Kadın hakları örgütleri ve göçmen dayanışma ağları tarafından takip edilen bu dosya, erkek şiddetinden kaçarak sığınma talep eden kadınların iltica süreçlerinde karşılaştıkları katı bürokratik engelleri yeniden gündeme taşıyor.
Uzaklaştırma kararları faili durdurmadı
1982 doğumlu olan F.A., Adana’da yaşadığı dönemde evli olduğu erkekten boşanmasına rağmen şiddetin sona ermediğini ifade ediyor. Anlatımlara göre eski eş, çocuklarını görme bahanesiyle sık sık eve gelerek F.A.’yı iki kızının gözü önünde darp etti.
Olayın ardından darp raporu alan ve mahkemeden uzaklaştırma kararı çıkartan F.A., bu önlemlerin yetersiz kaldığını belirtiyor. Failin uzaklaştırma kararına rağmen evin etrafında dolaştığını, polisin ise “zarar vermediği sürece müdahale edemeyeceklerini” söylediğini iddia ediyor. Şikayetler üzerine failin iki silahına yalnızca 21 gün süreyle el konulduğunu ve ardından silahların geri iade edildiğini belirten F.A., yakın bir akrabasının da benzer şekilde katledilmesi üzerine çocuklarını alarak Türkiye’den kaçtığını aktarıyor.
İltica başvurusu ve İtirazlar reddedildi
Kasım 2024’te İsviçre makamlarına sığınma başvurusunda bulunan F.A.’nın dosyası kısa süre içinde reddedildi. Ret kararına karşı yapılan tüm hukuki itirazlar da sonuçsuz kaldı.
Şu an 13 ve 9 yaşlarında iki kızıyla birlikte İsviçre’de bulunan F.A., ret kararının ardından sosyal yardımlarının azaltıldığını, entegrasyon programlarından çıkarıldıklarını ve yalnızca çocuklarının eğitimine devam edebildiğini söylüyor. İsviçre’deki sığınma sistemine tepki gösteren anne, “Bana kadınları koruyan kurumlar olduğunu söylüyorlar. Ama beni 24 saat kim koruyacak?” sorusunu yöneltiyor.
“Geri Gönderilirsem Öldürüleceğim”
Yaklaşık iki yıldır tamamen bir belirsizlik içinde yaşadığını ve en büyük korkusunun çocuklarıyla birlikte Türkiye’ye gönderilmek olduğunu belirten F.A., güvenlik gerekçesiyle kimlik bilgilerinin gizli tutulmasını talep ediyor. Yaşadığı hayati riski vurgulayan F.A., “Beni Türkiye’ye geri gönderirlerse öldürüleceğimden korkuyorum” diyerek yetkililere çağrıda bulunuyor.
Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve “geri gönderme” tartışması
İsviçre’de göçmenlerin öz örgütlenmesi olan PangeaKolketif’e bağlı PangeaFeminist ve göçmen dayanışma ağları, son dönemde erkek şiddeti nedeniyle ülkesini terk eden kadın sığınmacıların dosyalarında ciddi zorluklar yaşandığına dikkat çekiyor. Hak savunucuları, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin uluslararası koruma mekanizmalarında yeterince güçlü bir şekilde değerlendirilmediğini ve zorla geri gönderme uygulamalarının yaşam hakkı riski taşıdığını savunuyor.
Benzer vaka: Zilan Altıntaş
Kadın örgütleri, şiddetten kaçan kadınların geri gönderilmeleri halinde karşılaşabilecekleri tehlikelere örnek olarak Zilan Altıntaş vakasına işaret ediyor. PangeaFeminist’in geçtiğimiz aylarda yayımladığı bir bildirideki bilgilere göre, İsviçre’de iltica başvurusu reddedilen 25 yaşındaki Zilan Altıntaş Türkiye’ye dönmek zorunda kalmış ve dönüşünden yaklaşık bir hafta sonra Kocaeli’nin İzmit ilçesinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmişti. İstanbul Barosu ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, bu şüpheli ölümün tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini vurguluyor.
