Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Akdeniz cezaevlerinde hak ihlalleri tırmanıyor: Hak savunucuları hasta tutsak Devrim Ayık için adliye önündeydi

    27 Ekim 2026

    WMO’dan iklim krizi raporu: Sera gazı emisyonlarında rekor

    27 Ekim 2026

    İran’da 20 günde 87 kişi idam edildi

    27 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

      25 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 3. yazı

      21 Ekim 2026

      Hacı Bektaş Dergâhı Çelebilerine yönelik takibatlar: Yasaklar, soruşturmalar ve polis gözetimi

      20 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

      19 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 1. yazı

      18 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

      26 Ekim 2026

      Uçum kim gibi?

      21 Ekim 2026

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Mahmut Alınak: Ben Mehmud Avdo’yum

    Mahmut Alınak: Ben Mehmud Avdo’yum

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ben devletin dedeme verdiği ALINAK soyadını ve Mahmut olarak değiştirdiği adımı altmış iki yıl boyunca üstünde iğreti bir elbise gibi taşıyan sözde özgür, ama özde esir Mehmud Avdo’yum.

    Misak-ı Milli sınırları içinde işgal altında tutulan ve ezilen kardeş halklar Türkler, Kürtler, Kürt ve TürkAleviler, Çerkesler, Araplar, Lazlar, Ermeniler, Romanlar, Süryaniler, Ezidiler, Rumlar ve diğer esir halklarla aynı talihsiz kaderi paylaşan bir esirim.

    Ben Mehmud Avdo, Mahmut Alınak’ın suçlanan düşünceleri nedeniyle buradayım. Mahkemeniz, Mahmut Alınak’a 2007 Milletvekili Seçimleri döneminde milletvekili adayı iken, Kağızman’da yaptığı bir konuşmada eski Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eski Genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt’a hakaret ettiği suçlamasıyla verdiği 11 ay 20 günlük hapis cezasını açıklamak üzere yargılama yapmaktadır.

    Mahkemeniz halkın değil, devletin ve iktidarın iradesini temsil ediyor…

    Öncelikle bugüne kadar üstü örtülmüş bir gerçeği açıklamak istiyorum: Mahkemeniz, diğer tüm mahkemeler gibi siyasal bir kurumdur ve halkın iradesini değil, devletin ve iktidarın iradesini temsil etmektedir.

    Bu devlet ve iktidar ki, Türkiye, Kürdistan ve Lazistan’ı işgal altında tutan ve emekçi halklarını diktatörlükle yöneten militarist bir devlet ve iktidardır. Bu nedenle ben, devletin bir kurumu olan mahkemenizi meşru görmüyor ve tanımıyorum.

    Mahmut Alınak’ın yaptığı o uzun konuşmanın mahiyetine girecek değilim. Ona verilecek hapis cezası da ilgilendiğim bir konu değildir. Kimin suçlu olduğu meselesine gelince… Mahmut Alınak eğer sussaydı ve konuşmasaydı, Recep Tayyip Erdoğan ve Yaşar Büyükanıt’ın zorba politikalarını eleştirmeseydi, asıl o zaman suçlu olurdu.

    Öyleyse suçlu olan kim?

    Buradan suçlulara uzatıyorum işaret parmağımı!..

    Suçlu, topraklarımızın altındaki ortak hazinelerimiz olan demir, krom, bakır, bor, altın, kükürt, maden kömürü, petrol gibi zenginliklerimizi yerli ve yabancı firmalara peşkeş çekip onlara katrilyonlar kazandıran devlet yöneticileridir. Oysa akıl almaz tüm bu zenginlikler biz halkların öz malı, kanımız ve canımızdır.

    Suçlu, sayıları on bini aşan işsizler ordusunu ve on beş milyon asgari ücretliyi yoksulluk kapanında yaşamaya mahkûm eden bu düzen ve onun yöneticileridir.

    Suçlu, toplantı ve gösteri hakkını kullanan gençlere karşı sokak infazları yapan, Roboski ve Gezi’ de olduğu gibi toplu cinayetlere girişen ve cezaevlerini insanların diri diri gömüldüğü mezarlıklara dönüştüren bu militarist devlettir.

    Suçlu, sopa zoruyla boyun eğdirdiği 70 milyon insanımız yarı aç, yarı tok yaşarken; inşaat, bankacılık, madencilik, turizm, gıda ve telekomünikasyon gibi sektörlerde halkın cebinden katrilyonlarca lira vurgun yapan yerli ve yabancı firmaları, yoksul halk çocuklarından oluşturdukları 700 bin kişilik silahlı kuvvetler, 250 bin kişilik polis ordusu, nice istihbarat örgütleri, parlamentosu ve kanunları ile koruyan devlettir.

