Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Grev kapıdayken uzlaşma sağlandı: İZDOĞA AŞ’de 3 bin 300 işçiyi kapsayan TİS imzalandı

    2 Temmuz 2026

    Madımak’ın ateşi 33. yılında yanmaya devam ediyor: “Sivas davası biz bitti demeden bitmez!”

    2 Temmuz 2026

    Katliamın 33. yılında sanatçılardan Madımak aydınlarına “33 Can” selamı

    2 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Ateşin sesindeki hakikat: Madımak

      2 Temmuz 2026

      Madımak katliamını unutma, unutturma!

      1 Temmuz 2026

      Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

      23 Haziran 2026

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026

      Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

      18 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Teşbihte hata olur…

      2 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Eğitim Sen kongresi üzerine

    Eğitim Sen kongresi üzerine

    Siyasi Haber2 Aralık 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen Eğitim Sen 11. Kongresi’nde yaşananlara dair tartışma devam ediyor. Emeğin Kurucu İnisiyatifi (EKİN) de Eğitim Sen 11. Olağan Kongresi üzerine bir değerlendirme metni yayımladı.

    Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen Eğitim Sen 11. Kongresi’ne yaşananlara dair tartışma devam ediyor. Emeğin Kurucu İnisiyatifi (EKİN) de Eğitim Sen 11. Olağan Kongresi üzerine bir değerlendirme metni yayımladı.


    Emeğin Kurucu İnisiyatifi’nin metnini olduğu gibi yayımlıyoruz:


    “Eğitim Sen kongresi üzerine


    28-29 Kasım tarihlerinde EĞİTİM SEN 11. Olağan Kongresi yapıldı. EĞİTİM SEN; TÖS ve TÖB DER’in mücadele birikimlerini arkasına alarak oluşturulmuş, emek ve demokrasi mücadelesini birlikte ilerilere taşıma iddiasında olan bir emek örgütüdür. Savunduğu fiili, meşru mücadele çizgisi iktidar gücünü elinde bulunduranları her dönemde rahatsız etmiştir. 1990’lı yıllardan beri sürdürülen bu mücadele sürecinde EĞİTİM SEN ve onun konfederasyonu KESK’e yönelik baskı ve sindirme politikaları uygulanmıştır. Zaman zaman bu baskının yöntemi sendikayı kapatma girişimlerine kadar uzanmıştır. Kadrolara uygulanan baskılarda ise çoğunlukla ilk hedefte olanlar yurtsever kamu emekçileri olmuştur.  


    Önümüzdeki sürecin bu baskıların daha da arttığı bir dönem olacağı hepimiz tarafından bilinen bir gerçekliktir. AKP-MHP iktidarı faşizmin kurumsallaşması önünde engel olarak gördüğü muhalefeti, her düzeyde yaşanan keyfilikler, baskılar, tutuklamalar ile yıldırmaya ve parçalamaya çalışmaktadır. İktidar gücünü elinde bulunduranlar emekçilerin örgütlülüğü dağıtılmadan faşizmin kurumsallaşmasının sağlanamayacağını çok iyi bilmektedirler. Bu nedenle emekçilere acı reçete içireceğini söyleyen tek adam rejimi (AKP-MHP bloku) faşizmi kurumsallaştırmak için özgürlük ve demokrasi isteyen herkese karşı savaşı derinleştirerek önümüzdeki süreçte baskısını daha da artıracaktır. EĞİTİM SEN ve KESK’e bağlı diğer sendikaların kongreleri böylesi bir süreçte yapılmaktadır. Bu yönüyle tarihsel öneme sahiptir.           


    AKP-MHP bloğu siyasal alanda seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıp kayyum atamaları yaparken aynı zamanda demokratik yöntemlerle siyasal mücadelesini yürütenler hedef haline getirilip uydurma iddialarla tutuklanmışlardır. Bu uygulamalara paralel olarak sendikal alanda mücadele eden binlerce kamu emekçisi KHK’larla ihraç edilmiş, sürgün ve soruşturmalara muhatap olmuştur. İktidarın bu dönemdeki en belirgin politikası “yalnızlaştırma ve yok etme” politikasıdır. Emekçiler ve onun gerçek örgütleri bu politikalara teslim olamaz. Çünkü bu rejim emekçiler için zulüm, sermaye için dikensiz gül bahçesi yaratmayı hedefliyor. Bütünlüklü olarak KESK’in ve bağlı sendikaların diktatörlük heveslilerine karşı tüm ezilenlerle, özgürlük ve demokrasi isteyen güçlerle bir araya gelmesi emek ve demokrasi mücadelesini daha da büyütmesi temel sorumluluğudur.


