İzmir’in Menemen ilçesinde yapılmak istenen taş ocağı için verilen “ÇED gerekli değildir” kararına karşı açılan davada, bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, taş ocağının içme suyunun yanı sıra tarım ve hayvancılığı olumsuz şekilde etkileyeceği belirtildi.
İzmir’in Menemen ilçesi kırsal Alaniçi ve Göktepe mahallelerine yakın bir bölgede, kalker ocağı kurulması için işletme ruhsatı verildi. Ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararı çıktı. Vatandaşlar, “ÇED gerekli değildir” kararına karşı İzmir 2’nci İdare Mahkemesi’nde, iptal davası açtı. Ancak dava sürerken, bölgede asırlık çam ağaçlarının kesimi başladı. Ağaç kesimi sürerken, mahkemenin beklediği bilirkişi raporu tamamlandı.
DHA’da yer alan habere göre 3 kişilik bilirkişi heyeti, hazırladığı raporda, işletmenin faaliyeti sırasında ormana zarar vereceğini, İzmir’in içme suyunu sağlayacak Değirmendere Barajı’nı, orta ve uzun vadede olumsuz şekilde etkileyeceğini, tesisin içme ile kullanma suyu havzasını tehdit ettiğini ifade etti. Dava konusu tesisin faaliyete geçmesi ile birlikte, bölgedeki geçim kaynaklarının ortadan kalkacağı vurgulanırken, uzmanlar raporda yerleşim yoğunluğuna da dikkat çekti. İşletme ömrü 27 yıl olarak planlanan tesisin, yine dere ve çay gibi su kaynaklarını olumsuz şekilde etkileyeceği belirtildi.
Bilirkişi raporunu ardından vatandaşlar dün (28 Ekim) mahallenin meydanında zeybek oynayarak kutladı.
“Ağaç kıyımına son verilmesini istiyoruz”
Davaya müdahil olan avukat Diler Bosut Güven, bölgede kurulması planlanan taş ocağına ikinci kez “ÇED gerekli değildir” kararı verildiğini anımsattı. Raporun ardından projenin iptal edileceğini düşündüklerini aktaran Güven, “Yargı kararı beklenmeksizin ağaç kıyımına son verilmesini istiyoruz. Büyük bir hızla çok sayıda ağaç kesiliyor. Biz yöre halkı olarak, hiçbir taş ocağına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.