Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 335’e yükseldi

    9 Ağustos 2026

    Bursa’da su havzası ve yangın görmüş orman alanına mermer ocağı onayı: ÇED süreci devredışı bırakıldı

    9 Ağustos 2026

    CHP’de çerçeve yasa çatlağı: İlhan Kesici “hayır” diyeceğini açıkladı, Kılıçdaroğlu ise “tereddütsüz katkı” dedi

    9 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

      7 Ağustos 2026

      Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

      6 Ağustos 2026

      Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

      5 Ağustos 2026

      1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

      5 Ağustos 2026

      Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

      31 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » “Endüstriyel tarıma karşılık organik tarım” haberine bir eleştiri

    “Endüstriyel tarıma karşılık organik tarım” haberine bir eleştiri

    Siyasi Haber14 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Fatoş Osmanağaoğlu yazdı

    Siyasi Haber’de 15 Mart tarihinde yayımlanan haber “devletten ve sermayeden bağımsız” bir yayın organına yakışmamıştır. Kuşkusuz bu haberi yayımlayan arkadaşların bir kötü niyeti yoktur fakat yayımlanan haberin içeriğini daha dikkatli inceleyerek kimlere ve neye hizmet ettiğini görmeleri gerekirdi.

    Haberde, yapılan bir araştırmadan bahsediliyor ve sonuçları paylaşılıyor. Öncelikle bu tip araştırmaların kapitalist sistemin içinde çözüm arayan “çevreci” yada “yeşil” diye tanımladığımız çevreler tarafından, veya fiilen devlet ve sermaye eliyle para verilerek yaptırıldığını biliyoruz. Sistem her on yılda bir kendini korumak için “yeni” çözümler bulur ve bunları tartıştırır, “usul”den “esas”a geçemiyelim diye oyalar. Bunun adı kimi zaman, slow food, kimi zaman yenilenebilir enerji veya organik tarım olur, tümünü de işte böyle “sürdürülebilirlik” diye bir kavram bulur ve bunun altında toplar.

    Endüstriyel tarıma karşılık organik tarım yazısının son paragrafını alıntıladığımızda konuyu da özetlemiş oluyoruz, yazının ana fikridir;
    “Şu andaki tarımsal sistemin Dünya’da ki herkese fazlasıyla yetecek olandan çok daha fazla besin ürettiği hatırlanmalıdır. Dünya’da ki açlığın yok edilmesi, besinlere olan erişimin arttırılmasıyla mümkün olacaktır; daha fazla üreterek değil. Ayrıca sürdürülebilir, organik tarım bir tercih değildir, bir zorunluluktur. Toprağımızı, suyumuzu, biyoçeşitliliğimizi korumaksızın uzak geleceğe kadar besin üretmeyi sürdüremeyiz.”

    Şimdi yazının içeriğine bir bakalım. Endüstriyel tarımın, tarım topraklarını yok ettiği doğrudur. GDO’lu ve hibrit tohumlarla yapılan bu tarım daha fazla ürün vermediği gibi toprakların, yeraltı ve yerüstü sularının da yokolmasına neden olmaktadır. Endüstriyel tarım dediğimiz şey şirket tarımıdır. Şirketler hem tarım topraklarını ele geçirmekte ayrıca ürün çeşitliliğini yok ederek her ülkeye farklı ve az sayıda çeşitli ürün ürettirerek tüm tarım ve gıda hareketini de ellerinde tutmaktadırlar. ABD için baktığımızda neredeyse tümden şirket tarımı yapılmaktadır. Şimdi yok ettikleri arazilerin kalanında da “organik” tarım yapacaklardır, peki kim yine şirketler. Tohumda patentleme ile nasıl üretimi ellerinde tutuyorlarsa organik tarımda da “sertifika” sistemi ile denetimi ellerinde tutmaktadırlar.

    Gelelim ülkemize, tarım topraklarımızın büyük bölümünü enerji ihtiyacı bahanesi ile şirketlere devretmektedirler, kalan kısmını da endüstriyel yani şirket tarımına. Nasıl oluyor bu? Dünyada nasıl oluyorsa bizde de öyle. Önce geçimlik tarım yapan köylüye tohum satıp, o tohumlarla yapılan tarım maliyetleri artırdığından borçlanan ve borçlarını ödeyemez duruma gelen köylünün elinden alıyorlar. Tıpkı Hindistan’da, Meksika’da, A.B.D’de olduğu gibi. Köylü sonunda ya o tarlada işçi oluyor ya da Soma’da olduğu gibi madende işçi veya Hindistan’da olduğu gibi intihar ediyor topluca (25000 çiftçi).

    Tüm bunların sonunda yoksulların gıdaya ulaşması her geçen gün zorlaşmaktadır, sadece Afrika’da yada diğer yoksul ülkelerde değil ülkemizde de durum aynıdır. Dünyada gıda fiyatları son 55 ayın en düşük seviyesindeyken bizde yüzdesel olarak 3-5 değil 50-100 gibi oranlarda fiyatlar artmaktadır. Yoksul halkın, işçilerin her geçen gün temiz ve çeşitli gıdaya ulaşması zorlaşmaktadır. Zaten sistem de bunun üzerine kuruludur bu sisteme daha fazla bağımlılık anlamına gelmektedir.

    Peki biz neyi savunuyoruz? Her türden şirket tarımına karşı mücadele etmeliyiz. Geleneksel tarımımızı, geçimlik tarım yapan çiftçimizi savunmalıyız. Tarım topraklarımızı ve suyumuzu koşulsuz korumalıyız, enerji, maden veya şirket tarımına karşı mücadele etmeliyiz. Yerellerde verilen ekolojik mücadele de bunun üzerine kuruludur. Sisteme karşı mücadele etmezsek kapitalizmin çözümleri ile doğa ve insan için yaşam “sürdürülemez”.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

    7 Ağustos 2026

    Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

    6 Ağustos 2026

    Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

    5 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

    Tuncay Yılmaz

    Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

    Korkut Akın

    Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

    Mahsuni Gül

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.