Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    KDC’de Ebola salgını: Ölü sayısı 3 bin 901’e yükseldi

    28 Eylül 2026

    Cizre’de iş cinayeti: Temizlik işçisi hayatını kaybetti

    28 Eylül 2026

    Osmaniye’de okul bahçesinde silahlı saldırı: Öğretmen hayatını kaybetti

    28 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

      27 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

      26 Eylül 2026

      Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

      25 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -2- Efendi-köle diyalektiği

      25 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -1- Öfkeyi hatırlamak

      24 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Yeni keşfedilen insan türü ‘Homo bodoensis’ nedir?

    Yeni keşfedilen insan türü ‘Homo bodoensis’ nedir?

    Siyasi Haber7 Kasım 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Geçtiğimiz hafta bilim insanları yeni bir insan türünün keşfedildiğini duyurdu. Peki Homo bodoensis nedir ve adını nereden alıyor?

    Eski fosilleri yeniden analiz eden araştırmacılar, bunların yaklaşık 600.000 yıl önce Afrika’da yaşamış yeni bir hominin grubundan geldiklerini ve bu nedenle yeni bir tür adını hak ettiklerini söylüyorlar.

     

    Soyu tükenmiş yeni bir insan türü tanımlandı: Homo bodoensis. Tür, yeni fosillere dayanılarak değil, eski fosillerin yeniden incelenmesiyle tespit edildi. Araştırmacılar neden bunun başka bir insan türü olduğunu düşünüyor? İşte bilmeniz gerekenler.

     

    Homo bodoensis kimdi?

    Homo bodoensis, 770.000 ila 126.000 yıl önce, yaygın olarak Orta Pleistosen olarak bilinen, ancak şimdi teknik olarak Chibanian olarak adlandırılan bir dönemde Afrika’da yaşayan bir grup hominin fosilleri için önerilen isim. Tür, Kanada’daki Winnipeg Üniversitesi’nden Mirjana Roksandic ve meslektaşları tarafından tanımlandı. Adını 1976 yılında Etiyopya’nın Awash nehri vadisindeki Bodo D’ar’da bulunan Bodo kafatasından aldı. Kafatası yaklaşık 600.000 yaşında.

     

    Araştırmacılar, H. bodoensis’in yüz binlerce yıl boyunca Afrika’da geniş bir bölgede yaşadığını iddia ediyor. Bu türün diğer örneklerinin Zambiya’dan Kabwe 1, Tanzanya’dan Ndutu ve Ngaloba kafatasları ve Güney Afrika’daki Elandsfontein’den Saldanha kafatasını içerdiğini öne sürüyorlar. H. bodoensis’in doğu Akdeniz’de de var olmuş olabileceğini söylüyorlar.

     

    Tüm bu fosiller daha önce nasıl sınıflandırılıyordu?

    Bu fosillere daha önce genellikle çelişkili şekillerde kullanılan çeşitli tür adları verilmişti. Örneğin, hangi çalışmaları okuduğunuza bağlı olarak, Bodo kafatası çeşitli şekillerde Homo heidelbergensis veya Homo rhodesiensis olarak adlandırılmıştı. Her iki türü de tespit etmek aslında oldukça zor.

     

    H. heidelbergensis, adını Almanya’nın Mauer kentinde bulunan 609.000 yıllık bir çene kemiğinden alıyor. Orta Pleistosen boyunca Avrupa ve Afrika’dan bir dizi benzer kemik biliniyor. Ancak araştırmacılar, hepsinin H. heidelbergensis olup olmadığı konusunda fikir ayrılığı yaşıyor.

     

    H. rhodesiensis ise, ilk olarak Kabwe 1 kafatasını tanımlamak için adlandırıldı. Bu kemik 1921’de şimdiki Zambiya’da bulundu, ancak daha sonra Kuzey Rhodesia olarak adlandırıldı. O dönem bölge İngiliz İmparatorluğu tarafından kontrol ediliyordu. Rhodesia adı, bir İngiliz maden patronu ve politikacı olan Cecil Rhodes’dan geliyor. Roksandic, kısmen bu bağlantı nedeniyle adın nadiren kullanıldığını söylüyor.

     

    Orta Pleistosen’de başka hangi homininler yaşadı?

    Bu soruyu tek kelimeyle açıklamak gerekirse: Çok. Avrupa’da Neandertaller bu dönemde ortaya çıkarken, daha doğuda Asya’da kardeş grupları Denisovalılar da evrimleşti. Güney Afrika’da Homo naledi vardı. Son olarak, modern insanlar (Homo sapiens) yaklaşık 300.000 yıl önce (Orta Pleistosen’in yaklaşık ortasında) Afrika’da ortaya çıktı.

     

    Bu tür karmaşası “Orta Pleistosen’deki kargaşa” olarak adlandırıldı. Sorun, hangi fosillerin hangi türlere ait olduğunu, dolayısıyla her türün ne kadar yaygın ve uzun ömürlü olduğunu ortaya çıkarmak. Bir de hangi türlerin hangi türlere yol açtığını bulma sorunu var.

