Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İHD İskenderun: Demokrasi için Barışa Ses Ver

    16 Mayıs 2026

    İHD İskenderun: Demokrasi için Barışa Ses Ver

    16 Mayıs 2026

    Alevilerin kutsallarına ardı ardına saldırı: Düzgün Baba’dan sonra Elif Ana Dergâhı da hedef alındı

    16 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

      15 Mayıs 2026

      Teknolojik cumhuriyet ya da dijital imparatorluk

      14 Mayıs 2026

      Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

      13 Mayıs 2026

      ‘Lan’ hadi oradan

      12 Mayıs 2026

      Zafer Partisi kapatılsın!

      11 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kürkçü: Musluktan İçilebilir Parasız Su, Temel İnsan Hakkıdır

    Kürkçü: Musluktan İçilebilir Parasız Su, Temel İnsan Hakkıdır

    Siyasi Haber23 Kasım 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    TBMM Plan ve Bütçe komisyonunda Orman ve Su işleri Bakanlığı’nın bütçesi üzerine yapılan görüşmelerde Ertuğrul Kürkçü: “Suyun ticarileşmesine değil, suyun ve suya erişimin bir insan hakkı olduğu prensibine göre Bakanlığınızın bütçesinin de değişmesi lazım.”dedi.

    Bütçe görüşmeleri sırasında konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir milletvekili Ertuğrul Kürkçü S-400 füzelerine değil, içilebilir su taşıyacak su boruları alınması için bütçe ayrılması gerektiğini söyledi.


    Kürkçü’nün konuşmasının tamamı şöyle;


    Bir süre Genel Kurulda çalışmam gerektiği için tartışmaların hepsini işitmedim ancak eğer tekrar olmayacaksa ben size su hakkından söz etmek istiyorum. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 28 Temmuz 2010’da “suya ve hıfzıssıhhaya erişimin bir temel insan hakkı olduğunu” belirledi. Burada çok açık ne demek istendiği. Su ve suyla sağlanan temizlikten söz ediyoruz. Dolayısıyla bu, bizi özellikle şehir suyu meselesine ve şehir suyuna erişimin herkes için hak olduğu ilkesinin hükümetlerce korunması ve gerçekleştirilmesi meselesine getiriyor.


    Ancak Türkiye’de insanların  temel hak olarak suya erişimleri su piyasalaşmadıkça mümkün olamıyor. Belediyelerin düşük ücretlerle bile olsa mutlaka suya bir bedel biçerek halka dağıtmaları bir kanun emri hâlinde ve bunun bir mağduru Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven oldu. Hatırlayacaksınız, 2008’de aldığı bir kararla evlerde kullanılan suyun ilk 10 metreküpünden bedel alınmayacağına dair bir belediye kararıyla birlikte hareket etti. Fakat Hükümetiniz ve Sayıştay tarafından bu, dava konusu edildi ve Osman Özgüven zor bela yakasını kurtardı ama Danıştay şu kararı vermedi: “Su bedava verilebilir.” Ben hem Hükümetinizden bunu istiyorum hem de Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu konuda bir adım atması gerektiğini düşünüyorum. Eğer bir temel insan hakkıysa su hakkı, o zaman kişi başına bir hesaplamayla mutlaka ve mutlaka evlerdeki hane halkı sayısına bağlı olarak her bir kişi başına suyun bedelsiz  verilebileceği bir asgari kotanın saptanması bizim için hayati önemde. Aslını isterseniz Dikili Belediyesinin pratiği bunun bir su tasarruf prensibi olduğunu da gösterdi çünkü insanlar ilk 10 metreküpü bedava olan suyun 11’inci metreküpüne para ödememek için 10 metreküpü geçmemeye çalıştılar ve o yıl Dikili Belediyesi yazın su kıtlığı çekmedi turizm mevsiminde. Dolayısıyla ben bu deneyime değer biçmemiz ve Bakanlığınızın bu konuda adım atması, yol gösterici olması gerektiğini düşünüyorum.


