Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Çerkezköy’de Kürt dili ve kültürü derneğine silahlı saldırı

    7 Eylül 2026

    Okullar açılırken

    6 Eylül 2026

    Saksonya-Anhalt’ta aşırı sağ birinci çıktı: AfD oylarını yüzde 44,5’e yükseltti

    6 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      6-7 Eylül’den Çerçeve Yasa’ya tarihsel hafıza ve demokratik dönüşüm

      6 Eylül 2026

      Kalıcılığı sınırlandırılmış bir sergi: Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi

      5 Eylül 2026

      1 Eylül Dünya Barış Günü’nün düşündürdükleri: Muhalefet, savaş ve birleşik mücadele

      3 Eylül 2026

      Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

      2 Eylül 2026

      Annemin Uyurgezer Geceleri: Geçmişe makyaj yapsanız değişir mi…

      2 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Darbeyi püskürtebiliriz, püskürtmeliyiz!

    Darbeyi püskürtebiliriz, püskürtmeliyiz!

    ERTUĞRUL KÜRKÇÜ Yeni Yaşam için yazdı: Erdoğan ve şürekasına 31 Mart 2024’te metropollerde oluşan ikili iktidarın kişilerle kaim olmadığını, derinleşerek kendi yolunu açmaya devam ettiğini göstermek üzere ortak bir direniş cephesi örmek muhalefetin bütün renk ve kesimlerinin tarihsel görevidir. Darbeyi püskürtebiliriz…
    Ertuğrul Kürkçü20 Mart 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Erdoğan’ın “büyük turp”u heybeden çıktı: Bir seçimle asla yenemeyeceğine artık tamamen kani olduğu Ekrem İmamoğlu’na düzenlediği önleyici darbeyle iktidar mücadelesini iç savaş eşiğine taşıdı.

    “Önleyici darbe”

    Dün İstanbul Üniversitesi’nin ısmarlama “diploma iptali” kararı sonrasında iftar için konuk olduğu ailenin evinde verdiği demeçte söyledikleri, Ekrem İmamoğlu’nun durumun vahametini tam olarak kavradığına kuşku bırakmıyor: “Artık demokratik bir yarış söz konusu değil. Tek meşruiyet var, o da milletin gücünün ortaya çıkması.”

    Önleyici darbe işte bunun için: Milletin gücü ortaya çıkmasın diye.

    Erdoğan, 2019 yerel seçimleriyle ülkenin bütün metropollerinde yerel yönetimleri CHP ve ittifaklarına kaptırdığı, bu ittifak alanının 2024’te neredeyse iki katına çıkmasıyla gelişen ikili iktidar durumu sürerken gidilecek seçimlerde dengenin korunamayacağını, hile ve zorbalıkla elde edilmiş iktidarın halk oyuyla elde tutulamayacağını işaret eden tüm göstergeler karşısında, ikili iktidarı zorla ve hukuku silahlaştırarak dağıtmaya yönelik darbesinde stratejik aşamaya geçti. Buradan geri dönüş yok, ya tam boy bir faşizme yönelecek ya da tarihten silinip gidecek.

    Operasyonun planlamadan uygulamaya geçişi: 2 Ekim 2024

    Bu hamlenin hazırlık manevralarında son evreye geldiğimiz, geçtiğimiz ay düzenlenen “HDK gözaltıları” fezlekesinden belliydi: Diktatörlüğe göre, 31 Mart 2024 İstanbul yerel seçimlerinde Büyükşehir ve ilçe belediyelerinde Kürt seçmenin CHP adaylarına yönelişi -yani muhalefetin etnisiteye göre bölünmesinin sonuna gelinişi- başlı başına bir “suç kanıtı”ydı.

