Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF) tarafından düzenlenen “50’nci Yılında 68 Kuşağı Anlatıyor” başlıklı panele ilgi büyüktü. DGB Sendikası salonunda gerçekleştirilen panele SYKP’den Mahir Sayın, ESP’den Ziya Ulusoy ve Partizan’dan Hacı Demirkaya katıldı.
Ulm Tohum Kültür Derneği’nden Barış Çaktı’nın moderatörlüğünü yaptığı ve saygı duruşuyla başlayan panelde, 68’i anlatan bir sinevizyon gösterildi. Söyleşide konuşmacılar hem anılarını hem de değerlendirmelerini aktardı. Özellikle anıların aktarıldığı bölümlerde, konuşmacılar ve dinleyiciler duygusal anlar yaşadı.
Sayın: 68 anti-emperyalist ve anti-sömürgeciydi
68 kuşağının önemli isimlerinden ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) kurucularından olan Mahir Sayın, konuşmasına “Sayın “1, 2 ve 3. Enternasyonal’i böyle kısa bir zamanda anlatmak nasıl zorsa, 68’i de anlatmak da çok zor” diyerek başladı.
Hiçbir söyleşide olmadığı kadar heyecanlı olduğunu söyleyen ve 68’in bir isyan olduğunu belirten Sayın, “Bu isyanı da sürükleyecek yeterli organizasyon yoktu” dedi.
68’in Vietnam Devrimi’nin bir eseri olduğunu vurgulayan Sayın, “68 anti emperyalist, anti sömürgeciydi” derken, 2’nci Dünya Savaşı’nda Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanya’sına karşı kazandığı antifaşist zaferin de 68 hareketine büyük etkisi olduğunun altını çizdi.
68 döneminin aynı zamanda işçi sınıfının da muazzam bir hareketliliğe sahip olduğu bir dönem olduğunu ve sadece Fransa’da 9 milyonu aşkın işçinin grevde olduğunu hatırlatan Sayın, sosyalizme eğilimin yüksek olmasına rağmen dönemin komünist partilerinin buna cevap veremediğini aktardı. Türkiye işçi sınıfının da 60’lardan sonra hareketlendiğini belirten Sayın, Türkiye’deki gençlik hareketinin de gücünü sınıftan aldığını söyledi.
Sayın, Mihri Belli akımından geldiğini ve dönemin ‘Demokratik Devrim mi Sosyalist Devrim mi?’ tartışmasında ‘Önce Demokratik Devrim’ diyenlerden olduğunu ve daha sonra bu ‘kesintili’ anlayışı ‘kesintisiz devrim’ şeklinde formüle eden Mahir Çayan’ı izlediklerini belirtti.
Demirkaya: 68 kuşağı devrimci dayanışmanın en önemli örneklerini verdi
Sayın’ın ardından söz alan Partizan’dan Hacı Demirkaya da, 2’nci Dünya Savaşı, Çin ve Vietnam Devrimleri ile diğer önemli gelişmelerin 68 hareketi üzerinde belirleyici olduğunu belirtirken, o dönem devrimci dalganın tüm dünyada yükseldiğini söyledi.
O dönemde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gençlik hareketleriyle başlayan ve tüm toplumsal kesimlere yayılan bir alt-üst oluşun gerçekleştiğini belirten Demirkaya, gençliğin akademik-demokratik talepleriyle başlayan ve giderek militan bir niteliğe ulaşan isyanın devrimci hareket açısından çok önemli bir tarihsel kesit olduğunun altını çizdi.
Türkiye’de burjuvazinin 68 isyanını içten çökertme yolunu seçtiğini ve 61 Anayasası’ndaki kısmı hakları bile kullandırtmadığını belirten ve devrimcilerin arasındaki dayanışmanın önemine vurgu yapan Demirkaya, 68 kuşağının bunun en anlamlı örneklerini ortaya koyduğunu vurguladı.
Ulusoy: 68, kapitalist-emperyalist sisteme isyandı
Panelde konuşan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Avrupa Sözcüsü ve Marksist Teori yazarı Ziya Ulusoy ise, 68 isyanının ‘kapitalist-emperyalist sisteme karşı bir isyan’ olduğunu vurgularken, “İsyanımız ve itirazımız vardı” dedi.
Dönemi değerlendirirken öncesini ve sonrasını da birlikte değerlendirmek gerektiğini söyleyen Ulusoy, 68 hareketinin öncülüğünü Fransa gençliğinin yaptığını ve hareketin en ileri olduğu yerlerden birinin de Amerika Birleşik Devletleri olduğunu belirtti.
Fransa’da milyonlarca işçinin grevlere yönelmesi ve yeni sömürge ülkelerde öğrenci hareketinin işçi ve köylü hareketleriyle iç içe gelişmesinin gençlik isyanının devrimci anlamını ve işlevini çok daha kapsamlı hale getirdiğini belirten Ulusoy, Türkiye’de ise hareketin ilerleyen zamanlarda Kemalizm'den kopuşunu vurguladı. Ulusoy ayrıca Mihri Belli’nin Yunanistan’da verdiği antifaşist gerilla mücadelesinin de Türkiye’deki mücadeleye etkisini belirtti.
Çayan, Gezmiş, Kaypakkaya…
Panelde konuşmacılar, Marks, Engels, Lenin, Stalin, Troçki, Mao, Ho Şi Min, Che, Sovyetler, Çin, Vietnam, Küba, Türkiye, Kürdistan, Ortadoğu, Filistin, Paramaz, Mustafa Suphi, Hikmet Kıvılcımlı, Behice Boran, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Kızıldere, idamlar ve bunun gibi birçok olay, ülke ve kişinin yanı sıra, HINÇAK, TKP, TİP, THKP-C, THKO, TİKKO, TÜRK-İŞ, DİSK, DEV-GENÇ gibi birçok kurum, kuruluş, sendika, örgüt ve parti üzerine de görüşlerini aktardılar.
Yine her üç konuşmacı da, 68’den sonra 70’lere, 80’lere ve günümüze de değinerek, çıkarılması gereken dersler üzerine konuştu.
Partizan, AvEG-Kon, SYKP ve HDK-Ulm’un enformasyon standı da açtığı 5 saat süren panelin soru-cevap bölümünden sonra, panelistler kendilerine yöneltilen sorulara tek tek yanıt verdiler.
Aynı panelistler, aynı konuda düzenlenen söyleşi için önümüzdeki pazar günü, 4 Kasım’da da Köln’de olacaklar…
AvrupaForum