Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Kemalpaşa’daki Atlas Trafo’da işçi kıyımı ve iş cinayeti tepkisi: “Kölelik düzenine karşı direneceğiz”

    24 Ağustos 2026

    Doruk Madencilik işçilerinin eylemi 29. gününde: “Sadaka değil, alın terimizi istiyoruz”

    24 Ağustos 2026

    Tarsus’ta tuz madeni projesine köylülerden tepki: “ÇED kararı ve ruhsat iptal edilsin”

    24 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

      24 Ağustos 2026

      Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

      23 Ağustos 2026

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026

      AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

      21 Ağustos 2026

      Kürtler yüzme biliyor…

      19 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Antalyaspor-Fenerbahçe maçında çalınan ‘tecavüz marşı’ davasında görevsizlik kararı

    Antalyaspor-Fenerbahçe maçında çalınan ‘tecavüz marşı’ davasında görevsizlik kararı

    Siyasi Haber5 Nisan 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Antalyaspor’un Fenerbahçe maçında 5 kez çalınan ‘tecavüz marşı’ diye nitelendirilen ve tecavüzü meşrulaştırdığı için tepki gören müzikle ilgili davanın ilk duruşmasında mahkeme görevsizlik kararı verdi. Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği yetkililere futbolda eril şiddettin ve kadınların aşağılanmasına karşı somut adımlar atma çağrısı yaptı.

    Siyasi Haber / Antalya


    Antalyaspor’un Fenerbahçe’ye karşı kendi sahasında oynadığı ve 4 gol atarak galip geldiği maçta 5 defa ‘tecavüz marşı’ çalınmasına; ayrımcılığa ve cinsel şiddet diline dikkat çeken tüm taraftar ve sporseverler tepki gösterdiler. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği birlikte suç duyurusundan bulunduktan sonra savcılık konuyla ilgili kamu davası açtı. Bu marş Yeşilçam filmlerinde Nuri Alço'nun canlandırdığı karakterlerin tecavüz sahnelerinde kullanıldığı ve internet ortamında 'tecavüz marşı' olarak bilinmektedir.


    Bu fiilin “Tecavüz suçunu övme ve suç işlemeye tahrik (TCK 214-215)”, “Kadınların cinsiyet olarak aşağılanması (TCK 216)” ve “Hakaret içeren tezahürat (6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun)” suçlarını kapsadığı belirtildi. Buna rağmen dava sadece TCK 216/2 Maddesindeki “Halkın Bir Kesimini Sosyal Sınıf Din Mezhep Cinsiyet, Bölge Farklılığına Dayanarak Alenen Aşağılama” iddiasıyla açıldı. Bu suçun gerekçesi ise, rakip takımın kadına benzetilerek küçük düşürülmesi idi. Yani, o gün saha da o müzik, “yenilen takım “kadın gibi” tecavüzü “hak etmiştir” düşüncesi ile çalındı. Suç burada oluşuyor.


    Ayrıca, “tecavüz marşının” yönetim tarafından çalınma öncesinde bir hazırlık yapılmış olması ve konusu suç teşkil eden bir hareketin müzik eşliğinde övülmüş olması bununla beraber, bu şarkıyı dinleyenlerin suçu işlemeye tahrik ediliyor oluşu da TCK’nın 214-215. maddelerince suç kapsamına giriyor.


    Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Türkiye’de futbol maçlarında rakip takımın kadına benzetilerek aşağılanması, yakılması benzeri şiddet eylemlerine her zaman karşı çıkacağını bildiren, davanın arkasında olduğunu ifade eden bir metin yayınladı. Benzer şekilde Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, davanın arkasında olduklarını, şiddet dilinin-küfrün romantikleştirilerek, komikleştirilerek ya da övülerek meşrulaştırılmasına, önemsizleştirilmesine karşı durduklarını, kimsenin ötekileştirilmediği futbolu desteklediklerini içeren bir bildiri yayınladılar.


    Bu davanın ilk duruşması 4 Nisan 2017 günü saat 10:15’de Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.


    "3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi"


    Antalya Adliyesi 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen davada hakim ‘Görevsizlik kararı vererek’ davanın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verdi. Mahkemenin kararını vermesinin ardından davanın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüleceği belirtildi.


