Emek Haberleri Servisi, (SH), (MMY)
DİSK Genel Merkezi’nde düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, ekonomik krizin ve ağır faturanın emekçiler ile emeklilerin sırtına yüklenmesine karşı çıktıklarını vurguladı. Emekçilerin kemer sıkma politikalarına değil, halktan yana bir bütçeye ve kamucu planlamaya ihtiyacı olduğunu belirten Çerkezoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“2027 yılı bütçesinde faiz ödemelerine yaklaşık 4 trilyon lira ayrılmasına karşın milyonlarca emekçi ve emekliye insanca yaşayabilecekleri bir gelir sağlamak için yeterli kaynak bulunmuyor. Bütçe tercihleri toplumun ihtiyaçları doğrultusunda değiştirilmeli.”
Sağlıkta anadilde hizmet, eğitimde kamucu yaklaşım
Çerkezoğlu; okulların, hastanelerin ve kamu kurumlarının piyasacı mantıkla değil, toplumun gereksinimlerine göre işletilmesi gerektiğini dile getirerek sağlık ve eğitim alanındaki talepleri sıraladı:
- Sağlık Hakkı: Sağlığın alınıp satılan bir meta, hastaların müşteri olarak görülmesine son verilmeli; sağlıkta şiddetin bittiği, güvenceli koşullarda eşit, ücretsiz, nitelikli, anadilinde ve ulaşılabilir koruyucu sağlık hizmetleri esas alınmalıdır.
- Eğitim Hakkı: Çocuk işçiliği ile MESEM adı altında yürütülen çocuk emeği sömürüsü son bulmalı, hiçbir çocuk okula aç gitmemeli ve eğitim kamucu bir anlayışla bir hak olarak sunulmalıdır.
“Kürt sorununda barışı ve eşit yurttaşlığı güçlendirecek adımlar atılmalı”
Ortak açıklamada ekonomik krizin yanı sıra laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve barış vurgusu öne çıktı. Kürt sorununda silahların sustuğu mevcut dönemde barışı ve eşit yurttaşlığı güçlendirecek demokratik adımların zaman kaybetmeden atılması gerektiği ifade edildi. Savaş politikalarına karşı eşit haklara dayalı bir geleceğin ancak toplumsal mücadeleyle kurulabileceği belirtildi.
12 Aralık’ta Ankara’da buluşma çağrısı
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB; işçileri, kamu emekçilerini, hekimleri, mimar ve mühendisleri, emeklileri, gençleri ve kadınları 12 Aralık’ta Ankara’da düzenlenecek mitinge davet etti.
Açıklama, Arzu Çerkezoğlu’nun şu sözleriyle tamamlandı:
“Biz sadaka değil hak, ayrıcalık değil eşitlik, sefalet değil insanca yaşam istiyoruz.”