     

    Örneğin, H. heidelbergensis’in Neandertallerin atası olduğu düşünülürdü. Ancak bu doğru olamaz çünkü genetik bize Neandertallerin Orta Pleistosen’de erken, hatta muhtemelen en eski H. heidelbergensis fosillerinin zamanından önce ortaya çıktığını gösteriyor. 430.000 yıl önce İspanya’nın kuzeyinde yaşayan Neandertaller vardı. Son beş yılda, daha önce H. heidelbergensis olarak tanımlanan birçok Avrupa örneği, erken Neandertaller olarak yeniden sınıflandırıldı.

     

    H. bodoensis tüm bu türlerin neresinde?

    Roksandic ve meslektaşları bu karışıklığa bir anlam vermek istiyor. Daha önce H. heidelbergensis veya H. rhodesiensis olarak adlandırılan tüm Afrika fosillerinin tek bir tür, H. bodoensis olarak düşünülmesi gerektiğini savunuyorlar. Bu türün, sonunda bizim türümüzü meydana getirdiğini iddia ediyorlar.

     

    Bu arada, Avrupa’da bulunan H. heidelbergensis fosillerinin hepsinin erken Neandertaller olarak yeniden sınıflandırılabileceğini ve Doğu Akdeniz’den hiçbir türe tam olarak uymayan fosillerin melezleşmeyi temsil edebileceğini söylüyorlar.

     

    Roksandic, ekibin H. bodoensis’i bu Afrika homininlerinin “nihayet” bir Afrika ismine sahip olması için seçtiğini söylüyor.

     

    Herkes yeni bir tür adına ihtiyacımız olduğu konusunda hemfikir mi?

    Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nden Chris Stringer, buna gerek olmadığını söylüyor.

     

    Stringer, H. heidelbergensis’in çok esnek kullanıldığı konusunda hemfikir. “Heidelbergensis’in bu yaygın kullanımından kısmen ben sorumluyum.” diyor özür dilercesine. Kendisi şimdi bunun orijinal Mauer çene kemiği ve Sırbistan’daki Mala Balanica mağarasındaki BH-1 çene kemiği gibi diğer bazı Avrupa fosilleriyle sınırlı olması gerektiğini düşünüyor.

     

    Afrika kalıntılarına gelince, Stringer H. rhodesiensis’i kullanmaktan mutlu. Adının Cecil Rhodes için değil, bulunduğu ülke için verildiğini savunuyor ve bu nedenle onu onurlandırmıyor. Ayrıca, Uluslararası Zoolojik Adlandırma Komisyonu tarafından belirlenen kurallar, yerleşik isimlerin önceliğe sahip olduğunu belirtir – bu nedenle, H. rhodesiensis zaten resmi olarak adlandırıldığından, orijinal tanım yanlış olmadığı sürece kullanılmalı.

     

    Alternatif olarak, eğer H. rhodesiensis emperyal çağrışımları nedeniyle uygun görülmez ise, Stringer önceden var olan alternatifler olduğunu söylüyor. Örneğin, Roksandic’in ekibinin H. bodoensis’e yerleştirdiği örneklerden biri olan Saldanha kafatasına 1950’lerde Matthew Drennan tarafından Homo saldanensis adı verildi. Stringer, “Rhodesiensis’ten kurtulmuş olsanız bile, yeni bir tane oluşturmak yerine geçerli olacak başka isimler var.” diyor.

     

    Stringer ayrıca Bodo kafatasının doğrudan atamız olduğu iddiasına da şüpheyle yaklaşıyor. 2019’da ekibi, Bodo kafatasının ait olduğu türlerin türümüze farklı bir evrimsel yoldan gittiğini bulan insan yüzünün evrimi üzerine bir çalışma yayınladı.

     

    Makale: Mirjana Roksandic et al. 2021. Resolving the “muddle in the middle”: The case for Homo bodoensis sp. nov. Evolutionary Anthropology.

     

    Kaynak: Arkeofili

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    KDC’de Ebola salgını: Ölü sayısı 3 bin 901’e yükseldi

    28 Eylül 2026

    Venedik’te rekor kıran belgesel “NAZA”: İsrail askerlerinin itiraflarıyla siyonist işgalin ve Gazze soykırımının anatomisi

    10 Eylül 2026

    KDC’deki Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor: Can kaybı 3 bin 7’ye yükseldi

    2 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

    İsa Can Artar

    Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -2- Efendi-köle diyalektiği

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Cizre’de iş cinayeti: Temizlik işçisi hayatını kaybetti

    28 Eylül 2026

    İş cinayeti: 17 yaşındaki MESEM’li motokurye hayatını kaybetti

    27 Eylül 2026

    BİM işçisi anlatıyor: “Beni zorla işten çıkardılar, Kod 46’dan çıkışımı verdiler”

    24 Eylül 2026
    KADIN

    Erkekler kadın cinayetleri ve şiddete karşı yürüyecek

    28 Eylül 2026

    Bir günde 2 kadın katledildi

    25 Eylül 2026

    Erkek şiddeti durmuyor: Sakarya, Konya ve Hatay’da 3 kadın katledildi!

    21 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.