    Adliye bahçesinde basın açıklaması yapan Antalya Kadın Dayanışma Merkezi ve Dayanışma Derneği ile Cinsel Suçla Şiddetle Mücadele Derneği müşteki vekili avukatı Aylin Onursev, "Futbol takımları bunu ‘Operasyon Müziği’ olarak kullanıyor. İnternete girdiğiniz zaman ‘Nuri Alço tecavüz müziği’ olarak çıkıyor. Herkes bu müziğin Nuri Alço’nun tecavüz sahnelerinde kullanıldığının farkında ama ne yazık ki her golden sonra bu marşlarda kullanılan bir müzik. Kadınların tecavüz edilmesinin meşrulaştırıldığı bir söylemi aslında üretiyor" dedi.


    Antalyaspor’un, Fenerbahçe’ye karşı kendi sahasında oynadığı ve 4 gol atarak galip geldiği maçta 5 defa ‘tecavüz marşı’ çalındığını ifade eden Onursev, "Görevsizlik kararı verilmesi dosyanın uzaması dışında çok da bir anlam ifade etmiyor. Biz daha dosya esnasında beyanımızı ilettik. TCK’nın 216/2 maddesinin daha ağır bir suç olduğunu ve dosyanın aslında 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülebileceğini beyana geçirdik ama mahkeme hakimi böyle takdir etti. Uzman olarak 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin olduğunu, spor suçlarının orada görüldüğünü ve o mahkemenin bakmasının doğru olacağını beyan etti ve o şekilde karar verdi. Biz itirazımızı yapacağız. Bizim bu davaları görmemizin temel amacı, hep birlikte her birimiz farklı kimliklerimizle ve dayanışarak, sahalardaki tüm güzel hareketleri, tüm başarıları şiddet dili üretmeden ve kimsenin aşağılanmadığı, ötekileştirilmediği sloganlarla kutlayarak futbolu seviyor ve destekliyoruz. Bu şekilde futbol olması için mücadelemiz. Bütün tribünlerin ve futbol sahalarının kadınlara açılmasını istiyoruz. Kadınlar ötekileştirilmeden, küfredilmeden ve şiddet dili üretilmeden rahatça her alanda bulunabilsin diye mücadele ediyoruz. Buna kulüplerde, TFF’de dahil olursa çabalarımızın meyvelerini görmüş olacağız" ifadelerini kaydetti.


    Marşın son olarak Bursaspor’un stadyumunda çalındığını ifade eden Avukat Onursev, "Bursaspor çalmış stadyumunda. Gollerden sonra bu ‘tecavüz marşı’ çalınmaya devam ediyor. Antalyaspor, biz dava açtıktan sonra bir daha çalmadı. Bizim karşı çıktığımız kadınlara tecavüzün meşru olmadığı, böyle bir şeyin kesinlikle dilde üretilmesinin aslında kadınların tecavüzünün hak görüldüğü belki de doğru olduğu söyleminin insanların düşüncesinde üretilmesiyle ilgili. O yüzden biz spor futbol kulüplerinin bu konuda hem sporcularına, hem taraftarlarına eğitim vermesini, slogan attırmasını hesaba katmasını, anonslarında belirtmesini istiyoruz. İddia ediyoruz ki siz anonslarınızda ve pankartlarınızda erkek şiddetini ayıplayan ve kınayan mesajlar verirseniz küfürler ve cezaları daha az ödersiniz" dedi.


    Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği tarafından yapılan basın açıklaması şöyle:


    Antalyaspor’un büyük bir takıma karşı kendi sahasında oynadığı ve 4 gol atarak galip geldiği maçta 5 defa ‘tecavüz marşı’ çalınmasına; ayrımcılığa ve cinsel şiddet diline dikkat çeken tüm taraftar ve sporseverler tepki gösterdiler. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği birlikte suç duyurusundan bulunduktan sonra savcılık konuyla ilgili kamu davası açtı. Bugün davamızın ilk duruşması görüldü.


