Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    12. İstanbul Trans Onur Yürüyüşü, yasak kararlarına rağmen Kadıköy’de gerçekleştirildi

    21 Haziran 2026

    Alman Filozof Alex Demirovic, Kürt sorununun barışçıl çözümünü desteklediğini söyledi

    21 Haziran 2026

    İran-ABD heyetleri İsviçre’de

    21 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026

      Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

      18 Haziran 2026

      CHP’nin ötesi

      16 Haziran 2026

      15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

      15 Haziran 2026

      Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

      11 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026

      CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

      18 Haziran 2026

      En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

      18 Haziran 2026

      Ağrıyan yere dokunmak

      17 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Çal kemancı!

    Çal kemancı!

    Siyasi Haber19 Ağustos 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ – Fehim Taştekin Gazete Duvar’a yazdı: “Aşırı fırsatçı ve şark kurnazı oyunlarla bozduğunu aynı yollarla düzeltmeye çalışıyor. Bu krizden çıkmaya çalışırken güçler arası çelişkileri kullanma yeteneğine, kurulan özel ilişkilere ve ‘minnet bağlarına’ güveniyor.

    – Batıyoruz kaptan…

    – Yok kemancı, sen çal, çal ki namımız yürüsün…


    Türkiye’nin ahvaline bakarken Titanic’teki batış sahnesi aklıma geldi.

    Hiçbir kalıba sığmayan acayip bir iş çevirme biçimi her alanı sarmaladı.

    Yanlışına yanlış demeyen, diyeni insanlıktan ihraç eden, lafının üzerine laf söyletmeyen, hesap vermekten münezzeh, hesap sormakta mütekebbir!

    Yaptığı en iyi şey gürültüyle hakikatleri tepelemek; tahrif etmek!

    Değerlerin içini boşaltmak; metalaştırmak!

    Ortak varlığı kendi zümresi için şahsileştirmek; talan etmek!

    Cüssenin iler tutar yanı kalmadı bari gölgeyi heybetli tutalım yeter; uzun ve iri.

    Yanlışı düzeltecek bütün denge ve fren mekanizmalarını iptal eden tek adam rejimi, kendi elleriyle yarattığı enkazdan ‘milli mücadele’, ‘kurtuluş savaşı’, ‘diriliş’ hikâyesi çıkarmaya çalışıyor. Din ve hamaset, bitik siyasetin en bitmek bilmeyen sermayesi.


    ***


    Dış politika açısından Türkiye’nin NATO’daki müttefiki ABD ile yaşadığı krize ‘köklü değişim’ gibi üst perdeden anlamlar yükleniyor. Sanırsınız büyük devrimciler yürüyor. Sadece Türkiye’de değil Batı’da da yorumlar çok bonkörce. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yeni dostlar buluruz” çıkışı, AB ile ortaklık süreci rayından çıktığından beri gündemden düşmeyen eksen kayması tartışmasında yeni bir rest gibi algılandı. Bunun altına dolgu malzemesi olarak Rusya ile S-400 anlaşması, Suriye için Astana süreci, İran’a karşı yaptırımlardan yan çizme ve ABD’nin Suriye’de Kürtlerle ortaklığı giriyor. Bunlar krizin ciddiyetine dair önemli gerekçeler olsa da verilen tepkiler, Türkiye’nin ABD’yle boşanmaya hazır olduğu ya da eksenini değiştirdiği anlamına gelmiyor. Hele ki bloklar üstü bir istikamet aldığı anlamına hiç gelmiyor. Anti-emperyalist olmanın içini dolduracak ne niyet var ne de kapasite.


     

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “ABD gerçek dostun kim olduğunu bilmiyor, göremiyor” sözleri kalp dünyalarındaki hissiyata daha fazla denk düşüyor. Evet, bu tam anlamıyla bir hayalkırıklığı. Gerçek bir hesaplaşmanın kenarından bile geçmeyen Amerikan karşıtı retoriğe rağmen dostluğu kurtarmaya çalışan bir ortağın feveranı. Amerika ile ilişkilere katma değer olarak ‘saygı’, ‘onur’, ‘eşit’ ve ‘karşılıklı’ gibi kavramlar girecekse aşağılanmalara verilen karşılığın bunu karşılaması lazım. Laflar büyük. Lafın büyüğü iddialı çözümleri ve alternatifleri gerektirir. Kast ettiğim yaptırımlara sınırlı misillemelerin ötesinde bir şey. İki taraf da kendi iç kamuoyuna yönelik hesaplarla el yükseltiyor. Fakat rüzgârı tersine döndürmek için ‘itibarlı çark’ fırsatını da bekliyorlar. Hem de dört gözle.


    O yüzden dillere pelesenk “Yeni bir dünya kurulur” efelenmesi, ödünç bir duruştan ibaret. Bu tür bir elbise üzerlerinde sırıtıyor.


    Bu kadar çok gürültü, eğer ki ittifaklar manzumesi değişiyorsa ve ülke uluslararası alandaki yerini yeniden tanımlıyorsa bir anlamı olabilir. Bu olmadan bir yönetim, dün de var olan mevcut sorunlara rağmen, birlikte olmaktan gurur duyduğu bir ortağıyla aniden papaz olduysa krizin stratejik değeri tartışmalı hale gelir. Liderlerin iş tutma tarzından dolayı aşırı şişen kriz hâlâ konjonktürel duruyor.


