Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İran’da üç protestocu idam edildi

    4 Mayıs 2026

    DEM Parti Dersim katliamı için meclis araştırması istedi

    4 Mayıs 2026

    Hürmüz boğazında füze hareketliliği: İran ve ABD arasında tansiyon yükseliyor

    4 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Her bijî Amedspor!

      2 Mayıs 2026

      Devrimciler de ölür, ama…

      2 Mayıs 2026

      1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

      30 Nisan 2026

      1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

      30 Nisan 2026

      Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

      29 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026

      2026’da emeğin durumu

      3 Mayıs 2026

      Ermeniler, Aleviler, “kılıç artıkları” ve devlet

      30 Nisan 2026

      Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

      30 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Son Halep Valisi’nin Kobane kompleksi

    Son Halep Valisi’nin Kobane kompleksi

    ZAFER YÖRÜK Yeni Yaşam için yazdı: Tarih hep tekerrür ediyor. Idlib’de yıllardır beslenerek palazlanan SMO, 27 Kasım tarihinde muhalif cihatçılar Halep’e yönelirken farklı bir harekât talimatı alıyor. 2018’de Afrin işgalinden kaçıp Tel Rıfat’a sığınmış olan binlerce Kürt aileye saldırarak onları Fırat’ın doğusuna geçmeye zorluyor. Emirler adeta yüz yıl öncesinden, Abdülhalik Renda’dan geliyor. Yetmiyor. Yine aynı makamın emirleri doğrultusunda, SMO çeteleri bu kez Fırat’ın doğusuna saldırıyorlar.
    Zafer Yörük16 Aralık 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1936 İspanya İç Savaşı’nda cumhuriyetçi savaşçıların birlikte söylediği bir şarkı var: Ay Carmela! O şarkının bir yerinde “Biz faşistlerle savaşıyoruz; biz Moorlarla savaşıyoruz” sözleri geçer. 1990 yılında o şarkıdan esinlenen bir film Londra’da gösterime girdiğinde, sol basın bu dizelerde ırkçılık olup olmadığını tartışmıştı. Çünkü Moorlar diye ifade edilen kişiler, faşist general Franco’nun Fas’tan getirdiği sömürge askerleriydi.

    Tartışma süreci içinde anlaşıldı ki bu dizeler bir gerçekliğin ifadesiydi. Faslı birlikler, İspanyol ve Katalan halklarıyla birlikte onların da özgürlük ve bağımsızlığı için savaşan İspanyalı devrimcilere gözü dönmüş biçimde saldırmış ve büyük katliamlar gerçekleştirmişlerdi. Franco’nun İspanya halkının kasasından çaldığı paralarla yaptığı ödemeler, insanlığın ortak değerlerinden daha etkili olabiliyordu.

    Enternasyonal Tugaylar olarak İspanya’da gönüllü savaşmış dönemin İngiliz komünistlerinin yaşayan mensuplarından ardı ardına bu doğrultuda tanıklıklar yağınca tartışma kapandı. Burada Faslı ya da Afrikalı insanların bir nefret objesi olarak seçilmesi söz konusu değildi; çünkü o askeri birliklerin resmi adı da Regimientos Marroquíes, yani Fas Alayları’ydı.

    Bugünlerde devlet televizyonu ve iktidar kanalları “cepheden” bildiriyor. Hangi lisanı konuştuğu meçhul hatta herhangi bir lisan konuşup konuşmadığından asla emin olunamayacak bir çam yarması, anlaşıldığı kadarıyla şunu diyor: Minbiç’e girdik bizi çok güzel karşıladılar. Misafir ettiler. Çok memnun oldular. Sonra, sırtında asılı, onun bile boyundan büyük silahı işaret ederek, “bak ben bununla çok terörist öldürdüm” diye sırıtıyor. Çürük dişleri ortaya çıkıyor. Aklıselim hiç kimsenin böyle bir mahlûku misafir etmesi için hiçbir sebep bulunmadığı aşikâr. Tek neden, o sırtında asılı koca silahın yarattığı tehdit olabilir. Kamyonetlere ve Türk imalatı zırhlı araçlara sıkış tepiş doldurulduklarını izlediğimiz SMO unsurları içinde televizyona çıkabilir olarak seçilmiş en eli yüzü düzgün olanı bu belli ki.

    Bu, Suriye Milli Ordusu’nun kimlerden oluştuğunu tam olarak bilmek imkânsız. Çünkü derin devlet ve istihbarat işi. Maaşlar örtülü ödenekten mi, Savunma Bakanlığı bütçesinden mi ödeniyor; bilinmez. Ama etrafta oldukça yüksek rakamlar konuşuluyor. O nedenle olsa gerek motivasyonları yüksek. Azimle savaşıyorlar “vatan için”. Vatanlarının neresi olduğuysa meçhul. Adlarına bakılırsa Milli Ordu ama hangi milletin ordusu? Bilenler, Orta Asya ve Kafkasya’nın çeşitli ülkelerinden toplanmış olduklarını söylüyor. Franco’nun Fas alayları misali.

