Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    “Orbán kaybetti ama Avrupa’nın en sağcı parlamentolarından biri kuruldu”

    14 Nisan 2026

    Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    14 Nisan 2026

    Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: 13 gözaltı

    13 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

      14 Nisan 2026

      Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

      13 Nisan 2026

      Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

      10 Nisan 2026

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

      13 Nisan 2026

      Emperyalizmin krizi

      12 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    İREM KABATAŞ yazdı: Köyünü korumak isteyen suçsuz, çevreci bir kadın demir parmaklıklar ardına atılırken, eş zamanlı olarak ailesine ait evin kamulaştırılması tesadüf olabilir mi? (...) Zeytin nefreti, AKP’nin barışa ve yaşama duyduğu hıncın en çıplak halidir. Kendi halkına düşman olan faşist rejime karşı biz, o ağacın gölgesini de, o evin onurunu da savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.
    İrem Kabataş14 Nisan 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Zeytin dalı, tarih boyunca silahların sustuğu, yaşamın yeniden başladığı ve insanın toprakla bütünleştiği anın en bilinen işaretidir. Ama bugün gelinen noktada, Akbelen’den Gazze’ye kadar gördüğümüz şey, bu barış simgesine karşı açılan sistematik bir savaştır. Buna tesadüf diyebilmemiz mümkün değil. Bir yanda Netanyahu’nun askerleri, diğer yanda Erdoğan rejiminin şirketleri zeytini bir “direniş odağı” olarak görüp tasfiye etmekte birleşiyor.

    Orman, köylünün de ülkenin de can damarıdır. Tarım yapan köylü şirkete mahkum olmaz. Toprağına tutunur, nesiller boyu süreklilik kurar. Yağma ikliminden beslenen iktidarlar için, köylünün toprağıyla kurduğu bu barışçıl bağ ve üretebilme gücü yok edilmesi gereken bir engeldir. Akbelen’de yaşananlar, kalkınma için gerekli bir “enerji yatırımı” olarak lanse edilse de gerçek aslında bunun tam tersini işaret ediyor. Yapılan en başta devlet gücünün açıkça şirket lehine seferber edildiği bir mülksüzleştirme operasyonudur.

    2019’dan bu yana ilmek ilmek örülen plan

    Her şey 2019-2020’de Akbelen ormanının bir gecede korunması gereken bir ekosistem olmaktan çıkarılıp termik santrallere kömür sağlayacak bir “rezerv alanı” olarak gösterilmesiyle, hatta daha net bir tabirle doğanın hayat kaynağı yerine para kaynağı haline getirilmesiyle başlıyor. Takvimdeki rakamlar büyüdükçe yani 2021-2023 yıllarına geldiğimizde direnişimiz de büyüdü. Elbette bununla orantılı olarak devletin müdahalesi de sertleşti. Köylülerin nöbeti jandarma ve TOMA barikatlarıyla karşılandı. Ülke yangınlarla kavrulurken bile o dozerlerin durmaması, rejimin doğaya bakışının özeti niletiğinde: Yakamıyorsak yıkarız, yıkamıyorsak yakarız! Son iki yılda bütün ÇED raporlarına rağmen 10 Ocak 2026 tarihli o “acele kamulaştırma” kararıyla eşik noktasına gelinmesi, gözü doymaz şirketlerin kârını artırmak için, hukukun sadece savaş veya olağanüstü durumlar için öngördüğü bir aracın halka karşı kullanılmasından ibarettir.

    İki rejim, tek yöntem

    Burada Netanyahu ve Erdoğan’ın yöntemi aynıdır: Netanyahu, Filistinli köylünün evini yıkıp zeytinini sökerken neyi hedefliyorsa Erdoğan da Akbelen’de aynısını hedefliyor. Bir halkın toprakla olan bağını koparırsanız, mensuplarını köksüz birer ucuz iş gücüne dönüştürürsünüz. Aralarındaki tek fark var: Netanyahu’nunki kolonyal bir işgalken, Erdoğan’ınki neoliberal işgaldir.

    Türkiye’deki kırımın en karanlık yüzünü Esra Işık’ın tutuklanma sürecinde gördük. Köyünü, ormanını, zeytinliklerini korumak isteyen suçsuz, çevreci bir kadın demir parmaklıklar ardına atılırken, eş zamanlı olarak ailesine ait evin kamulaştırılması tesadüf olabilir mi? Elbette hayır. Bu, devletin sadece Esra’ya değil, bütün çevrecilere yönelttiği apaçık bir gözdağıdır. “Bize karşı gelirsen sadece ağacını değil, başını sokacak çatını da alırız” demektir. Bu hamle hukukun bittiği, intikamın başladığı noktadır. Devlet, yandaş şirketlerin çıkarlarını korumak için kendi halkının, o halka mensup bir ailenin ocağına incir ağacı dikmeyi “kamu yararı” kılıfıyla pazarlamaktadır.

    Akbelen herhangi bir yer değil, bir eşiktir

    Bugün İkizköy’de sökülen her zeytin ağacı ve gasp edilen her hane bu toprakların gelecekte kurabileceği toplumsal barıştan koparılan bir parçadır. Barışın simgesini iş makineleriyle deviren akıl, sadece bir ağacı değil, huzur ihtimalini de katletmektedir. Kendi ormanını kesen, kendi köylüsünü evsiz bırakan bir yönetim anlayışını artık sadece “çevre politikasıyla” açıklayamayız. Bu doğrudan bir rejim meselesidir. Akbelen bir eşiktir. Ya bu ekokırım mimarlarına karşı ortak geleceğimizi savunacağız ya da sökülen her kökle birlikte biraz daha mülksüzleşeceğiz. Zeytin nefreti, AKP’nin barışa ve yaşama duyduğu hıncın en çıplak halidir. Kendi halkına düşman olan faşist rejime karşı biz, o ağacın gölgesini de, o evin onurunu da savunmaktan vazgeçmeyeceğiz

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    13 Nisan 2026

    DEM Parti’den Akbelen tutuklamalarına tepki

    12 Nisan 2026

    Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

    10 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    İrem Kabataş

    Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    Ercan Jan Aktaş

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    Ertan Eroğlu

    Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Akdoğan Özkan

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    Ümit Akçay

    Emperyalizmin krizi

    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Mersin Limanı’nda direnişin 103. günü: “İşimize dönene kadar buradayız”

    13 Nisan 2026

    Doruk Madencilik işçileri Ankara’ya yürüyüş başlatıyor

    12 Nisan 2026

    TGS’den basın özgürlüğü uyarısı: “Gazetecilik suç değildir”

    10 Nisan 2026
    KADIN

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.