Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    ABD’nin Ortadoğu’daki askeri üsleri nerede, ne kadar gücü var?

    8 Şubat 2026

    İsviçre’nin Basel kentinde 6 Şubat paneli

    8 Şubat 2026

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    8 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

      5 Şubat 2026

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

      8 Şubat 2026

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026

      Emperyalizm ve enternasyonalizm

      29 Ocak 2026

      Dayanışma yaşatır: Rojava

      28 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Ekoloji örgütleri: Doğa ve toplumu esas alan bir belediyecilik istiyoruz

    Ekoloji örgütleri: Doğa ve toplumu esas alan bir belediyecilik istiyoruz

    Siyasi Haber24 Aralık 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Diyarbakır’da yapılan Yerel Yönetimler için Ekoloji Buluşması Sonuç Bildirgesi yayımlandı. Bildirge’de “İnsan haklarından olan kent hakkının tanındığı, cinsiyetçi, mülkiyet merkezli kentleşme yerine, ucuz, sağlıklı, iklimi, doğayı ve barınma hakkını gözeten kentleşmeyi talep ediyoruz” ifadeleri yer aldı.

    SiyasiHaber


    31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan yerel yönetim seçimleri öncesinde Mezopotamya Ekoloji Hareketi, DTK Ekoloji Komisyonu, HDP Ekoloji Komisyonu, Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi ve Hevsel Bahçelerini Koruma Platformu’nun çağrısıyla; Ekoloji Birliği, Yeşil Sol Parti, HDK Ekoloji Meclisi, EGEÇEP, İstanbul Kent Savunması’ndan temsilcilerin ve akademisyen Beyza Üstün, Çiftçi-Sen’den Abdullah Aysu’nun katılımıyla15 Aralık 2018’de Diyarbakır’da “Yerel Yönetimler için Ekoloji Buluşması” yapıldı.


    Buluşmada; İklim krizi gerçeği, yerel yönetimlerin rolü ve politika önerileri; Alternatif üretim politikaları ve yerel yönetimlerin rolü; Ekosistemin ve sucul havzalarının korunmasında yerel yönetimlerin rolü ve önemi; Kent ve Kentleşmede yerel yönetimlerin rolü başlıklarında tartışmalar yapıldı ve öneriler geliştirildi.


    Yerel Yönetimler için Ekoloji Buluşması’nın yayımlanan Sonuç Bildirgesi’nde “Yerel seçimlerde ekolojik bir belediyecilik siyaseti ortaya koyan adayları görmek istediğimizi, böylesi adaylarla gerekli dayanışmayı göstereceğimizi taahhüt ederken; doğaya ve kente karşı işlenecek suçlar karşısında her zaman mücadele içinde olacağımızı ilan ediyoruz” denildi.


    Bildirge’de, “Zaman kaybedilmeden kentlerin ekolojik sınırlarını (göl, nehir, dere, mera, su havzaları vb.) dikkate alan düzenlemeler geliştirilmelidir. İnsan haklarından olan kent hakkının tanındığı, cinsiyetçi, mülkiyet merkezli kentleşme yerine, ucuz, sağlıklı, iklimi, doğayı ve barınma hakkını gözeten kentleşmeyi talep ediyoruz” ifadeleri yer aldı.


    Bildirge’de ayrıca, “Mevcut durumu iyileştirmek için mülkiyet transferi değil, doğa ve toplumu gözeten, kaynakları doğa ve toplum için harcayan ekolojik bir belediyeciliğe geçilmesini istiyoruz. Endüstriyel ve kanserli tarım uygulamalarına karşı, yerel üreticinin/köylünün desteklemesi, kendi dinamiklerine dayanan kooperatiflerin kurulması ve geliştirilmesi için gerekli destek sağlanarak, kırdaki üreticiler ile kentteki üreticiler arasındaki ilişkileri geliştirebilecek üretim ve tüketim kooperatiflerinin (gıda, tarım, enerji, vb. kooperatifler) desteklenmesi, yaygınlaştırılması için yerel yönetimlerin sorumluluk ve rol üstlenmesini talep ediyoruz” denildi.


    Yerel Yönetimler Ekoloji Buluşması Sonuç Bildirgesi’nin tamamı şöyle:


    Ekolojik krizin, kayyumların yarattığı demokrasi krizinin ve siyasi-ekonomik krizin ortasında Mezopotamya Ekoloji Hareketi, DTK Ekoloji Komisyonu, HDP Ekoloji Komisyonu, Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi ve Hevsel Bahçelerini Koruma Platformu’nun çağrısıyla; Ekoloji Birliği, Yeşil Sol Parti, HDK Ekoloji Meclisi, EGEÇEP, İstanbul Kent Savunması’ndan temsilcilerin ve akademisyen Beyza Üstün, Çiftçi-Sen’den Abdullah Aysu’nun katılımıyla, 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan yerel yönetim seçimleri öncesinde, 15 Aralık 2018’de Diyarbakır’da, “Yerel Yönetimler için Ekoloji Buluşması” yapıldı.