    7 Haziran 2015 seçimlerinde stratejik oylarıyla AKP’nin tek başına iktidar olmasının önünü kesen, 31 Mart 2019 ve 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde metropolleri iktidar blokunun elinden çekip alan, Bahçeli’nin “Türkiye’nin kaymağını yiyenler, boğazda yalılarda viskisini yudumlayıp oyunu HDP’ye veren şerefsizler” diye andığı seçmen kitlesinin, her ay istikrarlı olarak İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı seçeneğinin arkasına dizilmeye yöneldiğini gösteren anketlerin ardından İstanbul operasyonunun planlanması talimatının verildiğini, uygulamanın, bilfiil 2 Ekim 2024’te Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına tayiniyle başladığını olan bitenlerden anlıyoruz.

    Erdoğan önce Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’i, ardından Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ı tutuklatıp İstanbul yerel yönetimlerine yönelik operasyonun düğmesine bastığında, CHP’den gelen ağır eleştiriler ve protestolar karşısında, “Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının sebebi bu,” demiş, asıl hedefinin Ekrem İmamoğlu olduğu saklamaya tevessül bile etmemişti. Darbe göstere göstere geldi.

    İmamoğlu’nun darbeyi açığa çıkartan atağı

    Darbenin, suret-i haktan görünmek maksadıyla, “yolsuzluk”, “rüşvet”, “terörle mücadele” kılıfları arkasına saklanması kimseyi yanıltmamalı. 19 Mart “turp” darbesi kurgusu ve zamanlamasıyla, esasen Cumhuriyet Halk Partisi’nin Tayyip Erdoğan’a açık bir siyasal meydan okuma olarak sahnelediği, Ekrem İmamoğlu’nun tek aday adayı olduğu cumhurbaşkanı adaylığı ön seçimini önlemeye yönelik bir siyasal darbe olarak geldi. Rejimin planlama, istihbarat, halkla ilişkiler ve lojistik açısından devlet iktidarının bütün imkanlarına sahip olması dolayısıyla bir ölçüde proaktif davranabilmiş olmasına karşın, İmamoğlu’nun, esasen kendi sezgileri ve inisiyatifiyle rejimin hazırlıklarını deşifre ederek, iktidarın demokratik bir seçim sürecini rayından çıkarmaya yönelik bir darbeye kalkıştığı sırada suçüstü yakalanmasını sağladığını söylemek mümkün.

    İmamoğlu ve 100’ü aşkın İBB ve ilçe belediyeleri yetkilisinin eş zamanlı göz altılarıyla kalmayan, CHP ön seçiminin sonuçlanacağı 23 Mart günü dahil İstanbul meydanlarına giden metro ve toplu ulaşım seferlerinin iptali ve kent genelinde toplantı ve gösteri yasaklarıyla bir arada düşünüldüğünde bir adli operasyonla değil, halk iradesinin oluşum ve ifadesinin önlenmesi ve kriminalize edilmesine, silahsız ve barışçı bir muhalefet hareketinin silahlaştırılmış hukukla bastırılmasına yönelik bir darbeyle karşı karşıya olduğumuz açık.

    Rejimin saldırısı tabanda kaynaşmış halkın çoğul dayanışmasına

    Bu hakikati saptamayan, bu darbeyle yüzleşmeyen siyaset, tanıklığının yükleyeceği sorumluluğa katlanma cesaretinden yoksun olmasının gözünün önünde işlenen cinayeti görmezden gelme hakkı sunduğuna kendisini inandıracak kadar bön kimselere mahsustur. Böyleleri, kazaen de olsa doğru bir siyaset izleyemez, çünkü siyaset eninde sonunda güçle yapılacağından bugün göz yumulan her darbe günü geldiğinde lazım olacak gücün bir bölümünden daha vazgeçmiş olmak anlamına gelir.

