Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Marmaris’te NATO firkateynini protesto eden 4 Kızıl Parti üyesi gözaltına alındı

    22 Haziran 2026

    Metro Merkezi’nden gazeteci hakları ihlallerine karşı açıklama: “KDP ve YNK medyayı siyasi savaş için kullanıyor”

    22 Haziran 2026

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’dan Gökçeada’da Metropolitlik ve Cemevi ziyareti

    22 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026

      Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

      18 Haziran 2026

      CHP’nin ötesi

      16 Haziran 2026

      15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

      15 Haziran 2026

      Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

      11 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026

      CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

      18 Haziran 2026

      En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

      18 Haziran 2026

      Ağrıyan yere dokunmak

      17 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘Burada dağın başında kaldık böyle’

    ‘Burada dağın başında kaldık böyle’

    Siyasi Haber17 Nisan 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ- Pınar ÖĞÜNÇ Gazete Duvar için yazdı: Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin şantiyesinde çalışan bir hafriyat kamyonu şoförü anlatıyor. Yüzlerce işçinin olduğu şantiyede tek salgın önlemi çıkışı kapamak. Bu ara işsiz kalmak, ağır bir hastalıktan daha korkutucu onun için.

     


    Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin şantiyelerinden birinde çalışan bir hafriyat kamyonu şoförü anlatıyor. 50 tonluk kamyonla, günde 12 saat… Yüzlerce işçinin dip dibe yediği, uyuduğu şantiyede tek salgın önlemi çıkışı kapamak. İroni şu ki, bir kısım personel çıkıp girebiliyor; virüs her an içeri taşınabilir. Hastalanmaktan korkuyor ama zaten ağır olan işe, tüm bu koşullara rağmen bu ara işsiz kalmak, ağır bir hastalıktan daha korkutucu onun için. Tam bir kapana kıstırılmışlık hissi.


    Şu anda dağ başında bir şantiyedeyim. Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin şantiyelerinden. Cengiz-Kolin-Limak yapıyor. Hafriyat kamyonu şoförüyüm ben. Şantiyeden çıkarsam işten çıkarılacağım. Çünkü Covid-19 için burada alınan tek önlem şantiye alanına giriş-çıkış yasaklamak… Giriş-çıkışlar kapandıktan sonra izinde olan arkadaşlarımız şantiyeye tekrar alınmadı. Evimden yüzlerce kilometre uzaktayım. Normal şartlarda haftada bir günden ayda dört gün izin verilir. Ama işte izin hakkımızı kullanamıyoruz. Hastalanmaktan korkuyoruz. Burada dağın başında kaldık böyle.


    200-250 işçi, şoförler hep birlikte kalıyoruz. Şu an gece vardiyasında 12 saat çalışıyorum. Sabah saat 5.30 gibi paydos ediyorum. Kahvaltıdan sonra uyumaya gidiyorum. Akşamüzeri 5-5.30’a kadar serbest. Yaptığım şu: İş makinaları kazıyor, genelde çok büyük taşlardan oluşan moloz yığınlarını biz 15 km ötedeki başka bir sahaya taşıyoruz. Bozuk, toprak yollardan oluyor hepsi. Tonaj bakımından 40-50 ton alabilen kamyonlar bunlar. Günde kaç sefer yaptığımız değişiyor ama 25-30 seferi buluyor.


    Kendimi bildim bileli çalışıyorum. Ehliyet aldığımdan beri de şoförlük yapıyorum. Eskiden tır şoförlüğü yapıyordum. Yük, petrol, gaz, kum, bir sürü şey taşıdık. Hafriyat işinin en büyük zorluğu 11-12 saat direksiyon başında olmak. Bir de o 40-50 tonluk yükü iş makineleri boşaltırken, biz arabanın şoför mahallinde oluyoruz genelde. Çok şiddetli sarsıntı yaşıyoruz her seferinde. Her ne kadar işe alışsan da bu hem fiziksel hem ruhsal, çok etkiliyor insanı. Arabalar zaten iyi durumda değil, çalıştığımız hat üzerinde arabada herhangi bir sorun çıkarsa bunu manuel olarak halletmek zorunda kalıyoruz. Çözülsün diye beklemeye kalksan toz toprağın içinde daha çok mağdur ediyor.