    Buluşmada;

    İklim krizi gerçeği, yerel yönetimlerin rolü ve politika önerileri,

    Alternatif üretim politikaları ve yerel yönetimlerin rolü,

    Ekosistemin ve sucul havzalarının korunmasında yerel yönetimlerin rolü ve önemi,

    Kent ve Kentleşmede yerel yönetimlerin rolü,

    başlıklarında kapsamlı tartışmalar ve öneriler geliştirilmiştir. Bu başlıklarda kararlaşmalar yaşanmış, demokratik ekolojik yerel yönetimlerin önemi vurgulanmıştır. Toplantımız Küçükdikili’de örnek bir belediyecilik ortaya koyan ve Viranşehir belediye başkanı seçildikten sonra hapse atılan ve şimdi ise halkın oyları ile milletvekili seçilmesine rağmen tutsak edilen,  açlık grevi direnişinde olan Leyla Güven’e adanmıştır.


    Buluşmada, AKP-MHP faşist iktidarının, kapitalist ve otoriter yöntemlerle, toplumun demokratik kazanımlarına ve doğaya karşı savaş açmış olduğu vurgulanmış, kayyum sistemiyle halk iradesine karşı darbe yaptığı tespiti dile getirilmiştir. 31 Mart yerel seçimlerinde, demokrasi güçlerinin belediyeleri kazanarak iktidarı geriletmesinin kritik önemde olduğu tespitinde ortaklaşılmıştır. Seçimlerden sonraki dönemde, ülkenin dört bir yanında, demokrasiye inanan belediyelerin dayanışma içinde olması gerekliliği vurgulanmıştır.


    Ekoloji mücadelesi yürütenler olarak;


    Ülkedeki hak ve özgürlüklerin gelişmesi, doğa üzerindeki baskının azaltılması ve merkeziyetçi politikalara karşı yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu doğrultuda mücadele eden partiler ve adaylarla birlikte çalışacağımızı deklare ediyoruz. Bu kapsamda özgürlükçü, ekolojik toplumun hayat bulduğu, özyönetimi esas alan, yurttaşların aktif katılımının sağlandığı yerel yönetimlerin oluşturulmasını zorunlu görüyoruz.


    Yerel seçimlerde ekolojik bir belediyecilik siyaseti ortaya koyan adayları görmek istediğimizi, böylesi adaylarla gerekli dayanışmayı göstereceğimizi taahhüt ederken; doğaya ve kente karşı işlenecek suçlar karşısında her zaman mücadele içinde olacağımızı ilan ediyoruz.


    Ekoloji örgütleri olarak yerel yönetimlerden taleplerimiz şunlardır:


    Mevcut durumda belediyecilik politikaları ile doğa ve topluma ihanet edilmiş, kentler inşaata doymuştur. Mevcut kentleşme anlayışı kırsalı yutmakta; suyu, toprağı ve tüm diğer doğa varlıklarını asfalta ve betona dönüştürmektedir. Bu durum sosyal, ekonomik, kültürel hayatı olumsuz etkilemekte, iklimsel ve toplumsal krizlere yol açmaktadır. Sistem belediyeciliğinin dayandığı, yandaşlara sermaye aktarımının motorize gücü olan asfalt-beton-imar artışı belediyeciliğine karşı, kentlerdeki inşaat faaliyetleri sınırlandırılmalı hatta durdurulmalı, imar tadilatlarına kesinlikle son verilmelidir.


    Zaman kaybedilmeden kentlerin ekolojik sınırlarını (göl, nehir, dere, mera, su havzaları vb.) dikkate alan düzenlemeler geliştirilmelidir. İnsan haklarından olan kent hakkının tanındığı, cinsiyetçi, mülkiyet merkezli kentleşme yerine, ucuz, sağlıklı, iklimi, doğayı ve barınma hakkını gözeten kentleşmeyi talep ediyoruz.


    Mevcut durumu iyileştirmek için mülkiyet transferi değil, doğa ve toplumu gözeten, kaynakları doğa ve toplum için harcayan ekolojik bir belediyeciliğe geçilmesini istiyoruz. Endüstriyel ve kanserli tarım uygulamalarına karşı, yerel üreticinin/köylünün desteklemesi, kendi dinamiklerine dayanan kooperatiflerin kurulması ve geliştirilmesi için gerekli destek sağlanarak, kırdaki üreticiler ile kentteki üreticiler arasındaki ilişkileri geliştirebilecek üretim ve tüketim kooperatiflerinin (gıda, tarım, enerji, vb. kooperatifler) desteklenmesi, yaygınlaştırılması için yerel yönetimlerin sorumluluk ve rol üstlenmesini talep ediyoruz.


    Bu noktada ekolojik belediyecilik çözümü için;

    1. Belediye kaynaklarının artık dar bir kesime değil, halka ve doğaya aktarılması temel şarttır.


    2. Kaynakların halka aktarılması ile temel ihtiyaç kadar su ücretsiz verilmeli, ücretsiz toplu taşıma, ücretsiz belediyecilik hizmetlerine geçilerek sosyal adalet için adım atılmalıdır.