    Bu nedenle bugün KESK ve bağlı sendikalarda iç rekabeti derinleştirmeye değil, devrimci dayanışmayı örmeye, faşizme karşı birleşik mücadeleyi ete kemiğe büründürmeye ihtiyaç vardır. Ne yazık ki EĞİTİM SEN 11. Olağan Kongresi öncesinde ve kongrede yaşanan gelişmeler, bazı sendikal grupların kendi dillendirdikleri “faşizme karşı birleşik mücadeleyi örme” fikriyatına uygun hareket etmediklerini göstermektedir.  Sendikal mücadeleyi sendikaların organlarında ağırlıklı temsil edilmekle sınırlandıran anlayışlar sürecin tıkanmasının ve mücadele organlarının ortaklaştırılamamasının sorumlularıdır. 


    eğit4


    Devrimci Sendikal Dayanışma (DSD grubu) Eğitim Sen ve KESK tarihinde yaklaşık her dönem ağırlıklı olarak yürütmelerde ve diğer organlarda temsil edilmiş ve sendikal politikalarda  belirleyici olmuştur. Bugün KESK ve bağlı sendikaların nitel ve nicel durumuna baktığımızda var olan tablodan sorumlu olan gruplardan birisidir. EĞİTİM SEN’de son üç yılda Genel başkanlık, Eğitim Sekreterliği ve aynı zamanda Disiplin Kurulu Başkanlığı gibi önemli görevleri yürütmüşlerdir. Şube kongrelerinin birçoğunda Demokratik Emek Hareketi ile ittifak halinde organları belirlemişlerdir. EĞİTİM SEN’in son yıllarda bir sınıf örgütü olmaktan çok bir sivil toplum kuruluşu gibi yönetilmesinin baş sorumlularından birisi DSD’dir. 11. Olağan kongrede talep ettikleri genel başkanlığı elde edemeyeceklerini görerek kongreden çekilmişlerdir. Bu karar dayatmacı bir tutumun yansımasıdır.


    Kamuoyuna yansıttıkları çekilme gerekçeleri ise tamamen algı oluşturmaya dönük ve emek mücadelesini faşist blok karşısında zaafa uğratabilecek, iktidarın saldırılarına açık hale getirebilecek içeriktedir. EĞİTİM SEN’de kamucu, laik eğitim politikalarını hayata geçirdikleri için kendilerinin tasfiye edildiğini anlatmaları, sendikayı dar grupçu sınıf mücadelesi yürütmeyen bir anlayışın ele geçirdiğinin anlatılması tamamen yaptıkları koltuk kavgasını politik mecraya çekme çabasından başka bir şey değildir. Ayrıca disiplin süreçlerinin tamamında ihraçları savundukları halde ve Disiplin Kurulu Başkanı kendi gruplarından olduğu halde ihraçlara karşı çıkıyorlarmış algısı oluşturmaya çalışmaları tutarlı bir yaklaşım olmasa gerek.


    EĞİTİM SEN tarihinde ilk kez bir Genel Başkan ve MYK üyesi kongrede temsil yetkisini yerine getirmeden, eleştirileri dinlemeden, aklanmadan kongre salonunu terk etmiştir. DSD kongre öncesinde seçimlerde nispi temsil sisteminin uygulanması önerilerine de karşı çıkmıştır.  Genel Kurul gününden başlamak üzere çeşitli basın yayın organlarında ve sosyal medyada yapılan paylaşımlar ile çeşitli yandaş ve ırkçı medya kuruluşları tarafından yapılan açıklamaların EĞİTİM SEN’i linç etme argümanı olarak kullanması düşündürücüdür. “Ben varsam çok iyi, ben yoksam canı cehenneme” anlayışı tam da bu olsa gerek.


    Diğer yandan Emek Hareketi’nin oylama öncesinde seçimlerden çekilmiş olması tamamen Demokratik Emek Hareketi’ni yalnızlaştırma ve kongrenin meşruiyetini önümüzdeki süreçte sorgulama kurnazlığından başka bir şey değildir. Başından beri KHK’lı ihraçların kurullarda görev almasına karşı bir tutum belirleyen, bu tutumu ile süreci tıkayan ama şubelerde dahi bu kararını hayata geçiremeyen Emek Hareketi bu genel kurul sürecinde de pragmatist yaklaşımını sürdürmüştür. Emek Hareketi’nin bu kongre sürecinde seçimlerde eksik de olsa nispi temsil yöntemini savunması elbette önemli bir gelişmedir. Yalnız bundan önce bazı genel kurullarda nispi temsile şiddetle itiraz eden Emek Hareketi genel kurulun bu kaos ortamının oluşmasında sorumlulardan birisidir.


    Demokratik Emek Hareketi her dönemde EĞİTİM SEN ve KESK’in yürütmelerinde ağırlıklı belirleyen olarak yer almış, sendikal politikaların belirlenmesinde etkin olmuştur. Bu durum sendikal mücadelenin başarı ve başarısızlığında kendisini sorumlu görmeyi de beraberinde getirir. Kongre öncesi demokratik sürecin işletilememiş olmasında, önümüzdeki dönem kurullarda yer alacak kadroları ağırlıklı olarak belirleme düşüncesi sendikal demokrasi ilkesi açısından sorunlu olmuştur. Bu süreçte atılan adımların, yürütülen çalışmaların demokratik olgunluk içerisinde yapılması ve eleştiri, özeleştiri mekanizmalarının işletilmesi gerekirdi.