    Antalyaspor’un, Türkiye birinci liginde önemli yeri olan başarılı bir kulüp olarak yapılan bu talihsiz eylem sonrasında bu konunun önemini anlamış olmasını umuyoruz. Kadınları aşağılamak artık kimsenin fütursuzca yapabileceği, “eğleniyorduk, kutluyorduk” diyebileceği bir durum değildir. Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği olarak futbolda tribün şiddetine ve cinsiyetçi ayrımcılığa karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz.


    Dava sürecindeki beyanımızı burada da yineliyor ve futbolda tribün şiddetini üreten, görmezden gelen, savunan tüm bireylere ve yöneticilere sesleniyoruz. Futbolda eril şiddettin ve kadınların aşağılanmasının önüne geçmek için somut adımlar atmaya başlayın. Çünkü sizi takip ediyoruz. Sahalar, tribünler sizin değil, bizim de alanımız! Eğer nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız aşağıdaki önerilerimize kulak verin.


    Her maç sonrası küfür ve hakaret yüzünden 10 binlerce TL ceza ödeyen ve bu işin bir sektör haline gelmesine sebep olan kulüpler bu parayı kendi bünyelerindeki sporculara ve taraftar gruplarına toplumsal cinsiyet eğitimleri verilmesi için harcarsa hem şiddetin azalmasında somut adım atmış olur hem de cezalardan kurtulabilir. Futboldaki şiddet, eril şiddettir. Eril şiddettin ne olduğunu görmek, adını koyabilmek ve sonuçlarıyla yüzleşmek taraftarlar, futbolcular, yöneticiler ve herkesin ihtiyacı, tribünlerde –hatta ülkemizde- kadına yönelik şiddetin azalması için önemli bir adımdır. Futbol kulüpleri, takımlarını ve prestijini temsil eden herkesi toplumsal cinsiyet eğitiminden mahrum ederek aslında kendilerini de cezalandırmaktadır.


    Futbolda eril şiddetin ortadan kaldırılabilmesi için önerilerimiz:


    1.Kulüp medya organları ve yayınlarında, sporda cinsiyetçi şiddetin önlenmesine yönelik bilinçlendirici ve farkındalık arttırıcı program ve sayfalar hazırlanması


    2. Kadınların kulüp yönetimlerinde bulunmasının teşvik edilmesi


    3. Sporda kadınların olduğu branşların artırılması


    4.Cinsiyetçi ve homofobik şiddet içeren tezahüratlarda bulunan taraftarlara yönelik caydırıcı yaptırımlar uygulanması


    5.Stadyumlarda anonsların, maçlardan önce kulüpler tarafından taraftarlara atılan smslerin homofobik şiddet diliyle ve ayrımcılıkla mücadeleyi içine alan ve toplumsal cinsiyet eşitliğini ön planda tutan bir şekilde tasarlanması


    6.Sporcuların maç öncesi taşıyacağı pankartların toplumsal cinsiyet eşitliğine ve ayrımcılıkla mücadeleye vurgu yapan sloganlar olmasına dikkat edilmesi


    7.Taraftarlara, stadyumlarda homofobik şiddet diliyle ve ayrımcılıkla mücadeleyi destekleyen, cinsiyet eşitliğini içeren bilgilendirici, farkındalık arttırıcı broşürlerin dağıtılması


    8.Sporculara toplumsal cinsiyet temelli şiddet üzerine farkındalık eğitimleri verilmesi


    9.Yöneticilere ve kulüp çalışanlarına toplumsal cinsiyet temelli şiddet üzerine farkındalık eğitimleri verilmesi


    Önerilerimiz dikkate alınırsa, futbol ortamları ve tribünlerde küfür ve şiddettin azalması için kulüplerin de samimi ve somut adımlar atmış olduklarını görmüş olacağız.


    Cinsel şiddet dili ve cinsiyetçi ayrımcılıkla her alanda mücadele eden bizler; hiçbir spor kulübünü, kişi ve kurumu ayırmadan kadın düşmanlığını, ırkçı ve homofobik ayrımcılığı, cinsel şiddeti ve çocuk istismarını öven, teşvik eden ve kitlelere dayatan slogan, pankart, müzik, ritüel vb. tüm fiillere karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Futbolu ve takımını seven herkesi bu mücadelede bizlere destek vermeye çağırıyoruz.


