Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair kritik açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Kürt meselesinin demokratik çözümü, ekonomik kriz ve toplumsal yüzleşme konularına geniş yer ayıran Bakırhan, özellikle MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik “statü” önerisine verdiği destekle dikkat çekti.
“Sayın Erdoğan, buyurun tarihi birlikte yazalım”
Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında sorduğu “Öcalan’ın statüsü ne olacaktır?” sorusunu “tarihi” olarak nitelendirdi. Öcalan’ın fiziki koşullarının iyileştirilmesi ve iletişim imkânlarının genişletilmesinin sürecin sağlıklı ilerlemesi için zorunlu olduğunu belirten Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Bahçeli’nin bugün grup toplantısında statü konusunda ortaya koyduğu çerçevenin altına imzamızı atıyoruz. Sayın Erdoğan’ın da belirttiği gibi, süreci sonuna götürenler tarihe geçecektir. Biz de diyoruz ki: Tarih cesaret edenleri yazar; buyurun, tarihi birlikte yazalım Sayın Erdoğan.”
Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın tek derdinin sorun çözmek olduğunu ve kişisel konfor değil, özgür çalışma ve iletişim koşulları talep ettiğini vurguladı.
“PKK adım atmazsa ilk biz eleştireceğiz”
Sürecin ciddiyetinin “hukuk” ile ölçüleceğini ifade eden Bakırhan, Meclis’in bu konuda “izleyici değil, kurucu özne” olması gerektiğini savundu. Silah bırakanların hangi hukukla karşılanacağının netleşmesi gerektiğini belirten Bakırhan, örgütün silah bırakma sürecine dair şu taahhütte bulundu:
“Yasal adımlar atılsın. Sayın Öcalan’ın sürece katkı sunabileceği özgür çalışma ve özgür iletişim koşulları oluşturulsun. PKK gereğini yapmazsa, o zaman toplum çıksın desin ki: Evet, sorun karşı taraftadır. Kamuoyunun huzurunda söz veriyoruz: Bütün bunlara rağmen PKK adım atmazsa, silah bırakma sürecini hızlandırmazsa söz, ilk biz eleştireceğiz; ilk biz kabul etmeyeceğiz.”
Somut öneri: “Süreç İzleme ve Takip Kurulu”
Bakırhan, Kürt meselesinin çözümü için başlatılan süreci risklerden koruyacak somut bir mekanizma önerisinde de bulundu. Meclis’teki siyasi partilerin vereceği üyelerden oluşacak bir “Süreç İzleme ve Takip Kurulu” kurulmasını teklif eden Bakırhan, bu kurulun denetleyen değil, “kolaylaştıran” bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Kurulun akademi ve sivil toplumla istişare ederek ortak aklı işleterek sürecin güven içinde ilerlemesine katkı sunabileceğini belirtti.
Dersim Tertelesi ve mezar yerleri çağrısı
Konuşmasında Dersim Tertelesi’nin 89. yıl dönümüne de değinen Bakırhan, 4 Mayıs’ın Dersim’in kara hafızasında büyük bir insanlık suçu olduğunu ifade etti. Devletin Tertele’yi tanıması ve özür dilemesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Seyit Rıza, Şeyh Said ve bütün yol arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır. Hakikatsiz barış eksiktir” dedi.
Ekonomik kriz: “Hayırsız zirveleri istemiyoruz”
İran ile ABD arasındaki gerilimin küresel etkilerine ve Türkiye’deki yansımalarına dikkat çeken Bakırhan, iktidarın “başarı” söylemlerine karşı halkın yaşadığı gerçekleri sıraladı. Enflasyon, risk primi, bütçe açığı ve işsizlik verilerini “hayırsız zirveler” olarak tanımlayan Bakırhan, “Karslı hayvancılıktan, Rizeli çaydan hayır görsün. Biz bu uğursuz zirveleri değil, insan onurunun zirvede olduğu bir yaşam istiyoruz” şeklinde konuştu.
Engelliler Onur Yürüyüşü Günü
Bakırhan, partisinin engelli yurttaşların hak savunuculuğunu üstlendiğini belirterek, her mayıs ayının ilk pazar gününü “Engelliler Onur Yürüyüşü Günü” ilan ettiklerini duyurdu. Diyarbakır’da gerçekleştirilen ilk yürüyüşün önemine değinen Bakırhan, kentlerin erişilebilir kılınması ve işaret dilinin anadil olarak tanınması gibi taleplerin takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.
