Editör: Elif Gamze Bozo, (SH)
10–16 Mayıs Engelliler Haftası ile 15 Mayıs Dünya İklim Günü kapsamında ortak bir açıklama yapan Engelli Kadın Derneği, iklim krizinin engelli bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Dernek, mevcut iklim krizinin doğrudan bir insan hakları krizine dönüştüğünü belirterek hak temelli ve kapsayıcı politikaların acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Afet yönetiminde erişilebilirlik sınıfta kalıyor
Yapılan basın açıklamasında; sel, orman yangını, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve deprem gibi afetlerin engelli bireyler ile engelli kadınları çok daha yüksek bir risk altında bıraktığı vurgulandı. Afet yönetim sistemlerindeki sistemsel eksiklikler ise şu şekilde sıralandı:
- Erişilemez uyarı sistemleri: Erken uyarı sistemlerinin işitsel ve görsel erişilebilirlikten yoksun olması, engelli bireylerin hayati bilgilere zamanında ulaşmasını engelliyor.
- Planlama eksikliği: Tahliye planlarında engelli bireylerin özel ihtiyaçları dikkate alınmıyor ve bilgiye erişimde ciddi aksaklıklar yaşanıyor.
- Erişilemez barınaklar: Acil durum barınaklarının büyük bir bölümü fiziksel erişilebilirlik standartlarına uygunluk taşımıyor.
Sağlık hakkı ve hayati cihazlar risk altında
İklim krizinin getirdiği altyapısal sorunların engelli bireyler için hayati riskler doğurduğu ifade edildi. Elektrik kesintileri, ulaşım hatlarındaki kopmalar ve sağlık sistemindeki aksaklıkların, sürekli bakım ve tedaviye muhtaç olan bireyleri doğrudan etkilediği belirtildi. Ayrıca, krizin derinleştirdiği yoksulluk ve yerinden edilme süreçlerinin, engelli bireylerin toplumsal yaşama eşit katılımını daha da zorlaştırdığı aktarıldı.
6 Şubat depremleri ve albinizmli bireylerin yaşadığı hak ihlalleri
Açıklamada, Türkiye’de 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan sürecin, engelli bireylerin karşı karşıya kaldığı eşitsizlikleri iyice gün yüzüne çıkardığı hatırlatıldı. Barınma alanlarının erişilebilir olmaması, yardımcı cihazlara ve sağlık hizmetlerine ulaşımda yaşanan sorunların engellileri daha kırılgan hale getirdiği vurgulandı.
Bunun yanı sıra, iklim kriziyle artan sıcaklıkların ve UV ışınlarının albinizmli bireyler için cilt kanseri riskini tırmandırdığına dikkat çekildi. Güneş kremi gibi hayati koruyucu ürünlere erişimdeki ekonomik ve bürokratik engellerin, bu bireylerin sağlık hakkını gasbettiği ifade edildi.
Engelli kadınlar sömürü ve şiddet riskiyle yüz yüze
Afet süreçlerinde toplumsal cinsiyet rollerinin getirdiği dezavantajların, engelli kadınlar açısından riskleri katladığı belirtildi. Kadınların tahliye süreçlerinde gecikebildiği ve bu durumun hayati tehlike yarattığı aktarılırken, afet sonrasındaki barınma alanlarında engelli kadınların şiddet, ihmal ve sömürü risklerine karşı çok daha savunmasız kaldığına dikkat çekildi.
Kapsayıcı iklim adaleti çağrısı
Engelli Kadın Derneği, gerçek bir “iklim adaleti” sağlanabilmesi için engelli bireylerin haklarının tüm politikaların merkezine alınması gerektiğini belirtti. Dernek acil eylem planı olarak; kapsayıcı erken uyarı sistemlerinin kurulmasını, acil durum barınaklarının erişilebilir hale getirilmesini ve engelli bireylerin iklim politikalarının karar alma mekanizmalarına eşit şekilde dahil edilmesini talep etti.