    Şimdi giriş-çıkışı kapatınca izin kullanmak isteyenler, geri dönemezsiniz, işten çıkarılırsınız diye tehdit ediliyor. Kimse de işten çıkmayı göze alamıyor. Ama her gün yeni yüzler görüyoruz. Yani yeni işçiler alınabiliyor. Şantiyeden sadece çıkış yasaklanmış, içeri girip çıkanlar var. Şantiye şefleri, mühendisler, patronlar, yeni alınan işçiler… O yüzden biz içeridekiler risk altındayız hepimiz. Kendini koruyamazsın, 200-250 işçinin ortak olarak kullandığı banyolardan, tuvaletlerden, yemekhaneden bahsediyorum. Zaten kimse sosyal mesafe falan dinlemeden hareket ediyor. Salgınla ilgili hiçbir bilgilendirme yapılmadı bize; nasıl korunabiliriz ya da herhangi bir hastalık durumunda nasıl hareket etmemiz gerekiyor diye. Maske, eldiven, dezenfektan, kolonya falan hiç görmedik. Taleplerimiz önemsenmiyor. Bir tane yemekhane olduğu için, bütün işçiler yemek molasında aynı anda, aynı salona doluşup yemek zorundayız. Yatakhaneler de öyle. Kişi sayısı değişen prefabrik koğuşlarda yatıyoruz. Elektrik hattı arızalı olduğu için sürekli elektrik kesiliyor. Su da öyle. Elektrikli şofben kullandığımız için problem yaşıyoruz. El yıkamak dahi sorun burada. Gerçekten tek vakanın görülmesi bile çok kötü sonuçlara yol açabilir. Çünkü burada belli bir yaş sınırı yok. 20 yaşında gençler de çalışıyor, inanın 80 yaşına gelmiş olan da var. Emeklisi, öğrencisi, hastası, zayıfı, şişmanı, kısası, uzunu… Kimse önemli değil, tek gaye var, yeter ki iş devam etsin.


    Şantiye dağ başında olduğu için tek iyi şey, etrafta tertemiz hava var. Yatakhaneleri sürekli havalandırıyoruz. Bağışıklığımı koruyabilmek için öğün atlamamaya çalışıyorum. Hareketsiz kalmayayım diyorum ama işte günün 12 saati direksiyon başındayım mecburen.


    Hepimiz çok kaygılıyız ama hastalıktan önce iş kaybetmek korkusu baskın. Aşağı yukarı bütün işçilerin maddi problemleri var. Kimse kendi isteğiyle iş bırakamaz, çünkü gerçekten ihtiyacı olmayan bir insan böyle zor bir işte çalışmayı kabul etmez zaten. Ben de üç yıl işsiz kaldım. Hem ailem, hem benim için çok zordu. Böyle işlerde bağlantılarınız önemli. Bir arkadaşınızın haber vermesi lazım ya da önceden çalıştığınız işveren sizi arayacak. Benim eskiden çalıştığım taşeron firmalardan birkaçı iflas etti. Diğerlerinden arayan oldu ama kardı, kıştı, işin iptaliydi, hep bir pürüz çıktı. Bir ara da ağır sırt ağrım vardı, iş yapamadım. Böyle böyle işsiz üç yıl geçti…


    … Pınar ÖĞÜNÇ'ün Gazete Duvar'daki yazısının tamamını okumak için TIKLAYIN


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    22 Haziran 2026

    Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

    20 Haziran 2026

    CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

    18 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Nevzat Onaran

    Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

    Niyazi Aytaç

    CHP’nin ötesi

    Muhsin Dalfidan

    15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Ercüment Akdeniz

    Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

    Cuma Çiçek

    CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

    Ertuğrul Kürkçü

    En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kütahya’da bina inşaatında iş cinayeti: Ölü sayısı 3’e yükseldi

    21 Haziran 2026

    Ankara’da bakanlık önünde öğretmenlere polis müdahalesi: 8 gözaltı sonrası tüm öğretmenler serbest bırakıldı

    19 Haziran 2026

    Eğitim Sen İskenderun Şubesi’nden öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki

    17 Haziran 2026
    KADIN

    TJA’nın Özel Batman Şifa Bakım Merkezi önündeki adalet nöbeti devam ediyor

    21 Haziran 2026

    Derya Buçan davasında ilk duruşma: Tutukluluk devam etti, aile ve kadın örgütleri “Adalet” istedi

    17 Haziran 2026

    Erkek şiddetinden kaçıp İsviçre’ye sığınan kadın ve İki çocuğuna sınır dışı tehdidi

    16 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.