    Hep birlikte; her birimiz farklı kimliklerimizle ve dayanışarak, sahalardaki tüm güzel hareketleri, tüm başarıları şiddet dili üretmeden ve kimsenin aşağılanmadığı, ötekileştirilmediği sloganlarla kutlayarak futbolu seviyor ve destekliyoruz.


     


     


    Siyasi Haber / Antalya


    Antalyaspor’un Fenerbahçe’ye karşı kendi sahasında oynadığı ve 4 gol atarak galip geldiği maçta 5 defa ‘tecavüz marşı’ çalınmasına; ayrımcılığa ve cinsel şiddet diline dikkat çeken tüm taraftar ve sporseverler tepki gösterdiler. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği birlikte suç duyurusundan bulunduktan sonra savcılık konuyla ilgili kamu davası açtı. Bu marş Yeşilçam filmlerinde Nuri Alço'nun canlandırdığı karakterlerin tecavüz sahnelerinde kullanıldığı ve internet ortamında 'tecavüz marşı' olarak bilinmektedir.


    Bu fiilin “Tecavüz suçunu övme ve suç işlemeye tahrik (TCK 214-215)”, “Kadınların cinsiyet olarak aşağılanması (TCK 216)” ve “Hakaret içeren tezahürat (6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun)” suçlarını kapsadığı belirtildi. Buna rağmen dava sadece TCK 216/2 Maddesindeki “Halkın Bir Kesimini Sosyal Sınıf Din Mezhep Cinsiyet, Bölge Farklılığına Dayanarak Alenen Aşağılama” iddiasıyla açıldı. Bu suçun gerekçesi ise, rakip takımın kadına benzetilerek küçük düşürülmesi idi. Yani, o gün saha da o müzik, “yenilen takım “kadın gibi” tecavüzü “hak etmiştir” düşüncesi ile çalındı. Suç burada oluşuyor.


    Ayrıca, “tecavüz marşının” yönetim tarafından çalınma öncesinde bir hazırlık yapılmış olması ve konusu suç teşkil eden bir hareketin müzik eşliğinde övülmüş olması bununla beraber, bu şarkıyı dinleyenlerin suçu işlemeye tahrik ediliyor oluşu da TCK’nın 214-215. maddelerince suç kapsamına giriyor.


    Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Türkiye’de futbol maçlarında rakip takımın kadına benzetilerek aşağılanması, yakılması benzeri şiddet eylemlerine her zaman karşı çıkacağını bildiren, davanın arkasında olduğunu ifade eden bir metin yayınladı. Benzer şekilde Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, davanın arkasında olduklarını, şiddet dilinin-küfrün romantikleştirilerek, komikleştirilerek ya da övülerek meşrulaştırılmasına, önemsizleştirilmesine karşı durduklarını, kimsenin ötekileştirilmediği futbolu desteklediklerini içeren bir bildiri yayınladılar.


    Bu davanın ilk duruşması 4 Nisan 2017 günü saat 10:15’de Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.


    "3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi"


    Antalya Adliyesi 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen davada hakim ‘Görevsizlik kararı vererek’ davanın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verdi. Mahkemenin kararını vermesinin ardından davanın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüleceği belirtildi.


    Adliye bahçesinde basın açıklaması yapan Antalya Kadın Dayanışma Merkezi ve Dayanışma Derneği ile Cinsel Suçla Şiddetle Mücadele Derneği müşteki vekili avukatı Aylin Onursev, "Futbol takımları bunu ‘Operasyon Müziği’ olarak kullanıyor. İnternete girdiğiniz zaman ‘Nuri Alço tecavüz müziği’ olarak çıkıyor. Herkes bu müziğin Nuri Alço’nun tecavüz sahnelerinde kullanıldığının farkında ama ne yazık ki her golden sonra bu marşlarda kullanılan bir müzik. Kadınların tecavüz edilmesinin meşrulaştırıldığı bir söylemi aslında üretiyor" dedi.


