Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Avustralya’dan eski sığınmacılara 17 milyon Euro tazminat

    19 Haziran 2026

    Ay kökenli bir meteoritte keşfedilen mikroskobik kristaller Güneş Sistemi’nin geçmişine ışık tuttu

    19 Haziran 2026

    Ankara’da bakanlık önünde öğretmenlere polis müdahalesi: 8 gözaltı sonrası tüm öğretmenler serbest bırakıldı

    19 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026

      Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

      18 Haziran 2026

      CHP’nin ötesi

      16 Haziran 2026

      15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

      15 Haziran 2026

      Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

      11 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

      18 Haziran 2026

      En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

      18 Haziran 2026

      Ağrıyan yere dokunmak

      17 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      15-16 Haziran’ın öğrettiği: Başka bir sendikacılık mümkün!

      15 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Doç. Dr. Bayraktar: ‘KHK’dan satılık’ Evimi ve arabamı satıyorum

    Doç. Dr. Bayraktar: ‘KHK’dan satılık’ Evimi ve arabamı satıyorum

    Siyasi Haber30 Nisan 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ – 29 Nisan’da 689 sayılı KHK ile ihraç edilen Doç. Dr. Ulaş Bayraktar’ın Facebook sayfasında ihracının hemen sonrasında “Nefretimi kazanamayacaksınız” başlığıyla yayımladığı yazı.

    Doç. Dr. ULAŞ BAYRAKTAR*


    Annem aradığında Ercan Kesal ve Enis Rıza ile “Zamanın İzinde” Kireççilerin Affe Hala ile Mustafa Suphi’nin eşi Maria ile yeni tanışmıştım. “KHK çıkmış” dedi, “Merak ediyorum bir bak, bana haber ver.” Bakmama gerek kalmadan doktora dersimin Whatsapp grubunda müstakbel bir meslektaşım “Ne denir ki…” yazdı. Anladım; “Haftaya ders yok denir” diye cevap verdim. Sonrası malum, adetten Resmi Gazete’nin sayfasına girip, dostların ve sevgilinin -ki o benim arkadaşım, aşkım, meslektaşım, yoldaşım ve şimdi KHKdaşım olur- yanında ismimi gördüm ve üzerimden koskocaman bir yükün kalktığını hissettim, çünkü biz ismimizi oraya daha ilk KHK’da yazmıştık. Utançla sıramızı bekliyorduk. Son zamanlarda soranlara, beyin ölümümüzün gerçekleştiğini söylüyordum zaten; sonunda memuriyet organlarımızı da, hevesle kadro bekleyenlere bağışlayabildik.


    Telefonumu kapattım sonra. Çünkü onca dostumun ne söyleyeceğini biliyordum, onlar da benim ne söyleyeceğini tahmin eder dedim. Onların varlığını, desteğini hissetmek için seslerini duymama gerek yoktu ki. Ne avuntuya ihtiyacım vardı, ne de avutmaya çünkü ne üzgündüm, ne kızgın.


    Gerçekten kızgın değilim, öfke duymuyorum. Geçen hafta Paris’teki terör saldırısında ölen polis memurunun sevgilisinin cenazede Antoine Leiris’den yaptığı alıntı benim hislerime de tercüman oluyor: “Vous n’aurez ma haine!- Nefretimi kazanamayacaksınız!”


    Siz de benim öfkemi, nefretimi kazanamayacaksınız. Şerbetliyim ne de olsa; babamı beş yaşında benden alan sorunu nefretle, intikam duygusu ile düşünmemeyi bir şekilde becerebildiğimi sanıyorum. Şimdi çocuklarımı bir süre annelerinden uzak, beni öğrencilerimden, derslerimden ayrı koyan sizleri de anlıyorum.


    Anlıyorum, çünkü sarhoşluğu ve ertesi gün yaşanan suçluluk duygusunu iyi bilirim. Sizler de, biliyorum ki, makamın, iktidarın, ünvanların sarhoşluğu içindesiniz şimdi. Bir gün ayılacaksınız ve o zaman siz de anlayacaksınız ne büyük haksızlıklara ve adaletsizliklere sebep, alet olduğunuzu. Çünkü siz yarının vaatlerine kanmış durumda, bugünde değil o serapta nefes alıyorsunuz. Ben ise yarından düne, bugüne bakmaya çalışıyor ve yarın utanacağım hiçbir şey görememenin huzuruyla yastığa koyuyorum başımı.


    Öyle olmasa sadece iki sene önce beni şimdi memuriyetten ihraç eden rektörün danışmanlık teklifinin üzerine atlar, şimdi bir profesör olarak makamlardan makam beğenir olurdum. Ya da ne zamandır yurtdışından gelen davetlere, yurtiçinden gelen telkinlere uyar istifamı basar, çok daha kolay bir hayata başlamış olurdum.


    Ama ben şimdi sahip olabileceğim rahatı, yarın hissedeceğim huzura yeğlemedim.


