Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    ANKA-DER’den MEB önünde anadilinde eğitim eylemi: “Kürtçe tercih dili değil, eşit ve temel bir statü istiyoruz!”

    15 Eylül 2026

    Narin Güran cinayetini ele alan “Şeytantepe” belgeseline erişim engeli!

    15 Eylül 2026

    Ankara’da “Ailem Güvende” adı altındaki LGBTİ+ operasyonlarına tepki gösterenlere polis saldırısı: 30’a yakın gözaltı!

    15 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026

      Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

      9 Eylül 2026

      6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

      8 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘Ekonomi reformu’ olarak tarımda sulama – Murat Öztürk

    ‘Ekonomi reformu’ olarak tarımda sulama – Murat Öztürk

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Başbakan Davutoğlu tarafından açıklanan 9 maddelik “ekonomi reformu” içinde yer alan maddelerden biri de doğrudan tarım ile ilgili olan “Tarımda Su Kullanımının Etkinleştirmesi Programı”. Söz konusu program kapsamında su kullanımının etkinleştirileceği, su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına destek sağlanacağı ve tohumculuk yetiştirme kapasitesinin artırılacağı belirtilmektedir.

    Türkiye su fakiri bir ülke olup sulamanın etkin yapılması ve su kaynaklarının verimli kullanılması son derece önemlidir. Burada iki önemli husustan bahsedilebilir. Birincisi mevcut sulanabilen alanlarda etkinlik sağlanması ve henüz sulanamayan ama sulanabilir alanları sulamak. Bu iki husustaki manzara DSİ tarafından şu şekilde özetlenmektedir.  “Ülkemizdeki 28 milyon hektar tarım arazisinden 8,5 milyon hektarı ekonomik olarak sulanabilir alan belirlenmiştir”. “5,26 milyon hektar alan sulamaya açılmış ise de bunların büyük kısmı ıslaha muhtaçtır.  …  Sulamaya açılacak 3,24 milyon hektarlık alan ve ıslaha muhtaç takriben 2,5 milyon hektarlık alanda sulama şebekesinin ıslahı yani yenilenmesi lüzumu dikkate alınırsa takriben 5,74 milyon hektarlık alanda sulama tesisi yatırımı yapılması gerekmektedir” (DSİ, Stratejik plan 2010-2014 s.54-55). Türkiye’de bireysel girişimlerin sulama yatırımları bir yana bırakılırsa bu işleri DSİ yapmaktadır ve DSİ’nin 2013 yılı faaliyet raporunda “Sulamaya açılan 5,9 hektarlık sulama alanını 8,5 milyon hektara çıkarmak” DSİ’nin hedefleri arasında (DSİ, 2013 Yılı Faaliyet Raporu, s.9.) belirtilmiştir. Bu hedef doğrultusunda yapılacak işlerin bir kısmı da büyük sulama projeleri, bunlarla ilgili olarak da aynı faaliyet raporunda şu bilgiler yer almaktadır: “2013 yılında; DSİ Genel Müdürlüğü Yatırım Programı’nda bulunan toplam 170 adet büyük sulama projesinin ortalama bitiş süresi verilen ödenekler düşünüldüğünde 14 seneyi bulmaktadır. DSİ Genel Müdürlüğü aldığı tedbirlerle bu süreyi 6 yıl mertebesine çekmeyi hedeflemektedir” (DSİ, 2013 Yılı Faaliyet Raporu, s.81).  Sulamada etkinliğin artırılması kabaca mevcut sulama altyapısı ve sulama yöntemlerinin iyileştirilmesini kapsamaktadır. Buradaki durum da yine DSİ Raporunda tespit edilmiş: “Mevcut durumda, sulama şebekelerimizin % 39’u klasik, % 47’si kanalet ve % 14’ü ise borulu şebekedir”.  Sulama altyapısının ıslahı su kaybını en aza indiren borulu sistemlere geçmek ve sulama esnasında da salma gibi yöntemlerden damlama sulama gibi yöntemlere geçmekle oluyor. DSİ’nin kendi payına düşen kısmında bu iyileştirmeler şu şekilde belirtilmiş: “İnşa halindeki sulama şebekelerimizin  % 21’i klasik, % 8’i kanalet ve % 71’i borulu şebekedir”. (DSİ, 2013 Yılı Faaliyet Raporu, s.228).

    DSİ Stratejik Planında bir husus daha belirtilmiş “Sulama Projelerinde yap-işlet modeline işlerlik kazandırılacaktır”. s.55. Bu ifadeden hareketle Meralardan ve HES’lerden sonra tarım kaynaklarının piyasa ilişkilerine devrinin sulama suyu kaynaklarını da hedeflediği görülmektedir.

    DSİ’nin planlarında zaten yer alan bir konunun “ekonomi reformu” olarak sunulmasındaki “zarafet” bir yana bırakılırsa bu plan başka ne anlama gelmektedir.

