Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İran’la savaşın sınırları

    1 Mart 2026

    İran devlet televizyonu duyurdu: Ali Hamaney’in öldüğü doğrulandı

    1 Mart 2026

    Bursa’da laik ve bilimsel eğitim vurgulu eylem: “Okullar dini referanslarla kuşatılamaz”

    28 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

      27 Şubat 2026

      Zil sesi ilahi olan bir ülkede çocuk olmak

      26 Şubat 2026

      Bir karikatürün içinden baktım ülkeye

      23 Şubat 2026

      Alican Uludağ, Hakan Tosun ve susturulan kalemler: Gerçeğin bedeli

      22 Şubat 2026

      Arjantin’in yeni iş kanunu işçinin ayağına kölelik prangası vurdu

      21 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      İran’la savaşın sınırları

      1 Mart 2026

      Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

      27 Şubat 2026

      Kemal Türkler 100 yaşında!

      23 Şubat 2026

      Cemil’in manifestosu

      16 Şubat 2026

      Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

      15 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » CHP’nin yedeği olmak

    CHP’nin yedeği olmak

    Siyasi Haber14 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Kadir Akın yazdı

    İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı HDP’li Sırrı Süreyya Önder’in aday adaylığını açıkladığı günden beri bu adaylığa karşı çıkan, bu adaylığın “oyları böleceği”ni ifade eden ve S. S. Önder’in sadece CHP’yi eleştiren tutumuyla AKP yanlısı olduğunu iddia eden bir söylem giderek yaygın medyanın bir kesiminde kendisine yer buldu. Yaygın medyanın yanı sıra kendisine “sosyalist” diyen bir kesimden de benzer yakınma ve eleştiriler içeren yazılar ve makaleler ortalıkta boy göstermeye başladı.

    AKP iktidarından kurtulmak, stratejiyi bunun üzerine kurmak, yerine ne geleceği sorusuyla ilgilenmemek ister istemez bu fikre inananı iktidar perspektifinden uzaklaştırıyor, iddiasız ve CHP’nin yedeği bir noktaya sürüklüyor. Zaten böyle olanlar için bir sorun yok da, farkında olmadan bu noktaya sürüklenenler için gerçekten kötü bir durum yaratıyor.

    HDP kendisini; Kemalist, statükocu, olan biteni anlamaktan uzak durumda bulunan CHP’nin de, konjonktür partisi olarak İslamcı, Türkçü, muhafazakar bir koalisyon olarak kendi statüsünü yaratmaya çalışan AKP’nin de karşısında, üçüncü bir seçenek olarak tanımladı. Dahası, HDP batıda bütün partilerin karşısında kendisini tek seçenek olarak ilan etti. Dolayısıyla HDP karşısındaki diğer partilerden temel olarak farlı şeyler savunan bir partidir. Hem AKP ile  (Kürtler dolayısıyla) hem de CHP ile (hala bu partiyi solcu zannedenler nedeniyle) kesişen bir etki alanı vardır. Onun için de öncelikle bu iki partiye karşı kendini ayırt edecek bir söyleme sahip olması şaşırtıcı olmamalıdır. Hele CHP’nin iktidar bloğunda yaşanan krizden sonra kendisine verilen yeni görevler doğrultusunda üstlendiği yeni pozisyonun ucu görünmüşken!

    HDP’nin kendisini HDK olarak kurduğu günden beri AKP ile uğraştığı, bütün siyasi analizlerinde ve meclis kararlarında siyasi iktidara karşı kendisini konumlandırdığı ayan beyan ortadadır. Daha yakın zamanda, 17 Aralık operasyonu sonrası ortaya dökülen rüşvet ve yolsuzluklar karşısında en anlaşılır ve net tutumu HDP aldı. 27 Aralık’ta Eş Başkanlarının yaptığı basın toplantısında AKP’nin derhal istifa etmesi, parlamentonun kendisini feshederek erken seçim kararı alması gerektiğini, AKP’nin Kürt sorununun çözümünde samimi olmadığını, yolsuzlukların üstünün örtülmesine izin vermeyeceğini söyledi. Kürt Özgürlük Hareketinin kimi sözcülerinin yanlış anlaşılacak sözlerini düzeltme işini de HDP yönetimi ustaca üstlenmeyi bildi.

    S. S. Önder’in de “sadece” CHP ile uğraştığı ise tam anlamıyla kuyruklu yalandır ve bilinçli biçimde üretilmektedir. Önder’in CHP ile ilgili söylediği sözün bir o kadarını da AKP’ye karşı ettiği rahatlıkla görülebilir. AKP’nin iktidarını sarsan ve toplumsal muhalefetin yüreğine su serpen Taksim isyanında da, bu isyana giden yolda kilometre taşları olan İstanbul’daki bütün direnişlerde de Önder’in izlerini bulmak mümkündür. Emek sinemasının yıkımına karşı mücadele ederken de, Gezi parkında dozerin önüne dikilirken de, 31 Mayıs Cuma günü Taksim anıtı önünde gaz kapsülüyle yaralanıp hastaneye kaldırılırken de AKP’ye karşı mücadele ediyordu.