    Çünkü sadece barış gelsin, adalet olsun istedim, istiyorum. Sadece bu niyetle attığım imzayı çekmedim. Terörle mücadelede ifademi alan polis memurlarına -savunmamdan sonra- söylediğim gibi o imzadaki tek muradım, onların eşlerinin, annemin; çocuklarının, benim ve kardeşimin yaşadıklarını yaşamamalarıydı. Anlamadınız, anlamak istemediniz…


    Canınız sağolsun…


    Sağolsun, çünkü biliyorum ki, canınız sağ oldukça aklınıza düşeceğim. Yaptığınız haksızlığı adımı her duyduğunuzda, beni her hatırladığınızda idrak edeceksiniz.


    Sizin için sarf edebileceğim hiçbir beddua yok. Ne de olsa, annelerine belirsiz bir sure için elveda diye Umut’un o bir damlacık gözyaşı, Ada’nın kardeşini güldürmeye çalışırken titreyen o dudağı, Bediz’i havaalanına götürürken arabadaki o sessizliğin ağırlığı sizi bulacak, eninde sonunda, nerede olursanız olun.


    Ben mi ne yapacağım bu esnada? Şimdiye değin ne yapıyorsam onu elbette.


    Öğrencilerimle ilişkimi sadece dersler; müstakbel meslektaşlarıma desteğimi resmi danışmanlıklar, okuma yazmayı puan ve teşvikler, meslektaşlarımla dostluğumu ünvanlar, makamlar üzerinden kurduğumu sanmış olamazsınız. Şimdiden bitirmem gereken bir kitap değerlendirmesi, bir kitap bölümü var. Bugün bir lisans öğrencimin ilk sunuşuna gideceğim mesela. Bir atılsam da, soyunsam dediğim dört, okusam dediğim yüzlerce kitap var. Maya’mızda bir sürü proje var hem. Daha dün lisemin mezunlar derneği yönetim kurulunda neler neler konuşmuş, hele bir atılayım gerisi kolay demiştim. Ne zamandır bir hayal olarak konuştuğumuz kütüphane şimdiden yer konuşulan bir proje oldu bile.


    Para mı? Elimin kiri. Kafam rahat zira sahip olduğum hiçbir konfora ihtirasla bağlı değilim. Eski rektörüm hatırlayacaktır, imzamı çekmem için özel telkininden sonra söylediğim gibi: Hiçbir şey yapamazsam satılacak bir evim ve arabam var. Artık asacağım tabelayı da biliyorum: “KHK’dan Satılık.”


    Ah be dostlar istirhamımdır, siz de öfkenize mukayyet, umudunuza sahip olun; rüsva etmeyin şairi. Hele hele beni hiç merak etmeyin. İki kelam ettiysek şu ölümlü dünyada, siz beni bilirsiniz: Ne hızlı solcu olabildim bir kısmınız gibi, ne afili akademisyen, ne siyasetçi.


    Ben gülmeyi bilirim en iyi, onu da kaptırmam merak etmeyin öyle kolay kolay kurda kuşa, çünkü aklımda hep Bedri Rahmi:


    Marifet hiç ezilmemek bu dünyada


    Ama biçimine getirip ezerlerse


    Güzel kokmak


    Kekik misali


    Lavanta çiçeği misali


    Fesleğen misali


    Itır misali


    İsâ misali


    Yunus misali


    Tonguç misali


    Nâzım misali


    *Doç. Dr. Ulaş Bayraktar; Mersin Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi/Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi. 689 sayılı KHK ile memuriyetten ihraç edildi.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

    18 Haziran 2026

    En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

    18 Haziran 2026

    Ağrıyan yere dokunmak

    17 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Nevzat Onaran

    Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

    Niyazi Aytaç

    CHP’nin ötesi

    Muhsin Dalfidan

    15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Cuma Çiçek

    CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

    Ertuğrul Kürkçü

    En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

    M. Ender Öndeş

    Ağrıyan yere dokunmak

    Siyasi Haber

    Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Ankara’da bakanlık önünde öğretmenlere polis müdahalesi: 8 gözaltı sonrası tüm öğretmenler serbest bırakıldı

    19 Haziran 2026

    Eğitim Sen İskenderun Şubesi’nden öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki

    17 Haziran 2026

    Bolu’da maden ocağında göçük: Bir işçi mahsur kaldı

    17 Haziran 2026
    KADIN

    Derya Buçan davasında ilk duruşma: Tutukluluk devam etti, aile ve kadın örgütleri “Adalet” istedi

    17 Haziran 2026

    Erkek şiddetinden kaçıp İsviçre’ye sığınan kadın ve İki çocuğuna sınır dışı tehdidi

    16 Haziran 2026

    KCDP Mayıs 2026 Raporu: 16 kadın katledildi, 33 şüpheli ölüm var

    5 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.