    Öncelikle zaten sınırlı su kaynaklarının hepsinin kullanılması ve etkin kullanımı anlamlıdır, önemlidir, hem çiftçinin hem toplumun yararınadır. Ancak özel ellere teslim edilecek bir sulama sisteminin çiftçinin, dolayısıyla toplumun ne kadar yararına olacağı tartışmalıdır. Su kaynakları toplumun ortak malıdır bilinci ile yaklaşılmadığı sürece sağlanacak yararın mı özel kârların mı daha fazla olacağı öngörülemez. Her ne kadar birçok yatırım yapılmış ve yapılmaya devam edilse de bunların plan, proje, uygulama süreçlerinin çok yavaş işlediği ve çoğunlukla ödenek sorunları ve oy hesaplarına göre önceliklerin belirlendiği de bilinen bir gerçektir.

    Diğer yandan mevcut durumda bile çiftçilerin sulamadan doğan elektrik borçlarını ödeyememeleri nedeni ile elektriklerinin kesilmesi gibi haberler gazetelerde yer alırken, tek başına su kaynaklarının etkin kullanımı ifadesi ayrıntıları ile ele alınmaya muhtaçtır. Bu sorunun odağında daha genel ifadesi ile girdi maliyetleri yer almaktadır. Tarımın temel girdileri olan petrol, gübre, ilaç ve tohum maliyetleri sürekli artarken, ürün fiyatlarındaki artışlar çoğunlukla maliyetlerin gerisinde kalmaktadır.  Bu durumda gelirleri azalan çiftçiler hem tarımı hem de hayatlarını sürdürmek için çeşitli çözümler geliştirmektedirler. Bunlardan biri de tarımda ve tarım dışı işlerde ücretli çalışmadır. 2004 yılından 2013 yılı sonuna kadar kırdaki istihdam içinde ücretli çalışanların oranı % 23’den % 35’e ve tarım dışı işlerde çalışanların oranı da % 30’dan % 43’e çıkmış durumdadır (TÜİK, Hane Halkı İşgücü anketleri sonuçları, tüik.gov.tr). Hem tarım yapıp hem de tarımda ve tarım dışı işte ücretli çalışmak ilk bakışta bu insanların gelirlerini artırmaları anlamına gelse de bunun altında daha derin bir toplumsal gerçeklik yatmaktadır. Ermenek’teki madende çocuğu ölen bir anne durumu şöyle izah ediyor “Köyde karnımızı doyuracak kadar ihtiyacımızı karşılıyoruz ama hastalandığımızda ne yapacağımızı bilemiyoruz, sırf SSK için madene girdi” http://www.sendika.org/2014/11/soma-ermenek-ermenek-isparta-ve-digerleri-tufan-sertlek/.

    Sosyal güvenlik kapsamında olmak, daha geniş bir ifade ile yarını biraz daha belirli yaşamak söz konusu olunca çiftçi en büyük risklerle karşı karşıya olan kesimdir.  Bir yandan doğa şartlarındaki belirsizlikler, bir yandan girdi maliyetlerindeki artışlar ve bir yandan da pek bir derde çare olamayan kısıtlı ürün destekleri, çiftçinin çiftçi olarak varlığını sürdürmesini sürekli tehdit etmektedir. Tarımın, çiftçinin ve kır toplumsal hayatının sorunlarının çözümüne sulama çalışmalarının etkinleştirilmesi ve verimli hale getirilmesi, doğru dürüst yapılırsa kuşkusuz bir katkı sunacaktır. Ancak zaten tüm kaynaklar kullanılsa bile sulanabilir alanların sınırlı olduğu gerçeği ve yukarıda sulamaya ilişkin verilen rakamlar da dikkate alınırsa, tarımın ve çiftçinin durumu bir bütün olarak ele alınmadan ancak kısmı bir etki doğurabileceği kolayca görülebilir.

    Doç. Dr. Murat Öztürk

    Kırklareli Üniversitesi

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bir tarihi kıyımın belgesi: Atatürk Kitaplığı Arşivi’nden çıkan dilekçe, Merdivenköy Tekkesi’ndeki tahribatı ortaya koydu

    24 Ağustos 2026

    Katliam Yasası’nın 2. yılı

    2 Ağustos 2026

    Suveyde’de Suriye Geçiş Hükümeti güçlerinin saldırıları sürüyor

    20 Kasım 2025
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Kerem Berk

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    Mahsuni Gül

    Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Ebru Z. Yıldırım

    Okullar açılırken

    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Remzi Altunpolat

    Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Smart Güneş işçileri üretimi durdurdu: “Arkadaşlarımız işe dönene kadar fabrikayı terk etmiyoruz!”

    12 Eylül 2026

    İSİG Meclisi raporu açıklandı: Ağustos’ta en az 226, sekiz ayda 1509 işçi iş cinayetlerinde katledildi!

    11 Eylül 2026

    Boğaz köprüleri ve otoyolların peşkeş çekilmesine karşı Yol-İş sokaklara çıkıyor: “Kâr sermayeye, zarar kamuya devredilemez”

    10 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.