    Kaldı ki, CHP’yi “şiddetle” eleştirmek neden “AKP yanlısı” olmak olarak görünüyor kimi insanlara? Yanlış yapılıyor bile denmiyor, “AKP yanlısı” deniyor. Elbette bu durulan yere ve kullandıkları değerlendirme kriterine bağlı bir şeydir. O kriterin ekseninde yatan ise İstanbul’da yerel seçimleri AKP’nin kaybetmesidir. Ama AKP’nin kaybedebilmesi için de birisinin kazanması lazım sonuçta. O kazanan “biz” değiliz ve olamıyoruz bu kafaya göre. MHP olması fiziken düşünülemez. “İdeolojik” olarak da ciddi engelleri var. Faşist ya o. O zaman geriye kala kala CHP kalıyor. Sarıgül kalıyor. Ama AKP’nin kaybetmesi fikri o kadar belirleyici ki, mesela Ankara gibi bir yerde MHP’den CHP’ye bir faşistin aday olarak transfer edilmesi ise ciddi bir rahatsızlık bile yaratmıyor bu cenahta. Hele seçim kazanılırsa eleştirecek hiç bir şey kalmayacak. Oh denecek, nihayet Melih Gökçek’ten kurtulduk diyerek sevinecekler. Ama gelen kim, ne savunur, önemli değil. Bu mantıkta prensip falan yoktur. Olaylara dışarıdan bakan, CHP’nin yedeği olmaya razı, oradan medet uman ve beslenen, demokrasi güçlerinin, ezilenlerin, emekçilerin yanında durmayan bir anlayıştır bu.

    HDP, yerel seçimlerden öte başka anlamlar da ifade eden 30 Mart yerel seçimlerine; Ağustos ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de, arkasından gelecek parlamento seçimlerini de hesaba katan bir anlayışla hazırlanmaktadır. Bu amaca ulaşmak için, halkların; ezilenlerin, yoksunların ve yoksulların yaşamın her alanında söz ve karar sahibi olması; yönetim süreçlerine doğrudan katılması; devletin ve sermayenin hakimiyetinin sınırlandırılması ve aşılması gerektiğinin bilincindedir. HDP, gerçek demokratikleşmeye giden yolun, halkların geleceklerini kendi ellerine almasından geçtiğini savunur ve bunun için mücadele ederken, CHP’nin Kemalist ve statükocu anlayışından kesin ve net biçimde kopmanın gerekli olduğunun ödünsüz savunucusudur.

    Elbette Kürtlerden uzak durmayı kendisine temel prensip edinmiş, kendisini hala sosyalist zanneden “Atatürk Cumhuriyetçisi” zatların CHP’yi en azından günümüzün çözümü olarak görmesinde de şaşılacak bir yanda yoktur. Geçmişte kendilerince oluşturdukları çarşaf-postal ikileminde postalı tercih edeceğini söyleyecek kadar militarist olanların, “iyi at binicileri” oldukları kadar, tasfiye ettiklerinin arkasından “koy verin gidenleri” diye iyi türkü çığırıcısı olduklarını da unutmadık.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

    27 Şubat 2026

    Zil sesi ilahi olan bir ülkede çocuk olmak

    26 Şubat 2026

    Bir karikatürün içinden baktım ülkeye

    23 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ertan Eroğlu

    Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

    Mehmet Murat Yıldırım

    Zil sesi ilahi olan bir ülkede çocuk olmak

    Mehmet Murat Yıldırım

    Bir karikatürün içinden baktım ülkeye

    Elif Gamze Bozo

    Alican Uludağ, Hakan Tosun ve susturulan kalemler: Gerçeğin bedeli

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Evren Balta

    İran’la savaşın sınırları

    Adil Okay

    Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

    Aziz Çelik

    Kemal Türkler 100 yaşında!

    Mehmet Horuş

    Cemil’in manifestosu

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İstanbul Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin mücadelesine uluslararası destek

    27 Şubat 2026

    Almanya’da ulaşım grevi: Belediyelere bağlı hatlar durdu

    27 Şubat 2026

    Polyak direnişinin 8’inci gününde Bağımsız Maden-İş yöneticilerine gözaltı

    27 Şubat 2026
    KADIN

    Barışa İhtiyacım Var: Kadınlar konuştu Rapor sustu

    27 Şubat 2026

    DEM Parti’nin kadın cinayetleri önergesi Meclis’te reddedildi

    25 Şubat 2026

    DEM Parti’den kadın cinayetleri için genel görüşme talebi: “Kadınların yaşam hakkı sistematik olarak korunmuyor”

    25 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.