Kaynak: Yeni Özgür Politika
Sermaye odaklı eğitim politikaları, derinleşen ekonomik kriz ve sermayeye ucuz iş gücü sağlama üzerine kurulu sistem, yüz binlerce çocuğu okul sıralarından söküp tarlalara ve fabrikalara mahkûm ediyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine verdiği yanıtta mevsimlik tarım işçisi çocuk sayısını yalnızca 26 bin 920 olarak iddia etse da gerçekler çok daha karanlık bir tabloyu ortaya koyuyor.
Sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre her yıl yaklaşık 250 bin çocuk ailesiyle birlikte mevsimlik tarım göçüne katılmak zorunda kalıyor ve bu çocukların yüzde 80’i eğitim hakkından tamamen yoksun bırakılıyor.
Veriler karartılıyor, çocuk işçiliği tırmandırılıyor
TÜİK’in 2025 bülteninde 15-17 yaş grubundaki çocuk işçi verileri gizlenirken, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre Türkiye’de her 4 çocuktan biri işçi olarak çalışıyor.
Görünmeyen Sömürü Büyüyor: 15-17 yaş grubundaki 3 milyon 894 bin çocuğun 970 bini kayıtlı işçi olarak çalıştırılıyor.
MESEM Kıskacı: İktidarın sermayeye ucuz ve güvencesiz emek sağlamak üzere yaygınlaştırdığı Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında 504 bin çocuk patronların insafına terk edilmiş durumda.
Toplam Çocuk İşçi Sayısı: Kayıtlı çalışanlar ve MESEM’dekilerle birlikte çocuk işçi sayısı 1 milyon 474 bine ulaşıyor. Tarımdaki kayıt dışı sömürü ise bu sayının dışında kalıyor.
Tarlalar çocuk mezarlığına dönüştü!
Kâr hırsı ve önlemsizlik nedeniyle iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların büyük çoğunluğunu tarım işçisi çocuklar oluşturuyor. İş Sağlığı ve İşçi Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre 2013-2024 yılları arasında yaşamını yitiren 2 bin 58 tarım işçisinin 402’si çocuktu. 2024 yılında iş cinayetlerinde yaşamını kaybeden çocukların yüzde 31’i tarım sektöründe sömürülürken hayatını kaybetti.