    eğiti2


    Kongrelerin sadece seçimden ibaret olmadığı, sendikal politikaların tartışıldığı, sendikaların yapısal sorunlarına çözümlerin üretilmesi gerektiği bilinen bir gerçekliktir. Böyle bir sürecin hayata geçmesi için öncesinde tabandan başlayarak demokratik tartışma süreçlerinin işletilmesi, akademik çalışmaların yapılması, tabanın taleplerinin alınması ve ortak kararlaşmanın sağlanması gerekirdi. Bu süreci bütünlüklü olarak işletecek olan ise genel merkez yürütmeleridir. Ne yazık ki MYK’yı oluşturan sendikal anlayışların tamamı şimdiye kadar böyle bir süreç işletmemişlerdir. Bu nedenle Emek Hareketi’nin bu çalışmaları atlayarak son anda nispi temsil için önerge vermeleri samimiyetten uzaktır.


    Kongrede yaşanan bir başka gelişme ise KEC’li bazı üyelerin ihraç edilmesidir. İhraç süreci Eğitim Sen MYK’sını oluşturan grupların ortaklaştığı ve disiplin sürecini birlikte işlettikleri bir seyir izlemiştir. Her sendikal anlayışın elbette farklı mücadele yöntemleri olabilir. Ancak bu mücadele yöntemi KESK’i hedef alan bir eylemliliği kapsamaz. Bu nedenle KESK’e karşı yapılanları onaylamak kesinlikle kabul edilemez.  Fakat faşizme karşı birleşik mücadele fikriyatını ön plana çıkardığımız bu dönemde politik nedenlerle disiplin suçu işlemiş olanların ihraç edilmesi yerine bir ara formül geliştirilebilirdi. Bu sorumluluk ise yine kongre öncesinde Eğitim Sen MYK’sını oluşturan grupların hepsine düşmekteydi. Bu gruplar demokratik olgunluğu gösterememişlerdir.


    Eğitim sen tarihsel kökleri ve mücadele birikiminin sonucu olarak sadece kendi üyelerinin değil, Türkiye’de insan hak ve özgürlüklerinden yana olan herkesin, barış ve demokrasi isteyenlerin, gerici-ırkçı eğitim sistemine itiraz eden öğrenci ve velilerin de örgütüdür. Grupsal çıkarları uğruna EĞİTİM SEN örgütlülüğünü zaafa uğratacak, EĞİTİM SEN’i ve ona emek veren dinamikleri hedef haline getirecek tutumlar, doğrudan faşizme karşı birleşik mücadelenin dışında kendisini konumlandırmak demektir.


    Uzun zamandır KESK’e bağlı sendikaların büyük bir bölümü bir emek örgütü olmasından kaynaklı sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışı doğrultusunda yönetilmemiştir. Emek ve demokrasi mücadelesinin birbirinden kopuk yürütülemeyeceği aşikârdır. Emek ve demokrasi mücadelesi sınıf örgütü olduğumuz atlanarak da yapılamaz.


    Biz Emeğin Kurucu İnisiyatifi olarak Kamu Emekçileri Sendikalarında yaşanan yapısal sorunların çözümü ve gelişen neoliberal politikalar karşısında sendikal politikalarımızın neler olacağının belirlendiği kapsamlı bir tartışmanın ve bunun akabinde ortaklaşılmış bir çalışmanın yapılmasını öneriyoruz. Yönetimde temsil tartışmaları ve kongrelerin buraya düğümlenmesinin panzehri sendikal demokrasinin hayata geçirilmesidir.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    MESEM raporları: MEB 13, İSİG en az 20 öğrencinin yaşamını yitirdiğini açıkladı

    1 Temmuz 2026

    Ağaç A.Ş. işçileri 6 yıl sonra güvenlik soruşturmasıyla işten çıkarıldı

    1 Temmuz 2026

    Niğde’deki havai fişek fabrikası patlamasında 2 kişi tutuklandı

    30 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Ateşin sesindeki hakikat: Madımak

    Muhsin Dalfidan

    Madımak katliamını unutma, unutturma!

    Toros Korkmaz

    Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

    Mehmet Murat Yıldırım

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Teşbihte hata olur…

    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    MESEM raporları: MEB 13, İSİG en az 20 öğrencinin yaşamını yitirdiğini açıkladı

    1 Temmuz 2026

    Ağaç A.Ş. işçileri 6 yıl sonra güvenlik soruşturmasıyla işten çıkarıldı

    1 Temmuz 2026

    Niğde’deki havai fişek fabrikası patlamasında 2 kişi tutuklandı

    30 Haziran 2026
    KADIN

    EŞİK’ten 12. Yargı Paketi uyarısı: “Eşit miras hakkı tehlike altında”

    27 Haziran 2026

    Batman’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporu ortaya çıktı: Tırnak örneğinde erkek DNA’sı bulundu

    25 Haziran 2026

    TJA’nın Özel Batman Şifa Bakım Merkezi önündeki adalet nöbeti devam ediyor

    21 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.