Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Saif Abukeshek Marmaris’te: “Pes etmiyoruz, geri adım atmıyoruz!”

    12 Mayıs 2026

    Zafer Partisi kapatılsın!

    11 Mayıs 2026

    Antep’te işçi sınıfı için uluslararası dayanışma: “Baskılara karşı birleşik mücadele”

    11 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Zafer Partisi kapatılsın!

      11 Mayıs 2026

      Al Burcu’yu, vur Özlem’e

      10 Mayıs 2026

      6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

      6 Mayıs 2026

      Her bijî Amedspor!

      2 Mayıs 2026

      Devrimciler de ölür, ama…

      2 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026

      2026’da emeğin durumu

      3 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Emperyalizmin krizi

    Emperyalizmin krizi

    ÜMİT AKÇAY Evrensel için yazdı: ABD hegemonyasının gerilemesine verdiği yanıt daha fazla askeri ve jeoekonomik müdahale oldu. Ancak bu müdahaleler küresel hiyerarşiyi yeniden ABD lehine kurmak bir yana, bu hiyerarşinin krizini daha da derinleştirdi. İran savaşı bu nedenle yalnızca bölgesel bir çatışma olarak değil, hegemonik çözülmenin yeni bir uğrağı olarak okunmalı.
    Ümit Akçay12 Nisan 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a karşı başlattıkları saldırılar ve İran’ın yanıtları ile Ortadoğu’ya genişleyen savaşa 8 Nisan itibarıyla ara verildi ve (bu yazı yazılırken) 10 Nisan’da barış görüşmelerinin başlayacağı ilan edildi. Henüz bir savaş muhasebesi yapmak için çok erken. Ancak yine de “Kazanan kim oldu?” sorusu, çoktan en çok tartışılan konu başlıklarından biri oldu.

    Bu soruya yalnızca askeri bilanço üzerinden yanıt vermek yanıltıcı olur. Çünkü burada asıl mesele, kimin daha fazla yıkım yarattığı değil, ortaya çıkan tabloyu kimin kendi siyasal hedefleri doğrultusunda şekillendirebildiğidir. İlan edilen iki haftalık ateşkesten sonra, birkaç hafta önce yine bu köşede yazdığım “ABD Kaybederse” başlıklı yazıda sorduğum “ABD bu savaşta hedeflerine ulaşamazsa ne olur?” sorusunun yanıtlarını güncelleyebiliriz. Bugünkü yazıda, bu sorunun yanıtlarına dair bazı gözlemlerimi aktaracağım.

    Hegemonya

    Konuya hegemonya tartışmasından başlayabiliriz. Eğer hegemonyayı ekonomik, finansal ve güvenlik alanları üzerine inşa edilen bir güç olarak tanımlarsak, mesele daha netleşebilir. Üretim ağlarını, parasal ve finansal düzeni, askeri kapasiteyi kapsayan bu güç yalnızca zorla işlemez. Aynı zamanda rıza üretir, kuralları meşrulaştırır, müttefikleri hizalar, rakipleri sınırlar.

    Bu açıdan bakıldığında İran savaşı, yalnızca bölgesel bir askeri çatışma değil, ABD hegemonyasının gerilemesine karşı küresel hiyerarşiyi yeniden kendi lehine düzenleme girişimiydi. Fakat ortaya çıkan sonuç, bu girişimin başarılı olmadığını gösteriyor.

    Yanlış hesaplar

    Görünen o ki, İran’a yapılan saldırı, baştan yanlış hesaplar üzerine kurulmuş. İlk yanlış hesap, İran’da kısa sürede bir rejim değişiminin gerçekleşebileceği varsayımıydı. Belli ki, rejimin üst düzey kadroları hedef alan bir baskın operasyonunun içeriden bir kırılma yaratacağı, rejim karşıtı toplumsal kesimlerin de bu süreci hızlandıracağı düşünülmüş. Oysa dış saldırı rejimi zayıflatmak yerine daha da merkezileştirdi. Rejimden hoşnutsuz kesimler bile dış müdahale karşısında bir savunma refleksi geliştirdi.

    İkinci yanlış hesap ise savaşın İran’la sınırlı kalacağı varsayımıydı. Oysa İran çatışmayı jeoekonomik bir sahaya çekti. Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele alarak savaşın maliyetini bölgesel ve küresel ölçeğe çıkarmayı başardı. Böylece ABD ve İsrail’in kısa süreli ve düşük maliyetli müdahale tasarımı çöktü.

