Haber: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, zorunlu din derslerinin yarattığı hak ihlallerinin tespiti ve bu uygulamanın kaldırılarak laik, çoğulcu ve bilimsel bir eğitim düzeninin inşası için Anayasa’nın 98’inci, TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
“Müfredat Sünni İslam odaklı, Aleviler ve farklı kesimler ayrımcılığa uğruyor”
Araştırma önergesinin gerekçesinde, 1982 Anayasası’nın 24. maddesiyle zorunlu kılınan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin nesnel bilgi aktarımından uzaklaştığı ve Sünni İslam’ın inanç, ibadet ve davranış kalıplarını dayatan bir asimilasyon aracına dönüştüğü belirtildi.
Önergede, Aleviliğin bu müfredat içinde Sünni çerçevenin tali veya folklorik bir unsuru gibi sunulmasının Alevi çocuklarda kendi kimliklerinin saygın biçimde temsil edilmediği duygusunu derinleştirdiği vurgulandı. Sorunun yalnızca Alevilerle sınırlı olmadığı; Hristiyan, Musevi, Ezdi topluluklar ile ateist, agnostik ve çocuklarına din eğitimi verilmesini istemeyen tüm ebeveynler açısından bir hak ihlali yarattığı ifade edildi. Muafiyet mekanizmasının dar tutulması ve belge istenmesinin ise öğrencileri fişleme, damgalanma ve ayrımcılık riskiyle baş başa bıraktığı kay kaydedildi.
Yargı kararları ve uluslararası modeller hatırlatıldı
Gerekçede, devletin inançlar karşısında tarafsız olması gerektiği altı çizilerek AİHM’in Hasan ve Eylem Zengin/Türkiye ile Mansur Yalçın/Türkiye kararlarına; AYM Genel Kurulu’nun Hüseyin El ve Nazlı Şirin El kararına ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 2024 tarihli ara kararına dikkat çekildi. Tüm bu yargı kararlarında müfredatın çoğulcu ve nesnel olmadığının tespit edildiği hatırlatıldı.
Dünyadaki örneklere de yer verilen gerekçede; Fransa, ABD, Japonya, Hindistan, Almanya, Norveç, İsveç, Kanada ve Azerbaycan gibi ülkelerdeki modeller aktarıldı. Bu ülkelerde devlet okullarında mezhepsel/dini telkinin yapılmadığı, din eğitiminin tümüyle isteğe bağlı olduğu veya dinlerin nesnel-tarafsız bir kültür dersi olarak öğretildiği belirtilerek, Türkiye’deki anayasal zorunluluk ve asimilasyoncu yapının istisnai ve antidemokratik bir model oluşturduğu vurgulandı.
Komisyonun görevleri ve çözüm talebi
Meclis Araştırması açılması durumunda kurulacak komisyonun yürütmesi gereken alanlar şu şekilde sıralandı:
- 1. Müfredat ve materyal incelemesi: Zorunlu ve seçmeli din dersi kitaplarının, öğretmen yetiştirme süreçlerinin ve okul içi dini faaliyetlerin laiklik ve çocuk hakları açılarından denetlenmesi.
- 2. Verilerin açıklanması: Muafiyet başvuruları, kabul-ret oranları, istenen belgeler ve muaf tutulan öğrencilere alternatif ders sunulup sunulmadığına ilişkin ülke çapındaki verilerin şeffaflaştırılması.
- 3. Paydaşların dinlenmesi: Alevi kurumlarının, eğitim sendikalarının, çocuk hakları örgütlerinin, velilerin ve bağımsız uzmanların komisyonda dinlenmesi.
- 4. Yasal düzenleme: Zorunlu din derslerinin kaldırılması; din ve hayat görüşleri öğretiminin yalnızca nesnel, eleştirel, çoğulcu ve tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak yeniden yapılandırılması için gerekli anayasal ve yasal adımların belirlenmesi.