    Türkiye’de şu an suyun musluklardan içilebilir olduğuna dair bir güven yoktur halkın arasında. Doğrusu, ben yurt dışı seyahatlerimden birinde bir otelde aramızda arkadaşlarla konuşurken “Suyu nereden alacağız ya, geç oldu.” diye metrdotel -Türkçe biliyormuş, otuz yıldır orada yaşayan bir Türkiyeliymiş- bize dedi ki: “Ben otuz yıldır bu şehrin musluğundan içiyorum suyumu, hiçbir şey de olmuyor. Siz musluktan için.” Musluktan su içme fikrine, bunun üzerine bu kadar çok akıl yoran insanların bile yabancı olması Türkiye’deki durumu gösterebilir.  Şimdi, bunun devamı, tabii, bir başka şey: Bu, öte yandan, suyun ticarileşmesi ve içilebilir suyun sadece parayla elde edilebilmesi su şirketleri ortaya çıkarıyor ve bu su şirketlerinin özellikle hem ekoloji hem hıfzıssıhha bakımından yarattıkları en önemli mesele, üzerine çöktükleri su kaynaklarını bir daha geri dönülemeyecek şekilde tahrip ediyorlar o suların çıktığı bölgeleri birer sınai şirkete dönüştürerek ve çevreyi kirleterek. İkincisi de elde ettikleri suyu esasen insan sağlığına zarar verdiği bilinen ve PVC türevi şişe ve damacanalarda piyasaya sürüyorlar. Belli bir süre bu şişe ve damacanalarda bekleyen suyun karsinojen olduğu, yani kansere yol açtığı, tıbben ispatlanmış bir gerçeklik. Dolayısıyla suya ticari olarak erişirken aynı zamanda hıfzıssıhhanın da ihlal edildiği bir açmaz içerisinde hep birlikte kalıyoruz. O yüzden, bu, suyun ticarileşmesi meselesine bir sınır getirmek, kamu adına, insan hakkı adına, yurttaşlık hakkı adına bu sınırı getirmek ve bunun için gerekiyorsa yasa değişikliği yapmak hem görev hem bir halk talebi, ben bunu dikkatinize sunmak istiyorum.


    Devamında şunu da söylemek istiyorum: Su sadece içtiğimiz bir şey değil, aynı zamanda gıda güvenliğimizin de başlıca unsurlarından birisi. Su olmazsa tarım olmaz, anlatmama gerek bile yok. Ama küçük çiftçilerin


    özellikle tarım yapabilmek, kendileri için de bir miktar gıda stoku yapabilmek için harcayabilecekleri su daima piyasadan ve para karşılığı temin edildiği için ben küçük çiftçilerin de belli bir oranda suyu bedava temin etmelerinin ve bunun aslında gıda güvenliğinin bir şekilde güvencesi olabileceği hakkında Hükûmetinizin ve sizin düşünmeniz gerektiğini düşünüyorum, bunu istiyorum. Bu talebi bütün halkımız adına işitin istiyorum. Nihayet üçüncüsü, eğer böyle olacaksa, o zaman suyun kaynaklarından son tüketiciye kadar ulaşabileceği bütün yol boyunca PVC türevi boruların ve iletim hatlarının kullanılmaması gerektiği apaçık. Şimdi, suyun içilebileceği düşünülmediği için PVC başlıca iletim imkânı olarak değerlendiriliyor. Fakat bunun, suya toksik ya da herhangi bir [olumsuz] katkıda bulunmayan yollardan yapılması -öte yandan Bakanlığınızın sadece bence Su Bakanlığı değil, aynı zamanda temiz ve içilebilir su bakanlığı olarak da kendisini görmesi- gerektiğini düşünüyorum.


    Bütün bu sebeplerle, suyun ticarileşmesine değil, suyun ve suya erişimin bir insan hakkı olduğu prensibine göre Bakanlığınızın ister istemez bütçesinin de değişmesi lazım. Genel Kurulda Bakanlığınıza bu bakımdan ek bütçe sağlanması için biz çaba göstereceğiz. Örneğin S-400 füzeleri değil, içilebilir su taşıyacak su boruları alması için, Su Bakanlığımıza katkıda bulunmak için elimizden geleni yapacağımızdan emin olabilirsiniz.


    Bu şartlarla bütçenizin hayırlı olmasını diliyorum.


    Teşekkür ederim.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bülent Şık: “Bu karar halk sağlığının cezalandırılması anlamına geliyor”

    14 Mayıs 2026

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen Beraat Etti

    12 Mayıs 2026

    Thiago Ávila ve Saif Abukeshek serbest bırakılmak üzere!

    9 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

    Burhan Kaan Somuncu

    Teknolojik cumhuriyet ya da dijital imparatorluk

    Beritan Aslan

    Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

    Mehmet Murat Yıldırım

    ‘Lan’ hadi oradan

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kütahya’da madenciler isyanda: Egetaş Kömür İşletmesi’nde iş bırakma eylemi

    15 Mayıs 2026

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen Beraat Etti

    12 Mayıs 2026

    Antep’te işçi sınıfı için uluslararası dayanışma: “Baskılara karşı birleşik mücadele”

    11 Mayıs 2026
    KADIN

    Şüpheli kadın ölümleri için adalet çağrısı: “Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor”

    10 Mayıs 2026

    Sosyal-İş’ten “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.