    Emperyalizmin krizi

    ABD ve İsrail, büyük bir yıkım kapasitesine sahip olduklarını gösterdiler. Fakat bu kapasiteyi kalıcı bir siyasal sonuca çeviremediler. Tam da bu nedenle burada gördüğümüz şey, emperyalizmin krizidir. Daha doğrusu, ABD’nin hiyerarşi yönetim biçiminin krizinin derinleşmesidir.

    Bugün Washington’ın temel sorunu, zor kullanma kapasitesini kaybetmiş olması değil. Sorun, bu kapasiteyi istikrarlı bir düzene çevirmekte giderek daha fazla zorlanmasıdır. ABD hâlâ vurabiliyor, tehdit edebiliyor, ağır hasar verebiliyor. Ama bunları, rakiplerini kalıcı biçimde disipline eden, müttefiklerini yeniden hizalayan ve ekonomik akışları güvence altına alan bir siyasal sonuca tahvil edemiyor.

    Burada hegemonyayla çıplak zor arasındaki fark belirginleşiyor. Hegemonya yalnızca askeri üstünlük değildir. Aynı zamanda ekonomik ilişkilerin, finansal mimarinin ve güvenlik ağlarının belli bir meşruiyet zemininde işlemesidir. İran savaşı ise ABD’nin tam da bu bütünlüğü yeniden kurmakta zorlandığını gösterdi.

    Üstelik bu süreç yalnızca rakipleri değil, müttefikleri de daha güvensiz bir zemine itti. Körfez ülkeleri ABD’ye yakınlığın otomatik bir güvenlik garantisi üretmediğini görürken, Avrupa Birliği diplomatik olarak bir seyirci konumuna itildi. Ek olarak, Avrupa ülkelerinin ABD’nin destek çağrılarına olumsuz yanıt vermeleri, hegemonyanın rıza ve güven üretme kapasitesindeki aşınmayı net bir şekilde gözler önüne serdi.

    Her ne kadar ABD ve İsrail amaçlarına ulaşamasa da iki haftalık ateşkese varmışken karşımızda duran tabloyu İran’ın mutlak zaferi olarak görmek de yanıltıcı olabilir. Bu aşamada ortaya çıkan en önemli sonuç, ABD’nin küresel hiyerarşiyi yeniden düzenleme kapasitesinin (yani emperyalizmin) sınırlarının açığa çıkmasıdır.

    Bu, küçümsenecek bir sonuç değil. Çünkü yarı çevre bir aktör, hegemonik gücü askeri olarak yenemese bile, onun bölgesel yeniden düzenleme kapasitesini tıkayabilir. Yaşanan tam da bu oldu.

    Sonuç olarak, ABD hegemonyasının gerilemesine verdiği yanıt daha fazla askeri ve jeoekonomik müdahale oldu. Ancak bu müdahaleler küresel hiyerarşiyi yeniden ABD lehine kurmak bir yana, bu hiyerarşinin krizini daha da derinleştirdi. İran savaşı bu nedenle yalnızca bölgesel bir çatışma olarak değil, hegemonik çözülmenin yeni bir uğrağı olarak okunmalı. İran yıkımı engelleyemedi ama teslim de olmadı. Geriye kalan şey, emperyalizmin sonu olmasa da emperyalizmin krizinin derinleşmesi oldu.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    9 Mayıs 2026

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    4 Mayıs 2026

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    4 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Zafer Partisi kapatılsın!

    Mehmet Murat Yıldırım

    Al Burcu’yu, vur Özlem’e

    Ömer Bölüm

    6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

    Mehmet Murat Yıldırım

    Her bijî Amedspor!

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Fehim Taştekin

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Antep’te işçi sınıfı için uluslararası dayanışma: “Baskılara karşı birleşik mücadele”

    11 Mayıs 2026

    Temel Conta işçileri grevde ikinci Anneler Günü’nü geçirdi

    10 Mayıs 2026

    Bağdat’ta çiftçiler hakları için sokakta: Buğday bedellerinin ödenmesini istediler

    10 Mayıs 2026
    KADIN

    Şüpheli kadın ölümleri için adalet çağrısı: “Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor”

    10 Mayıs 2026

    Sosyal-İş’ten “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.