    Öte yandan, rejimin saldırısı nihai olarak CHP’nin muhtemel Cumhurbaşkanı adayına yönelmekle birlikte, onu rejimin hışmına maruz bırakan asıl büyük hakikat, İstanbul’da ve bütün metropollerde statükoyla sorunu olan, yoksulluktan beli bükülen, AKP’li olmadığı için her yerde sıranın sonuna tepilen, çiğnenen hak ve onurunun acısını çıkartacağı bir vesile arayan, kendisine dayatılan hayatı yaşamaya razı olmayan, özgürce hayallerinin peşinden gitmek, kendi dilinde konuşmak ve türkü söylemek, kendi inancını kendi bildiğince yaşamak peşinde koşan genç-yaşlı, kadın-erkek, Türk, Kürt, Alevi milyonlarca muhalif tarafından özgürlüklere alan açılması için desteklenmeye layık görülmesi ve yerel iktidarın böylece AKP’nin elinden alınmasıydı.

    Özetle, rejimin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İmamoğlu’na darbesi, esasen bu milyonların iradesine ve bu iradenin merkezi hükümete yönelmesinin önünü kesmeye yönelik bir “önleyici darbe” girişimidir.

    Güçlü ve birleşik bir direnişi örmek

    Ekrem İmamoğlu’na karşı açılan davalar, gerçek hukuki işlemlerden çok silahlaştırılmış hukuku elinde tutanların silahsız muhaliflere açtığı eşit olmayan kuvvetlerle yürütülen bir meydan savaşı tablosu oluşturuyor. Suçlamalar, suç oluşturan gerçek fiillere yönelmektense Erdoğan’ın istibdadına meydan okunmasını engellemeye yönelik. Türkiye’deki darbe Brezilya, Rusya veya ABD’de şahit olduğumuz tarihsel kalıpları takip edecek olursa, bu davalar, İmamoğlu’nu siyasetten uzaklaştırmada başarılı olarak Erdoğan’ın faşizme yönelişinin önünü açmak ya da geri teperek muhalefetin daha güçlü ve birleşik bir direnişi ile ve kamuoyunda potansiyel bir değişim dinamiğini tetiklemekle sonuçlanabilecektir.

    Sonuç, iç direnişe, yargı bağımsızlığından geriye ne kalmış olduğuna ve uluslararası toplumun gidişata göstereceği ilgi ve tepkiye de bağlı olacaktır. Biz birincisinden sorumluyuz: Erdoğan ve şürekasına 31 Mart 2024’te metropollerde oluşan ikili iktidarın kişilerle kaim olmadığını, derinleşerek kendi yolunu açmaya devam ettiğini göstermek üzere ortak bir direniş cephesi örmek muhalefetin bütün renk ve kesimlerinin tarihsel görevidir. Darbeyi püskürtebiliriz…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Okullar açılırken

    6 Eylül 2026

    İBB Davası’nda 75’inci gün: 51 sanığın tutukluluğuna devam kararı

    3 Eylül 2026

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    31 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    6-7 Eylül’den Çerçeve Yasa’ya tarihsel hafıza ve demokratik dönüşüm

    Korkut Akın

    Kalıcılığı sınırlandırılmış bir sergi: Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi

    Şebnem Oğuz

    1 Eylül Dünya Barış Günü’nün düşündürdükleri: Muhalefet, savaş ve birleşik mücadele

    Mahsuni Gül

    Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ebru Z. Yıldırım

    Okullar açılırken

    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Ertuğrul Kürkçü

    Müzakere ve mücadele

    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Direniş kazandı: Gökay Çakır ve Başaran Aksu serbest!

    4 Eylül 2026

    Cezaevinden mesaj gönderen Başaran Aksu: “Rejimin tek dayanağı sömürü, korkuyorlar”

    4 Eylül 2026

    İBB Ağaç AŞ’de 126 günlük direniş zaferle sonuçlandı: İşten çıkarılan işçiler işe iade edildi

    3 Eylül 2026
    KADIN

    Kadın hakları mücadelesinin simge ismi Gloria Steinem 92 yaşında yaşamını yitirdi

    3 Eylül 2026

    Gülistan Doku soruşturması: 5. dalga operasyonunda adliyeye sevk edilen 3 kişiden 1’i tutuklandı

    31 Ağustos 2026

    DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça Cupolo’dan Sultan Kara cinayeti tepkisi: İhmaller Meclis gündemine taşındı

    31 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.