Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

    15 Ağustos 2026

    Hükumet enflasyon hedefini yüzde 26’den 28’e yükseltti

    15 Ağustos 2026

    1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

    14 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

      15 Ağustos 2026

      1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

      14 Ağustos 2026

      Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

      11 Ağustos 2026

      Özgür Özel’i anlamak

      11 Ağustos 2026

      Başlangıç nerede başlar?

      10 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘Acı reçete’ neyin semptomu?

    ‘Acı reçete’ neyin semptomu?

    Siyasi Haber16 Kasım 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ – Ergin YILDIZOĞLU Cumhuriyet için yazdı: “Cumhurbaşkanı, realitenin duvarına çarpınca sarsıldı, yön değiştirmeye çalışıyor.”

     


    Cumhurbaşkanı, realitenin duvarına çarpınca sarsıldı, yön değiştirmeye çalışıyor: “Dünyanın en güçlü ve zengin ülkelerinin dahi bir sonbahar yaprağı gibi savrulduğu böyle bir dönemde, Türkiye’nin maslahata uygun tedbirlerle yoluna devam etmesi gayet tabiidir. Bunun için yaşadığımız kritik dönemin ruhuna uygun şekilde, gerekiyorsa devlet ve millet olarak fedakârlık yapmaktan, acı da olsa doğru reçeteleri uygulamaktan kaçınmayacağız.” Yerli yabancı piyasa ekonomistleri sevindi. “Yeni dönem”, “normalleşme”, “adımlar korkusuz ve gerçek olmalı” gibi laflar havalarda uçuşmaya başladı. Bu tipler, “ne pahasına”, “kimin için” ya da “dönemin ruhuna gerçekten uygun mu” gibi soruları sormuyorlar ya da umurlarında değil.


     


    Zamanın ruhu o değil!


    Cumhurbaşkanı (kim bilgilendiriyor acaba), “en zengin ve güçlü ülkelerin sonbahar yaprağı gibi savrulduğu” dönemin, “ruhu” konusunda yanılıyor. “En zengin ve güçlü ülkeler”, neo-liberal ekonomik modelin, bütçe dengelerine ilişkin kaygılarını çoktan “rüzgâra savurup”, pandemi ortamında, çalışanların ve tüketicinin (kapitalizm bunlar olmadan işlemez) sağlığını, tüketim gücünü korumak, iflasları önlemek için adeta sınır tanımadan borçlanarak, harcamaya başladılar. IMF, Dünya Bankası, neo-liberal düzenleme modelini terk etmeye, finans sermayesinin gereksinimlerini arka plana iterek devletleri, sanayi politikalarına, iç pazarı güçlendirmeye (üretimi, yatırımı ve tüketimi planlamaya) yönlendirmeye başladı.


    Peki, yeri geldiğinde “büyük ve güçlü” ülke olduğunu iddia eden Türkiye’ye neden “acı reçete” alıyor? Sakın Türkiye, kendi ekonomisini (sermaye birikim sürecini) yabancı kaynak girişi olmadan yönetemeyen ya da uluslararası sermayeye değerlenme ortamı sunmaya devam ettiği sürece “yönetmesine izin verilen” bir “bağımlı ülke” olmasın?


     


    ‘Acı reçete’


    “Acı reçete” (neo-liberal kemer sıkma politikaları) esas olarak borç ödeme krizine giren ya da girmekte olan “bağımlı” ülkelere, kaynakları, ekonomik büyümeden, halkın refahından (tüketim kapasitesinden) alarak uluslararası mali sermayenin alacaklarını karşılamaya yönlendirmenin adıdır. Bir önceki dönemde, uluslararası sermaye verdiği kredilerle ülke ekonomisinde değerlenirken, tüketim, ithalat, enflasyon giderek artmış, ekonomi “ısınmaya” başlamıştır. Uluslararası mali sermaye ülkeyi kalkındırmaya değil, ülkede üretilen artık-değerden, faiz ve spekülatif getiriler üzerinden pay almak (değerlenmek) için gelir. Gelen yabancı sermayeden, aracıların yanı sıra, artık-değer üreten kesimler de yararlanır ama ülke içinde gerek siyasi rejim gerekse rantiye ve tüccar sınıflar, yabancı sermayeyi har vurup harman savururken, hızla servete dönüştürür, sık sık da yurtdışına park ederken, ülkenin birikim havuzu giderek uluslararası sermayenin değerlenme gereksinimlerini karşılayamayacak kadar küçülür. Yeni kaynak girişi giderek azalır, kaynak çıkışı hızlanır, uluslararası mali sermaye girişinin ayakta tuttuğu tüketim ve üretim daralmaya, ekonomi durma noktasına gelmeye başlar.


    Bu sırada, birileri ekonomi bilimi adına, “piyasalara güven vermeniz”, “kemer sıkmanız”, “gerçekçi” politikalar uygulamanız lazım demeye başlar. Tüm bu çok bilmiş ifadeler, “ülke içindeki kaynakları, toplumsal maliyetine bakmadan -popülizme düşmeden(!)- borç ödemeye yönlendireceksiniz” anlamına gelir. “Acı reçete” de bu noktada (pandemi ekonomiyi zaten daraltırken), borç tahsilatı adına, halkın yalnızca refahını değil, canını ve malını da hedef alan bir finansal şiddet aracından başka bir şey değildir.


    Sonuç olarak, “acı reçete” her şeyden önce, emperyalizme bağımlı bir ekonomiyi yönetmeye çalışanların beceriksizliğinin ve de acımasızlığının (kötülüğünün) bir semptomudur. Türkiye özelinde, “acı reçete”, ekonomik realite ile siyasal İslamın fantezilerinin çatışması, siyasal İslamın aklının karanlığında (faiz-enflasyon ilişkisinde olduğu gibi) atlaarabanın, neden ile sonucun birbirine karışmasının bir semptomudur. Bu karışıklık da rant geliriyle beslenen kesimin birikiminin, sanayi ve finans sermayelerinin değerlenme süreçlerine bağlı olduğunu bir türlü kabul edemeyen ucuz krediyle gelen kaynakları talan etmeye alışmış (450 milyar doları ne yaptınız?) aklın istikrarsızlığından kaynaklanıyor.


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bakanlık verileri şüpheli!

    10 Ağustos 2026

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    9 Ağustos 2026

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    6 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

    Mahsuni Gül

    1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

    Hüseyin Mat

    Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

    Mehmet Murat Yıldırım

    Özgür Özel’i anlamak

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.