    ***


    Ekonomistlerin en az iki yıldır beklediği çöküşün sorumluluğunu bir papaz üzerinden tamamen ABD’ye bağlamak, kitleleri ‘milli mücadele’ parantezine alarak faturanın hazmını kolaylaştırmak bakımından uyanıkça taktik. Bunu yaparken de “AK Parti başlangıçtır, hicrettir, Malazgirt’tir, Selçukludur, Osmanlıdır, fetihtir, Çanakkale’dir, bugündür, gelecektir” diyerek kendine ‘ezeli ve ebedi lider payesi’ çıkartıyor.

    16 yılda milli olan ne varsa satıp nakde çevirmiş, tarım ve hayvancılığı bitirmiş, buğdaydan samana, patatesten pamuğa, tohumdan ete temel tüketimi ithalata bağlamış, ovalarını ve derelerini yağmalatmış bir iktidarın yerliliği de milliliği de kriz tablosunun bize anlattığı kadardır.


    Aşırı fırsatçı ve şark kurnazı oyunlarla bozduğunu aynı yollarla düzeltmeye çalışıyor. Bu krizden çıkmaya çalışırken güçler arası çelişkileri kullanma yeteneğine, kurulan özel ilişkilere ve (Körfez’de yaşanan krizde yalnız bırakmadığı Katar’ın sunduğu cansuyunda olduğu gibi) ‘minnet bağlarına’ güveniyor.


    Yeni dostlar elbette bulunur. Kendi ekonomik varlıklarını bitpazarında haraç-mezatlık hale getirdikten sonra başka pazarlardan alıcı bulmak bir marifet sayılmaz. Bu sanıldığı gibi eksen kayması falan da değil. Eksen kayması ekseni olanlar için geçerli. “Yeni bir dünya kurulur” diye caka satan adamın alternatif bir dünya tahayyülü yok. Alternatifi olsaydı zaten ekonomi bu şekilde çakılmazdı. Bir alacaklıdan kurtulmak için başka bir alacaklının kapısına giden borçlunun dünyaya sunabileceği alternatif ne olabilir ki!


    Şimdi ABD Başkanı Donald Trump’a karşı Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la uç veren olası ortaklığa övgüler diziliyor. Yandaş medyada düne kadar birinin yaftası “Nazi artığı” diğerininki “küstah” idi. İkisi de Türkiye’nin büyümesini hazmedemeyen üst akıl idi! ABD ile sorunlar yaşayan AB ekonomisi, yıkılmış bir Türkiye’yi göze alamaz. Bunun ötesinde kriz kapıya dayandıysa alacaklılar için öncelik borçlunun istikrarıdır. Aksi halde kapitalist bağımlılığın sürmesi nasıl mümkün olabilir?


    Bu zor zamanda Rusya ve Çin’in çıkacağı dirsek de elbette çok kıymetli. Fakat sanıldığı gibi ittifak düzeninde bir kayma varsa bunu Moskova ve Pekin’in daha ciddi bir şekilde ödüllendirmesi gerekir. Ama görülüyor ki ikisi de çok temkinli. Çünkü bu ülkelerle güven ilişkisi tesis edilebilmiş değil. Erdoğan’ın Trump’la yeniden dost ve müttefik pozu vermek için can attığını düşünüyorlar. Bu, defalarca test edilmiş bir sonuçtur.


    ***


    Ne yazık ki Türkiye’nin dış ilişkiler ağı virüs yemiş gibi epey zamandır tutarsız, anlamsız ve nevrotik tepkiler veriyor. Dış ilişkilerin kurumsal bağlarından ne kadar uzaklaştığını önce AB daha sonra ABD ile yaşanan krizlerde bir kez daha gördük. Karşılıklı güven ve çıkarlara dayalı ilişkiler birikimsiz ve öngörüsüz kadrolarla ziyadesiyle üçüncü kanallara yaslandı ve diplomaside ‘kayıt dışı’ oranı arttı. Neredeyse kritik tüm dış temaslara MİT Başkanı’nın eşlik etmesi sıra dışılığın en yalın göstergesi.


    Bu kriz bir toparlanmaya, çeki-düzene, hamasetin yerini rasyonalitenin alacağı bir yenilenmeye vesile olacaksa nihayet düştüğümüz yerden kalkıyoruz diye avunabiliriz. Ama değil! Korkarım izlediğimiz, tek adam rejiminin inşasını kolaylaştıran başarısız darbenin ardından çekilen “Allah’ın Bir Lütfu” filminde ikinci fasıl.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

    20 Haziran 2026

    CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

    18 Haziran 2026

    En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

    18 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Nevzat Onaran

    Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

    Niyazi Aytaç

    CHP’nin ötesi

    Muhsin Dalfidan

    15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ercüment Akdeniz

    Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

    Cuma Çiçek

    CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

    Ertuğrul Kürkçü

    En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

    M. Ender Öndeş

    Ağrıyan yere dokunmak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kütahya’da bina inşaatında iş cinayeti: Ölü sayısı 3’e yükseldi

    21 Haziran 2026

    Ankara’da bakanlık önünde öğretmenlere polis müdahalesi: 8 gözaltı sonrası tüm öğretmenler serbest bırakıldı

    19 Haziran 2026

    Eğitim Sen İskenderun Şubesi’nden öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki

    17 Haziran 2026
    KADIN

    Derya Buçan davasında ilk duruşma: Tutukluluk devam etti, aile ve kadın örgütleri “Adalet” istedi

    17 Haziran 2026

    Erkek şiddetinden kaçıp İsviçre’ye sığınan kadın ve İki çocuğuna sınır dışı tehdidi

    16 Haziran 2026

    KCDP Mayıs 2026 Raporu: 16 kadın katledildi, 33 şüpheli ölüm var

    5 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.