Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    DİSK-AR 2026 2. çeyrek raporu: Geniş tanımlı işsizlik yüzde 30’a dayandı

    19 Ağustos 2026

    YENİ Parti’de kongre takvimi netleşti: Büyük Kurultay öncesi seçim maratonu başlıyor

    19 Ağustos 2026

    Kanal İstanbul’un ilk köprüsünde tabliye montajı sürüyor: Proje tartışmaları yeniden gündemde

    19 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

      19 Ağustos 2026

      Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

      15 Ağustos 2026

      1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

      14 Ağustos 2026

      Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

      11 Ağustos 2026

      Özgür Özel’i anlamak

      11 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Nelere Hazır Olmalıyız? – Metin Çulhaoğlu

    Nelere Hazır Olmalıyız? – Metin Çulhaoğlu

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    “Sosyalizmin olmadığı değil, sosyalizmin geriye bıraktığı bir dünyada yaşıyoruz.”

    soL yazarlarından Özgür Şen’in sözüdür. Geçenlerde yaptığı bir konuşmadan alınmıştır.

    Önemli bir sözdür ve bilebildiğim kadarıyla Şen bu sözün başkalarınca olası yorumlarına herhangi bir tahdit koymamıştır.

    Demek ki, başlayabiliriz.

    En basit yorumuyla “sosyalizmin olmadığı” dünya, kapitalizmin kendi yörüngesinde, kimi açılardan gamsız tasasız, kendine çekidüzen verme gereği duymadan ve büyük ölçüde özgün dinamikleriyle yol aldığı dünyadır. “Sosyalizmin geriye bıraktığı dünya” ise, kapitalizme kalan dünyadır. Daha farklıdır: Bu dünyada kapitalizm artık sosyalizmin köklerini kurutmak için daha planlı, ince hesapçı, giderek intikamcı ve “müteyakkız” davranmaktadır.

    Bir tür “özne” sayacak olursak, sosyalizmin olmadığı dönemde kapitalizmin “düşünümselliği” (reflexivity) de yoktur. Yani, kendini kendi dışına yerleştirip ona bir nesneymiş gibi bakamaz. Dolayısıyla, kendisiyle ilgili tedbirleri de çok sınırlı kalır. Sosyalizmin geriye bıraktığı dönemin kapitalizmi ise, bu anlamda belirli bir düşünümselliğe sahiptir. Artık gündeminde, bugünkü olası veya potansiyel tehditleri önceleyen, bir dönem fiilen gerçekleşmiş (bu anlamda “reel”) bir tehdit vardır. Buna göre, bunu hesaplayarak davranır.

    Buraya kadar, “kapitalizm” derken üretim tarzının da ötesinde devleti, ideolojisi, siyaseti ve kültürüyle bir toplumsal formasyonu kastettik.

    Peki ya sermayenin kendisi? Sermayenin hareketi?

    İşte, sermaye söz konusu olduğunda “düşünümselliği” filan bütünüyle unutmak gerekir. Kendi doğal ve asli dinamiklerine bırakıldığında sermaye için “sosyalizmin olmadığı dünya” ile “sosyalizmin geriye bıraktığı dünya” arasındaki fark herhangi bir anlam taşımaz. O, böyle şeyleri bilmez, hesap etmez; kendi işine bakar.

    O halde, düşünümselliği olan, “sosyalizmin geriye bıraktığı” bir dünyada planlı ve hesaplı davranması gereken kapitalizm bir yanda, böyle dertleri olmayan sermaye diğer yanda, ortaya çatışkılı bir bütünlük çıkar. İkincisi, birincisinin kimi niyet ve söylemlerini kontrpiyede bırakır. Birincisi ise, ikincisine söz geçiremez; şımarıklık, fütursuzluk ve kaprislerine büyük ölçüde katlanmak zorundadır.

    Bir dönem (sosyalizmin olduğu bir dünyaya kadar) tam tamına böyle sürüp gidecektir.

    * * *

    Diyelim, kapitalizm tamam, sermaye de tamam, ya emekçi yığınlar, kitleler? Sosyalizmin olmadığı değil, geriye bıraktığı bir dünyada yaşamak onlar açısından ne anlama geliyor?

    Bu arada, kitlelerin “düşünümselliği” olabilir mi?

