Haber Merkezi, (SH)
Dersim’de 1937 ve 1938 yıllarında yaşanan askeri harekatlarda resmi kayıtlara göre 13 bini aşkın kişi hayatını kaybederken, farklı kaynaklar bu sayının en az 70 bin olduğunu belirtmektedir. Katliam döneminde on binlerce kişi farklı kentlere sürgün edilmiş; Seyid Rıza, oğlu Resik Hüseyin ve arkadaşları, 15 Kasım 1937’de Elazığ’da kurulan özel mahkemede yargılanarak idam edilmiştir.
Özür açıklaması ve cevapsız kalan sorular
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2011 yılında “Devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa ben özür dilerim ve diliyorum” açıklamasını yapmıştır. Ancak bu açıklamaya rağmen ne Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmış ne de tarihe “Dersim’in kayıp kızları” olarak geçen kadınların akıbeti açığa çıkarılmıştır. Katliama dair gerçek bir yüzleşme adımı henüz atılmamıştır.
Katliamın tanıkları o günleri anlatıyor
94 yaşındaki Ahmet Eral, çocukluk yıllarında tanık olduğu olaylarda köylerin yakıldığını ve her yerin dumanla kaplandığını ifade etmektedir. Köylülerin dağlara kaçarak saklandığını belirten Ahmet Eral, insanların aç ve susuz perişan olduğunu dile getirmiştir. Katliamdan sağ kurtulan Qoto isimli bir köylünün, cenazelerin altına saklanarak ve kanlar içinde sürünerek kurtulduğuna dair anısını paylaşmıştır.
Bir diğer tanık olan 92 yaşındaki Hüseyin Güler ise, Pertek‘in Avşeker köyünün sadece bir karpuz meselesi yüzünden yakıldığını anlatmıştır. Hüseyin Güler‘in aktarımına göre; iki askerin bostandan karpuz kesmesi üzerine çıkan tartışma sonrası askerlerin geri dönerek köyü ateşe verdiği belirtilmektedir.
