Avustralya hükümeti, 1999-2003 yılları arasında faaliyet gösteren ve adı skandallarla anılan Woomera Göçmen Gözaltı Merkezi’nde tutulan onlarca sığınmacıya toplam 17 milyon euro tazminat ödemeyi kabul etti.
Haziran ayının başında Avustralya Yüksek Mahkemesi’nin, hükümetin bu tür gözaltı uygulamalarına karşı “tazminat dokunulmazlığı” olmadığına hükmetmesinin ardından, 38 eski tutuklu adına açılan toplu davada taraflar resmen uzlaşmaya vardı.
Woomera göçmen gözaltı merkezi nedir?
Güney Avustralya çölünde kurulan ve 2003 yılında kapılarını kapatan Woomera Merkezi, dönemin muhafazakâr hükümeti tarafından deniz yoluyla ülkeye ulaşmaya çalışan sığınmacıları caydırmak ve engellemek amacıyla açılmıştı.
Merkezin profili ve yaşananlar şu şekilde kayıtlara geçmişti:
- Nüfus: Merkezde bir dönem çoğunluğu Irak ve Afganistan’dan kaçan yaklaşık 1.500 kişi tutuldu. Bu kişilerin üçte birini ise çocuklar oluşturuyordu.
- Hak İhlalleri: Yıllar boyunca insan hakları örgütlerinin hedefi olan kampta; sığınmacıların açlık grevleri sırasında ağızlarını diktiği, toplu kaçış girişimlerinde bulunduğu ve çok ağır psikolojik travmalar yaşadığı kamuoyuna yansımıştı.
“Bazıları bu günü görecek kadar yaşayamadı”
Davacı mültecileri temsil eden hukuk bürosu adına açıklama yapan Nicholas Kitchin, alınan kararın tarihi bir adım olduğunu ancak büyük bir hüzün barındırdığını ifade etti:
“Davacıların bir kısmı maalesef bu sonucu görecek kadar uzun yaşayamadı. Birçok eski sığınmacı bugün Avustralya’da kendine yeni bir yaşam inşa etti, aile kurdu; ancak o dönem çöl kampında maruz kaldıkları gözaltı sürecinin psikolojik etkilerini hâlâ derinden taşıyorlar.”
Avustralya İçişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin yaptığı kısa açıklamada, davanın mevcut hukuki ilkeler ve uygulamalar doğrultusunda uzlaşıyla çözüme kavuşturulduğunu belirtmekle yetindi.
Pasifik Adalarındaki kamplar hâlâ tartışılıyor
Woomera gibi çöl kamplarının kapatılmasının ardından Avustralya, sığınmacı politikasını değiştirmeyerek bu kez “açık deniz” stratejisine geçti. Deniz yoluyla gelen mülteciler, değerlendirme süreçleri boyunca Pasifik Okyanusu’ndaki uzak adalarda kurulan merkezlere gönderilmeye başlandı. Sığınmacılar yıllarca Nauru ve Manus Adası’ndaki kamplarda izole edildi.
Tazminat kararının alındığı günlerde mülteci hakları örgütleri, 2013 yılından beri Manus Adası’nda tutulan 36 yaşındaki İranlı Kürt bir mültecinin sağlık durumunun kritik aşamaya geldiğini duyurdu. Hükümete acil tıbbi tahliye çağrısı yapılırken, bu dava Avustralya’nın katı göçmen politikalarını yeniden dünya gündemine taşıdı.