    Antalyaspor’un, Fenerbahçe’ye karşı kendi sahasında oynadığı ve 4 gol atarak galip geldiği maçta 5 defa ‘tecavüz marşı’ çalındığını ifade eden Onursev, "Görevsizlik kararı verilmesi dosyanın uzaması dışında çok da bir anlam ifade etmiyor. Biz daha dosya esnasında beyanımızı ilettik. TCK’nın 216/2 maddesinin daha ağır bir suç olduğunu ve dosyanın aslında 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülebileceğini beyana geçirdik ama mahkeme hakimi böyle takdir etti. Uzman olarak 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin olduğunu, spor suçlarının orada görüldüğünü ve o mahkemenin bakmasının doğru olacağını beyan etti ve o şekilde karar verdi. Biz itirazımızı yapacağız. Bizim bu davaları görmemizin temel amacı, hep birlikte her birimiz farklı kimliklerimizle ve dayanışarak, sahalardaki tüm güzel hareketleri, tüm başarıları şiddet dili üretmeden ve kimsenin aşağılanmadığı, ötekileştirilmediği sloganlarla kutlayarak futbolu seviyor ve destekliyoruz. Bu şekilde futbol olması için mücadelemiz. Bütün tribünlerin ve futbol sahalarının kadınlara açılmasını istiyoruz. Kadınlar ötekileştirilmeden, küfredilmeden ve şiddet dili üretilmeden rahatça her alanda bulunabilsin diye mücadele ediyoruz. Buna kulüplerde, TFF’de dahil olursa çabalarımızın meyvelerini görmüş olacağız" ifadelerini kaydetti.


    Marşın son olarak Bursaspor’un stadyumunda çalındığını ifade eden Avukat Onursev, "Bursaspor çalmış stadyumunda. Gollerden sonra bu ‘tecavüz marşı’ çalınmaya devam ediyor. Antalyaspor, biz dava açtıktan sonra bir daha çalmadı. Bizim karşı çıktığımız kadınlara tecavüzün meşru olmadığı, böyle bir şeyin kesinlikle dilde üretilmesinin aslında kadınların tecavüzünün hak görüldüğü belki de doğru olduğu söyleminin insanların düşüncesinde üretilmesiyle ilgili. O yüzden biz spor futbol kulüplerinin bu konuda hem sporcularına, hem taraftarlarına eğitim vermesini, slogan attırmasını hesaba katmasını, anonslarında belirtmesini istiyoruz. İddia ediyoruz ki siz anonslarınızda ve pankartlarınızda erkek şiddetini ayıplayan ve kınayan mesajlar verirseniz küfürler ve cezaları daha az ödersiniz" dedi.


    Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği tarafından yapılan basın açıklaması şöyle:


    Antalyaspor’un büyük bir takıma karşı kendi sahasında oynadığı ve 4 gol atarak galip geldiği maçta 5 defa ‘tecavüz marşı’ çalınmasına; ayrımcılığa ve cinsel şiddet diline dikkat çeken tüm taraftar ve sporseverler tepki gösterdiler. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği birlikte suç duyurusundan bulunduktan sonra savcılık konuyla ilgili kamu davası açtı. Bugün davamızın ilk duruşması görüldü.


    Antalyaspor’un, Türkiye birinci liginde önemli yeri olan başarılı bir kulüp olarak yapılan bu talihsiz eylem sonrasında bu konunun önemini anlamış olmasını umuyoruz. Kadınları aşağılamak artık kimsenin fütursuzca yapabileceği, “eğleniyorduk, kutluyorduk” diyebileceği bir durum değildir. Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği olarak futbolda tribün şiddetine ve cinsiyetçi ayrımcılığa karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz.


    Dava sürecindeki beyanımızı burada da yineliyor ve futbolda tribün şiddetini üreten, görmezden gelen, savunan tüm bireylere ve yöneticilere sesleniyoruz. Futbolda eril şiddettin ve kadınların aşağılanmasının önüne geçmek için somut adımlar atmaya başlayın. Çünkü sizi takip ediyoruz. Sahalar, tribünler sizin değil, bizim de alanımız! Eğer nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız aşağıdaki önerilerimize kulak verin.


