AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan yeni bir kararname, Türkiye’nin orman varlığına ağır bir darbe daha vurdu. Alınan kararla birlikte 23 ilde toplamda 1 milyon metrekareye yakın ormanlık alan, orman sınırı dışına çıkarıldı.
Sendika.org’un aktardığına göre yangından mal kaçırır gibi hayata geçirilen bu karar, son yıllarda orman talanının en işlevsel kılıfı haline gelen Orman Kanunu’nun “ek 16. maddesi” dayanak gösterilerek uygulandı.
İşte orman vasfı kaybettirilen o 23 il
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle orman sınırları dışına çıkarılarak yapılaşmanın, işgalin ya da ranta dayalı projelerin önünün açıldığı illerin listesi oldukça kabarık:
- Karadeniz Bölgesi: Artvin, Gümüşhane, Karabük, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Trabzon, Zonguldak.
- Marmara ve Ege Bölgesi: Aydın, Balıkesir, Bursa, Kocaeli, Kütahya, Sakarya, Uşak, Muğla.
- Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu: Bingöl, Denizli, Elazığ, Malatya, Mersin, Şanlıurfa.
Talanın yasal kılıfı: Ek 16. madde nedir, neleri tehdit ediyor?
Uzmanlar, 2018 yılında yürürlüğe konulan ek 16. maddenin Türkiye ormanları üzerinde adeta bir Demokles’in kılıcı gibi sallandığına dikkat çekiyor. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Doç. Dr. Cihan Erdönmez’in yaptığı kaba hesaplamalar, bu maddenin yarattığı tahribatın boyutunu gözler önüne seriyor:
- Belgrad Ormanı kadar alan yok edildi: Yasa çıktığından bu yana ek 16. madde uyarınca tam 48 milyon metrekare (4 bin 800 hektar) ormanlık alan, orman sınırı dışına çıkarılarak yok edildi. Bu miktar, neredeyse koskoca Belgrad Ormanı büyüklüğüne tekabül ediyor.
- 9 milyon hektar namlunun ucunda: Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, ağaç kapalılığı yüzde 10’un altında olan yaklaşık 9 milyon metrekarelik (hektar) orman alanı bulunuyor. Ek 16. madde, bu devasa alanın tamamını doğrudan tehdit ediyor. Erdönmez, detaylı analizler olmasa da en az 3-4 milyon metrekare ormanın her an bu kapsama alınarak feda edilebileceği uyarısında bulunuyor.
Yağmacı ödüllendirildi, orman suçları iki katına çıktı!
Kararnamenin ve dayandığı yasanın yarattığı en büyük tehlikelerden biri de ormanları bilerek tahrip edenleri cesaretlendirmesi. Hukuki boşluklar ve sit alanlarının, ormanların ranta açılması “açma ve işgal” suçlarını patlatmış durumda.
Doç. Dr. Cihan Erdönmez, 2018 yılından sonra orman suçlarının tam iki katına çıktığını vurgulayarak sistemin nasıl suistimal edildiğini şu sözlerle özetliyor:
“Açma suçu şu: Ormana giriyorlar, izinsiz şekilde ağaçları kesiyorlar. İşgal de bu açılan alana bir bina inşa ederek orman alanını işgal etme suçu. 2018’den sonra niye iki katı artmış olabilir? Çünkü önceden işgal edenler bakıyor ki insanlar ödüllendiriliyor ek 16. maddeden dolayı. O zaman ‘ben de açıp işgal edeyim’ diye düşünüyorlar.”
