftan da İsrailli yetkililer şunu fısıldadı: Devrim Muhafızları ve Besic güçlerine ağır darbeler vurulacak. Ancak saldırılar rejimi devirecek bir istikrarsızlığı tetikleyecek şekilde tasarlandı.
    Sonuçta Amerikalılar bu minvalde bir tırmanışı göze alamadı ve İsrail’i sınırlama yoluna gitti.
    Petrol ve nükleer tesisler hedef alınırsa İran da hızlıca atom bombası üretir; dehşet dengesi kurulur! Bu korku güçler arası savaş tasarımında hâlâ caydırıcı bir öngörü.
    Bu senaryoyu bertaraf etmenin yolu İsrail’in pervasızlığını önlemekten geçiyor.

    ***

    Bölgedeki çatışmalar gösterdi ki ABD olmadan İsrail ne büyük bir savaşı yürütebilir ne de kendini koruyabilir. O yüzden İsrail, İran’ı yanıt vermeye zorlamayacak bir saldırıya ikna oldu. Haaretz’e göre, Biden yönetimi Tahran’a şu minvalde bir mesaj iletti: “Siz karşılık vermekten kaçının, biz de bu düşmanlık döngüsüne son vermek için çalışalım.”
    Lafı Gazze ve Lübnan’da ateşkesin sağlanmasına getiriyorlar. Ateşkes sağlanırsa İran-İsrail atışması da biter. Lakin İsrail’e savaşı sürdürme ve ateşkes görüşmelerini sabote etme imkanı tanıyan da Biden’ın kendisi.
    Yine de İran da çıkışı Gazze ve Lübnan’da ateşkeste görüyor. Genelkurmay’ın açıklamasında İran’ın karşılık verme hakkını saklı tutmakla birlikte Gazze ve Lübnan’da kalıcı ateşkesin gerekliliğini vurgulaması boşuna değil.
    İran’ın saldırıların püskürtüldüğü savı İsrail’e karşılık verme konusunda beklentiyi aşağı çekiyor. Dini lider Ali Hamaney’in ilk tepkisi şu oldu:
    “İsrail’in saldırısı ne abartılmalı ne de önemi küçümsenmeli. İran halkının iradesinin İsrail’e nasıl iletileceğini İranlı yetkililer belirleyecektir. Ulusun çıkarlarını korumak için harekete geçilmeli.”
    Mesaj iki yöne de çıkabilir: Ne misillemeyi dışlayın ne de bu faslı kapatma ihtimalini.
    Ulusun çıkarlarının korunması savunmadaki açıkları gidermeyi de gerektiriyor.
    Sonuçta daha büyük bir tırmanışta kritik tesislerin tehlikede olduğu gerçeği İran’ı bir felaket senaryosuyla yüz yüze bırakıyor.

    ***

    İran’ın yaşadığı ikilem değişmedi. İki sefer misillemede bulundu ve kırmızı çizgileri yeniden aşıldı. Misilleme İsrail’i sınırlasa da durdurmuyor. Misillemeden kaçınsa bu sefer dostları nezdinde itibarını, düşmanları nezdinde de caydırıcılığını kaybediyor.
    Üstelik her yeni tırmanış İran savunma yeteneklerini biraz daha ifşa ediyor. Ayrıca yeni bir misilleme turu daha büyük bir saldırıyı gerektiriyor.
    Elbette kırılganlık İsrail için de geçerli. İran ateşlediği balistik ve hipersonik füzelerle Demir Kubbe’nin İsrail’in stratejik varlıklarını koruyamadığını gösterdi. İsrail’in ABD’ye bağımlılığı da ortaya çıktı. İran karşı tarafın açıklarını göstererek kendi açmazını kapatamaz. İsrailli kaynaklara göre son saldırıda dört S-300 bataryası devre dışı bırakıldı. İran açısından düşündürücü.
    Savaş, İran’ın kaçınmak zorunda olduğu bir seçenek. İsrail ise ABD’yi İran’la savaşa çekmek için sürekli tuzak kuruyor.
    Tabii İran Lübnan, Irak ve Yemen’deki müttefikleri üzerinden de yanıtlar verebilir. Halihazırda İran çok cepheli bir savaşın öyle ya da böyle içinde. Bir taraftan savaşı bertaraf edecek esneklikler ve diplomatik manevralar gösteriyor diğer taraftan Direniş Ekseni’ni canlı tutmaya çalışıyor.
    İran’ın İsrail’in durdurulması ve bölgede ateşkesin sağlanması yönünde uluslararası topluma çağrıda bulunması gerilimi düşürme tercihini yansıtıyor. Gazze ve Lübnan cepheleri kapanmazsa misilleme sarmalına yeni gerekçeler çıkabilir.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan İsrail saldırıları bilançosu: Kayıp sayısı 4 bin 350’ye yükseldi

    25 Ağustos 2026

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    24 Ağustos 2026

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    24 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Korkut Akın

    Kuşatma Kayıtları: Kim, neye göre ahlaklı ya da değil!

    Umur Tuğrul Özbek

    Çerçeve yasanın çerçevesi

    Toros Korkmaz

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    Taner Taş

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Ankara’daki madenci direnişi 18. gününde kazanımla sonuçlandı: “Zafer direnen emekçinin oldu”

    27 Ağustos 2026

    Rusya-Türkiye hattında ağır hak gaspı: Volgo-Don 5021 Gemisindeki 12 denizcinin direnişi sürüyor

    27 Ağustos 2026

    Gökay Çakır ve Başaran Aksu Tutuklandı

    26 Ağustos 2026
    KADIN

    TTB’den kürtaj denetimlerine tepki: “Kürtaj yasal bir tıbbi uygulamadır, hekimler cezalandırılamaz”

    27 Ağustos 2026

    Rojin Kabaiş için adalet komisyonları 2 yıllık mücadele raporunu açıkladı

    27 Ağustos 2026

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.