    Yanıt, kestirme ve açıktır: Kitlelerin kendi düşünümselliği olamaz; ancak, kitlelerin dünyası, düşünümselliği olan kapitalizmin eylemleri ve söylemleriyle biçimlenir. Daha açığı şu: Sosyalizmin olmadığı değil, geriye bıraktığı bir dünyanın kapitalizmi, kitlelere hem maddi hem ideolojik anlamda çok daha fazla saldırmakta, boyunduruğunu daha da sıkılaştırmaktadır.

    Buradan krize geçebiliriz.

    Patlak veren krizle ilgili yorumlar farklılaşmakta birlikte, görüldüğü kadarıyla işin ciddiyetini herkes teslim ediyor. Hatta yaşanan krizi, olası sonuçları açısından 1930’ların büyük depresyonu ile karşılaştıranlar bile çıkıyor.

    Krizin kapitalist dünyanın merkezlerini, diğer ülkeleri ve bu arada elbette Türkiye’yi ne zaman, hangi derinlikte ve ne tür bir tahribatla etkileyeceği ayrı bir konudur. Şu anda bir takım tahmin ve öngörülerin ötesine geçmek mümkün değildir. Ancak, bir nokta kesin gibidir: Az önce değinilen ideolojik saldırı ve boyunduruk, ölçeği ve yaygınlığı bugünden tam bilinemese bile, muhtemelen birtakım kopuşları ve patlamaları da tetikleyecektir.

    * * *

    Ne tür kopuşlar ve patlamalar?

    Bu sorunun yanıtında, bilimsel analizden çok (makul ölçülerde tutulmak kaydıyla) hayal gücü devreye girmelidir.

    İsterseniz, sosyalizmin olmadığı dünyaya, 1800’lerin ikinci yarısına ve Zola’nın Germinal’ine dönelim. Bir olasılıktır; gerçekleşebilecek gibiyse “istemem kalsın” veya “bize böyleleri lazım değil” dememek gerekir: Eğer kopuş ve patlamaysa, örgütçü Lantierler kadar, “yıkıcı” Souvarinlere de hazır olmalıyız.

    İsterseniz, sosyalizmin olduğu bir dünyaya, bu arada madem hep krizden söz ediliyor, 1930’ların büyük depresyon ortamına ve Arthur Penn’in Bonnie ve Clyde’ına dönelim. Bir olasılıktır; gerçekleşecek gibiyse “istemem kalsın” veya “bize böyleleri lazım değil” dememek gerekir: Eğer kopuş ve patlamaysa, bir garibanın eline silah verip evine konulan haciz levhasına ateş ettirecek Clyde Barrowlara da hazır olmalıyız.

    Nihayet, sosyalizmin geriye bıraktığı dünyaya (ve Türkiye’ye) gelirsek, 30 yıllık metal işçisi, sendikalı, bilinçli, ağır başlı, tok sözlü ve bilge ustalar elbette gene bizimle olsun; ama daha 30’una gelmeden birkaç iş değiştirmek zorunda kalmış, bir süre işsiz gezmiş, boğaz tokluğuna ve sigortasız çalıştırılan gençleri kazanmadan “bu işin” olmayacağını da bilelim.

    Belki, kitaba göre daha kaotik, anarşizan yanlar da taşıyan bir süreç olur; ama böyle bir sürecin dinamizmi, hatta arındırıcılığı (katarsis) olmadan sosyalizmin gelmeyeceğini de bilelim.

    Son olarak, hem “nelere hazır olmayıyız” başlığından, hem de “sosyalizmin olmadığı değil, geriye bıraktığı bir dünyada yaşama” temasından hareketle bir uyarı da yapalım: Sosyalizm devreye girmezse, giremezse, yaşanacak süreçlerin dünyayı (ve Türkiye’yi) çok kötü mecralara sürüklemesi de mümkündür.

    Adına ister faşizm, ister “neo-faşizm”, ister piyasa faşizmi, ister Bonapartizm, ister başka bir şey deyin.

    Bu yazı sol.org.tr sitesinden alınmıştır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    17 Ağustos 2026

    Bakanlık verileri şüpheli!

    10 Ağustos 2026

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    9 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Burhan Kaan Somuncu

    Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

    Remzi Altunpolat

    Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

    Mahsuni Gül

    1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

    Hüseyin Mat

    Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Madencilerin Enerji Bakanlığı önündeki eylemi 10. gününde

    19 Ağustos 2026

    Başaran Aksu ve Gökay Çakır adli kontrolle serbest bırakıldı

    18 Ağustos 2026

    DEM Partili Cengiz Çiçek’ten Enerji Bakanı’na beş soru

    18 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.