Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

    25 Nisan 2026

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    25 Nisan 2026

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

      25 Nisan 2026

      24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

      23 Nisan 2026

      Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

      21 Nisan 2026

      Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

      21 Nisan 2026

      Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

      17 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

      25 Nisan 2026

      “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

      24 Nisan 2026

      Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

      24 Nisan 2026

      Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

      20 Nisan 2026

      Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

      20 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘Mare Nostrum’*

    ‘Mare Nostrum’*

    Siyasi Haber7 Mayıs 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ – Ertuğrul KÜRKÇÜ, Yeni Yaşam için yazdı: “İşin aslı, al bayraklara sarılmış imgelerin berisinde Deniz Gezmiş’ten bir “Cumhuriyet” şehidi yaratmak, onu idam etmeyi savunmaktan da çok hüner istiyor…”

    Tarihin asıl olarak sınıf mücadeleleri tarihi olduğunu söylerken Marx, tarih biliminden ya da anlatısından değil, toplumun hareketinin temel yasasından söz ediyordu […] Ama idam edilişinden 48 yıl sonra Deniz Gezmiş’in yeni kuşaklara “içeriden” ve dışarıdan takdim ediliş biçimine bakarak diyebiliriz ki, tarih yazımı da tarihi anımsama ve anlatma da pekâlâ bir sınıf mücadelesi konusudur.


    Bunun bir yolu hiç olmamış gibi davranmak […] Ancak bu yol, herkes aynı yoldan gitmedikçe pek bir yere varmıyor. Deniz Gezmiş’i, onun idamını unutmak, 12 Mart yarı-darbesini de unutmadıkça pek mümkün değil. Türkiye’nin yakın tarihinde şimdi tanık olduğumuz pek çok gelişmeyi tetikleyen bu askeri müdahale üzerine söz söylemeden bugün hakkında akıl yürütmek olanaksız. O yüzden içinden Deniz Gezmiş’in idamını ayıkladığınızda tarih üzerinde süre giden sınıf mücadelesinde dilsiz kalıyorsunuz!


    İkinci yol, Deniz’in idamını savunmak! Böyleleri azınlıkta olsa da hâlâ var. Bunların seçkin örneklerine, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam hükmünün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmasına “evet” oyu kullanan başta Süleyman Demirel olmak üzere o zamanın Adalet Partisi milletvekilleri arasında rastlanıyor(du). Ama, şerhlerle! Bu savununun başlıca dayanağı şu cümle: “O zamanın koşulları öyle icap ettiriyordu!”.


    […] Bu cinayete “görev gereği” katıldıkları halde kurbanlarına “sempati” ile dolu olanların hatırlama biçimi de kendine özgü bir başka kategori oluşturuyor. 12 Mart’ta görev yapmış, resmi “anarşist avı”nın emeklileri gözleri dolu dolu anımsarlar Deniz’i: “Yiğit çocuktu!”. Tuhaf ama bu hatırlama biçimi devletlû mevzularda hep “derin”e bakarak konuşan “apoletli” ana akım medyasının da zorunlu olarak başlıca klişesidir. 12 Mart günleri boyunca “anarşist” Deniz Gezmiş’in idamına kamuoyunu hazırlamak için “psikolojik harekât” yürüten, “dezenformasyon” kampanyalarının başlıca mecrası olan Türk medyasının baronları, her şey olup bittikten sonra Deniz Gezmiş imgesini “kendi” ikonları mertebesine çıkartmaya kadar vardırabilir.


    Gerçek, Deniz Gezmiş artık yoktur. Deniz Gezmiş imgesinin bir popüler ikon olması ise bir vakıa. O zaman bu imgeyi içermenin bir yolu olmalı! Bu yolu Ertuğrul Özkök bulmuştu: “Deniz Gezmiş’e yazık oldu! Hiç insan öldürmemişti. Mahir Çayan öyle mi? Gaddardı o.”


    Bunlar Deniz Gezmiş’e dışarıdan bakışlar. Sözüm ona “içeriden” bakışların daha derine gittiğini ve ölümünün üzerinden yaklaşık yarım asır geçtikten sonra gözlerini tarihe çevirenlere hakiki bir anlatı sunduğunu kim söyleyebilir.


    İşin aslı, al bayraklara sarılmış imgelerin berisinde Deniz Gezmiş’ten bir “Cumhuriyet” şehidi yaratmak, onu idam etmeyi savunmaktan da çok hüner istiyor […] Deniz Gezmiş imgesini, beyaza boyamak, Türkleştirmek ve “Atatürk devrimleri”nin bir neferi olarak yeniden kurmak için onun yaşam ve mücadelesinin her bir anını siyasal gelişiminin evrelerini titizlikle ayıklamak, ayrılan parçaları yeniden bir araya getirmek ve böylece sentetik bir Deniz yaratmak zor iş. Ama zorunlu gene de. Bu Cumhuriyetçi ideolojinin prizmasından bakınca bir devrimcinin idam edilmemesini ancak “komünist olmama” şartına bağlı olarak savunmak mümkün. Yoksa Mustafa Suphi’nin yok edilişini meşru ve mazur görmek de açıklanamaz.


    Bu versiyonda en büyük zorluk Deniz’in hayatının son anının nasıl hatırlanacağında, o hakikat anının nasıl yeniden kurulacağında, besbelli. Bu içeriden anlatının, bir ideolojik bulamaca döndüğü yer de tam burası. Deniz, hayatına son verilirken, bütün yaşamının anlamını 16 kelimede özetlemiş, ama bu 16 kelime, “yasaya aykırı” olduğu gerekçesiyle yargıç tarafından “infaz tutanağı”ndan çıkarılmıştı. Bu “yasak” beyaz, Türk, ve “Cumhuriyetçi” Deniz imgesini meşrulaştırmanın başlıca kaldıracı olageldi uzunca bir süre.


    Ölümünden 48 yıl sonra, Deniz’i genç kuşaklara kendi olduğu gibi, nasılsa öyle anlatmanın önünde artık bir “yasal” engel de kalmamışken onu Cumhuriyetçiden, Türkçüden, Atatürkçüden kendi “ideolojik” evreni dışında kalan her şeyden ayıran son sözleri bu kez Deniz’in kısa tarihinden ayıranlar onun imgesini sosyalistlere karşı bir ideolojik silaha dönüştürmeyi umabilirler…


     


    …Ertuğrul KÜRKÇÜ'nün Yeni Yaşam'daki yazısının tamamı için TIKLAYIN

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    25 Nisan 2026

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    24 Nisan 2026

    Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

    24 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

    Toros Korkmaz

    24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

    Mehmet Murat Yıldırım

    Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

    Kenan Temir

    Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Feyyaz Kerimo

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    Yetvart Danzikyan

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    Füsun Sarp Nebil

    Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

    Sertan Batur

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Mersin Limanı’nda 114 günlük direniş: “Suç işleyen biz değiliz, anayasal hakkımızı istiyoruz”

    24 Nisan 2026

    Madencilerin Ankara direnişinde kritik eşik: Biber gazlı müdahale, beş işçi hastanede

    24 Nisan 2026

    Hatimoğulları maden işçilerini ziyaret etti: “İktidar işçinin değil, sermayenin yanında”

    23 Nisan 2026
    KADIN

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026

    Dêrsim’de kadınlar adalet için yürüdü: “Gülistan için açılan kapı tüm failleri yakacak”

    24 Nisan 2026

    Gemlik’te kadınlardan barış yürüyüşü: “Müzakere koşulları derhal oluşturulmalı”

    19 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.