    3. Tarımın ana vatanı Anadolu ve Mezopotamya için gıda artık temel bir sorundur. Belediyeler üretici ve kentlinin ortak olacağı kooperatiflerin kurulmasını örgütlemeli,  kaynak ayırmalı, yerel tohumlarla gıdada kendine yetebilen bir kent modeline geçerek tarım şirketlerine boyun eğmeden, halkına ucuz, sağlıklı gıda sunabilmelidir.


    4. Küçük çiftçiliği desteklemek için, tarımda kullanılan makineler için halkla beraber çalışmalar yapılmalı, belediyeler, araç ekipmanları için tarım araçları hangarları kurmalıdır. Bu alandaki kooperatiflerle birlikte hareket edilmelidir.


    5. Kentler enerjiye, çöpe ve binaya doymuştur. Şirketlerin ve tekelci sermayenin ihtiyaçlarına göre değil, yurttaşların ihtiyaçları önceleyen ve enerji tasarrufunu önemseyen enerji politikaları geliştirilmelidir. Enerji ihtiyacı kamu ve/ya enerji kooperatifleri eliyle sağlanmalıdır. Atık üretmeyen bir politika ekolojik belediyecilik ile mümkündür.


    6. Yerel yönetimler, kapitalist üretimin ortaya çıkardığı iklim değişikliğine karşı mücadeleyi sosyal adaleti temel alarak başarmalı,  kömür, petrol, gaz, asfalt ve betona bağımlılıktan kurtaran politikalar uygulanmalıdır.


    8. Suyun ticari bir meta ve stratejik bir silaha dönüştürülmesine karşı suyun tüm canlılar için erişilebilir kılınıp, su kaynaklarının kullanım süreçlerinin ekoloji öncelikli ve demokratik katılımcı yöntemlerle yapılması gerekir. Suyu hapseden ve gasp eden şirket faaliyetleri, barajlar, maden ocaklarına karşı mücadele yürütülmelidir.


    9. Dere, nehir ve göl yataklarındaki yapılaşmaya karşı mücadele edilmelidir. Zarar veren uygulamalar sökülüp atılmalıdır. Su havzalarının korunmasında, halkla beraber politikalar ve pratik uygulamalar geliştirmelidir.


    10. Özelleştirme ve taşeronlaştırmaya son verilerek, daha önce özelleştirilen bütün hizmetlerin geri alındığı, halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışına uygun olarak tüm hizmetlerin, belediye kurumları ve personeli tarafından yürütüldüğü, hizmetlerin piyasalaştırılmasına ve kâr aracı haline getirilmesine son verildiği, hizmetlerin halka ucuz, kaliteli ve sürekli bir şekilde ulaştırıldığı bir yerel yönetimden yanayız.


    Bütün bunların başarılması eksiksiz temsiliyet, demokratik katılım ve demokratik uygulama ile mümkündür. Kadınların yerel yönetimlerde etkin olması için, eşit temsilin esas alınması gereklidir. Sosyal, ekonomi ve belediye yönetim alanlarında kadın emeğinin korunup desteklenmesini talep ediyoruz.


    Sonuç olarak;


    31 Mart 2019 tarihinde gerçekleşecek seçimlerin, yaşama ekolojik bakış açısının hayat bulduğu, özyönetimci, özgürlükçü, yurttaşların aktif katılımının sağlandığı, kamusal önceliklerin ve ekolojik çıkarların temel alındığı ekolojik dönüşümün başlangıcı olması için herkesi göreve çağırıyoruz. Ekolojik yaşam için her zaman her yerde mücadele edecek olan bizler, belediye seçimlerinin demokrasi güçleri tarafından kazanmasını; doğayı, toplumu gözeten ekolojik belediyeciliğin hayata geçirilmesinin asıl hedef olması gerektiğini görüyor, halkımızın ve adayların şimdiden ekolojik belediyeciğin kazanması için çalışmaya başlaması çağrısını yapıyoruz. Aksi takdirde; tek adam, tek merkez iktidarında ekosistem ve toplumsal yapı ciddi risklerle karşı karşıya kalacaktır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    “Tabiata Tahakküm ve Direniş”: Tutuklanan Cemil Aksu’nun kitabı hakkında söyleşi

    7 Şubat 2026

    YerDeniz Kooperatifi’nde kitap tanıtımı: “Filistin Direniş Ekonomisi”

    29 Ocak 2026

    Aliağa’da Marina projesine ÇED onayı: “Proje kamu yararına değil”

    27 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Remzi Altunpolat

    İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

    Siyasi Haber

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Kansu Yıldırım

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    Siyasi Haber

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    Fehim Taştekin

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    Ertuğrul Kürkçü

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İSİG: Ocak ayında en az 146 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    8 Şubat 2026

    Mersin Limanı’nda sendikalı oldukları için işten atıldılar: 185 işçi direnişte

    7 Şubat 2026

    CHP’li Fındıklı Belediyesi’nde TİS imzalandı: İşçilere yılda 6 ikramiye

    5 Şubat 2026
    KADIN

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.