    Her maç sonrası küfür ve hakaret yüzünden 10 binlerce TL ceza ödeyen ve bu işin bir sektör haline gelmesine sebep olan kulüpler bu parayı kendi bünyelerindeki sporculara ve taraftar gruplarına toplumsal cinsiyet eğitimleri verilmesi için harcarsa hem şiddetin azalmasında somut adım atmış olur hem de cezalardan kurtulabilir. Futboldaki şiddet, eril şiddettir. Eril şiddettin ne olduğunu görmek, adını koyabilmek ve sonuçlarıyla yüzleşmek taraftarlar, futbolcular, yöneticiler ve herkesin ihtiyacı, tribünlerde –hatta ülkemizde- kadına yönelik şiddetin azalması için önemli bir adımdır. Futbol kulüpleri, takımlarını ve prestijini temsil eden herkesi toplumsal cinsiyet eğitiminden mahrum ederek aslında kendilerini de cezalandırmaktadır.


    Futbolda eril şiddetin ortadan kaldırılabilmesi için önerilerimiz:


    1.Kulüp medya organları ve yayınlarında, sporda cinsiyetçi şiddetin önlenmesine yönelik bilinçlendirici ve farkındalık arttırıcı program ve sayfalar hazırlanması


    2. Kadınların kulüp yönetimlerinde bulunmasının teşvik edilmesi


    3. Sporda kadınların olduğu branşların artırılması


    4.Cinsiyetçi ve homofobik şiddet içeren tezahüratlarda bulunan taraftarlara yönelik caydırıcı yaptırımlar uygulanması


    5.Stadyumlarda anonsların, maçlardan önce kulüpler tarafından taraftarlara atılan smslerin homofobik şiddet diliyle ve ayrımcılıkla mücadeleyi içine alan ve toplumsal cinsiyet eşitliğini ön planda tutan bir şekilde tasarlanması


    6.Sporcuların maç öncesi taşıyacağı pankartların toplumsal cinsiyet eşitliğine ve ayrımcılıkla mücadeleye vurgu yapan sloganlar olmasına dikkat edilmesi


    7.Taraftarlara, stadyumlarda homofobik şiddet diliyle ve ayrımcılıkla mücadeleyi destekleyen, cinsiyet eşitliğini içeren bilgilendirici, farkındalık arttırıcı broşürlerin dağıtılması


    8.Sporculara toplumsal cinsiyet temelli şiddet üzerine farkındalık eğitimleri verilmesi


    9.Yöneticilere ve kulüp çalışanlarına toplumsal cinsiyet temelli şiddet üzerine farkındalık eğitimleri verilmesi


    Önerilerimiz dikkate alınırsa, futbol ortamları ve tribünlerde küfür ve şiddettin azalması için kulüplerin de samimi ve somut adımlar atmış olduklarını görmüş olacağız.


    Cinsel şiddet dili ve cinsiyetçi ayrımcılıkla her alanda mücadele eden bizler; hiçbir spor kulübünü, kişi ve kurumu ayırmadan kadın düşmanlığını, ırkçı ve homofobik ayrımcılığı, cinsel şiddeti ve çocuk istismarını öven, teşvik eden ve kitlelere dayatan slogan, pankart, müzik, ritüel vb. tüm fiillere karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Futbolu ve takımını seven herkesi bu mücadelede bizlere destek vermeye çağırıyoruz.


    Hep birlikte; her birimiz farklı kimliklerimizle ve dayanışarak, sahalardaki tüm güzel hareketleri, tüm başarıları şiddet dili üretmeden ve kimsenin aşağılanmadığı, ötekileştirilmediği sloganlarla kutlayarak futbolu seviyor ve destekliyoruz.


     


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bodrum’da plaj çalışanlarından iş bırakma eylemi: “Denize sıfır işletme, emeğe sıfır ücret”

    22 Ağustos 2026

    İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde inşaat işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

    18 Ağustos 2026

    Bursa’da su havzası ve yangın görmüş orman alanına mermer ocağı onayı: ÇED süreci devre dışı bırakıldı

    9 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    Taner Taş

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    Nevzat Onaran

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    Mahir Sayın

    AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Aziz Çelik

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Doruk Madencilik işçilerinin eylemi 29. gününde: “Sadaka değil, alın terimizi istiyoruz”

    24 Ağustos 2026

    Maden işçilerinin Bakanlık önündeki eylemi 14. gününde: “Haklarımızı alana kadar gitmiyoruz”

    23 Ağustos 2026

    Beypazarı’ndaki maden kazası ile ilgili 9 gözaltı

    22 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.