    Suçlu, halkın katrilyonlarını halkı esaret altında tutmak için savaş uçaklarına, tanka, topa ve silaha harcayan devlet yönetimidir. Sözde vatan borcu diye halkın çocuklarını zorla askerliğe götürenlerdir.

    Suçlu, cennet ve cehennemin yan yana durduğu, halk için cehennem, oligarklar ve militaristler içinse cennet olan bu korkunç düzeni sürdürmek için kanlı bir diktatörlük kuran devlettir.

    Ve suçlu, Kürt, Çerkes, Arap, Laz ve diğer mazlum milletleri, bir halklar zindanına dönüştürdüğü Misak-ı Milli sınırları içinde hapsedip ulusal haklarını gasp eden ırkçı, militarist devlettir.

    Saklanan başka bir gerçek daha: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Türkiye, Kürdistan ve Lazistan’da hapis hayatı yaşayan kardeş esir halklar arasındaki ilişki gönüllü değil, zora dayalı bir ilişkidir. Bir kördüğümdür.

    Bunun içindir ki devlet ve onun kurumları halk nezdinde meşru değildir. Meşru olmayan bir devletin yargı yetkisinin olmayacağı tartışma kaldırmaz bir gerçektir. AKP’ nin elinde amorf  bir hale gelen yargının hazin durumu buna tipik bir örnektir. Devlet, apaçık yetki gaspı yapmaktadır. Bu nedenle ben halkı diktatörlükle yöneten devleti ve onun yöneticilerini suçluyor ve tarihin adalet divanına şikâyet ediyorum.

    Ve hastalıklı ruhlarında kopan fırtınaları ve aşağılık komplekslerini susturmak için halkın cebinden kendilerine yüzlerce katrilyonluk saraylar yaptıran, trilyonluk uçaklar alan ve Osmanlı’nın Lale Devrini yaşayan AKP yöneticilerini, yaşadıkları şatafatla gençlerde lükse düşkünlüğü ve haksız kazanç dürtüsünü kamçıladıkları için kınıyor ve bir gün bütün bunların hesabının sorulacağını buradan ilan ediyorum.

    Bugün sanık sandalyesinde olması gerekenler Mahmut Alınak ve diğer aydınlar değil, bu kanlı diktatörlüğü sürdüren devlet ve onun yöneticileridir.

    Yukarıda sözünü ettiğim esir halklarımızla devlet arasındaki zora dayalı kokuşmuş bağ benim için de geçerlidir. Bu nedenle devletin beni yargılama yetkisini ve mahkemenizi tanımıyor ve kimlik bildiriminde bulunmuyorum. Ayrıca savunma da yapmıyorum. Bugüne kadar yargılanmayı kabul ettiğim için de tarih önünde halklarımızdan özür diliyorum.

    Mehmud AVDO

    Kars Susuz Cezaevi

    Sonuç olarak, mahkemenizin vereceği karar meşru bir karar olmayacaktır. Tarihe bu böyle geçecektir. Bileklerimizde yine kelepçeler… Aldırmıyoruz kelepçelerinize. Özgürlük hayallerimiz karşısında mutlaka kırılacak ömrünü tamamlamış bu paslı kelepçeler.

    * OKURA NOT: Bugün sivil itaatsizlik olarak mahkemede yaptığım bu açıklamayı (farklı düşünce ve projelere ambargo uygulayan güdümlü bazı Kürt ve Türk medyasının yasakçı zihniyetine gülüp geçerek ) tarihin silinmez hafızasına emanet ediyorum. 14/11/2014

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    TSİP Dayanışma Grubu 2026 buluşmasında Kürt sorunu ve çözüm süreci tartışıldı           

    8 Ekim 2026

    DİSK-AR’dan “Geçim Krizi” raporu: Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüştü, her üç emekliden ikisi çalışıyor

    29 Haziran 2026

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    22 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Nevzat Onaran

    Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 3. yazı

    Mahsuni Gül

    Hacı Bektaş Dergâhı Çelebilerine yönelik takibatlar: Yasaklar, soruşturmalar ve polis gözetimi

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

    Ertuğrul Kürkçü

    Uçum kim gibi?

    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    BİRTEK-SEN: Merinos’ta işçilere ifade özgürlüğünü kısıtlayan belge imzalatıldı

    26 Ekim 2026

    Smart Solar işçilerinden yürüyüş: “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız!”

    25 Ekim 2026

    Basın emekçilerinden ortak ses: “Sansüre hayır, habere özgürlük!”

    24 Ekim 2026
    KADIN

    İpek Er’in faili eski uzman çavuş Musa Orhan’a beraat

    26 Ekim 2026

    AYM’nin süresiz nafaka iptaline kadınlardan tepki: “Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz”

    23 Ekim 2026

    Kadınlar Fatmanur ve Hifa İkra için Taksim’de sokakta

    18 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.