    Tarih hep tekerrür ediyor. İbni Haldun’un “geçmişler geleceğe suyun suya benzediğinden daha çok benzer” sözünü anlamak için Türkiyeli olmak gerekiyor. Heraklitos’a inat buralarda aynı suda değil iki, yirmi iki kere bile yeniden yıkanılıyor. Abdülhalik Renda diye bir Türk büyüğü var tarihte. Osmanlı’nın son Halep valisi. Cemal Paşa katliamının suç ortağı. 1915 Ermeni tehciri sırasında da Halep valisi koltuğunda oturan şahıs ve karanlık vukuatları var belli ki. Savaştan sonra Malta’ya sürgüne gönderiliyor. Ermeni soykırımına iştirak suçlamasıyla soruşturuluyor. Daha sonra geri dönüyor ve Ankara meclisinde görev alıyor. 1922’de İzmir’in ilk Kemalist valisi oluyor. Sonra çeşitli bakanlıklar yapıyor. Bu adam, Osmanlı ve Cumhuriyet devletlerinin her ikisinin de tipik has adamı. Amerikalı olsaymış “kurucu atalar” listesinde yer alacak, heykeli dikilecek şahsiyetler arasında olurmuş yani. Devletin o derecede has adamı.

    Renda, daha Halep’te valiyken payitahta bir rapor gönderiyor. Diyor ki Kürtler diye bir millet var. Bunlar ileride başımıza büyük bela olabilir. Çünkü Kürtlük, Türklüğün genetik ötekisidir. Zamanı ve içinden yetiştiği toplum göz önüne alındığında oldukça entelektüel bir ifade. Ve bu “belanın” def edilmesi için bir reçete öneriyor. Diyor ki, devlet olarak yapmamız gereken şey bu Kürtleri asla Fırat’ın batısına geçirmemektir. Olanları, Fırat’ın doğusuna sürmek ve batısında hiçbir Kürt bırakmamaktır. Bununla da kalmıyor. Gücümüz yetiyorsa, Fırat’ın doğusunda yaşayanları da ortadan kaldırmamız iyi olur. Türk devletinin bu önde gelen kurucu babası, milletini bu temellerde kuruyor. Kürt nefreti temelinde kuruyor.

    Tarih hep tekerrür ediyor. Idlib’de yıllardır beslenerek palazlanan SMO, 27 Kasım tarihinde muhalif cihatçılar Halep’e yönelirken farklı bir harekât talimatı alıyor. 2018’de Afrin işgalinden kaçıp Tel Rıfat’a sığınmış olan binlerce Kürt aileye saldırarak onları Fırat’ın doğusuna geçmeye zorluyor. Emirler adeta yüz yıl öncesinden, Abdülhalik Renda’dan geliyor. Yetmiyor. Yine aynı makamın emirleri doğrultusunda, SMO çeteleri bu kez Fırat’ın doğusuna saldırıyorlar. Yerli ve milli basın, “Kürtler köşeye sıkıştı: Ayn el Arab düştü düşecek!” çığlıkları atıyorlar.

    Bahsedilen yer Kobanê. 1973’te Hafız Esad’ın “Arap kemeri” hamlesi kapsamında adı değiştirilmiş. Türkiye’den aşina olduğumuz işler. Sadece adı değil, etnik kompozisyonu da değiştirilmeye çalışılmış. Bir baraj inşası kapsamında köyleri boşaltılan binlerce Arap aile, Rojava bölgesine yerleştirilerek Kürt nüfus “inceltilmeye” çalışılmış. Şimdi, Hafız Esad’ın bıraktığı yerden yok etme hamlesi için hazırlıklar yapılıyor Kobanê etrafında. 2014’te bunu IŞİD yapmaya çalışmış ama sonuçta bozguna uğrayarak kaçmıştı. Bunlar olurken, Türk başkanı Erdoğan önce YPG’yi Fırat’ın batısına geçirmeyiz demişti. Sonra da, “Kobanê düştü düşecek!” diye ilanda bulunmuştu. Şimdi, on yıl sonra aynı bölgeyi SMO çeteleri kuşatmaya çalışıyor. Abdülhalik Renda’nın kabir azabı içinde kıvranan ruhu uçmuş gelmiş Kobanê önlerinde emirler yağdırıyor. Yüz küsur sene önce Halep’te verdiği soykırım ve katliam talimatlarını harfiyen tekrarlıyor. Tarih böyle tekerrür ediyor olmalı.

    Tarih dersinde okulu ekip top oynamanın böyle vahim sonuçları olabiliyor ne yazık ki.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    4 Mayıs 2026

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    3 Mayıs 2026

    2026’da emeğin durumu

    3 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Her bijî Amedspor!

    Muhsin Dalfidan

    Devrimciler de ölür, ama…

    Mehmet Murat Yıldırım

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    Burak İmrek

    1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Fehim Taştekin

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    Ümit Akçay

    2026’da emeğin durumu

    Yetvart Danzikyan

    Ermeniler, Aleviler, “kılıç artıkları” ve devlet

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Filistin Gazeteciler Sendikası’nın Dünya Basın Özgürlüğü Günü mesajı: Basın özgürlüğü slogandan ibaret değildir

    4 Mayıs 2026

    Eti maden gümüş A.Ş. maden sahasını terk etti: İşçiler altı aydır maaş alamıyor

    3 Mayıs 2026

    1 Mayıs’ta biri MESEM öğrencisi 5 iş cinayeti

    2 Mayıs 2026
    KADIN

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.