Haber Merkezi, (SH)
İktidarın militarist, milliyetçi ve muhafazakar politikalarla toplumu nefessiz bıraktığı, kadınların kazanımlarına ve bedenine el koymaya çalıştığı bu karanlık tabloda, kadın hareketi ve feminist mücadele yeni bir direniş hattı örmek için harekete geçti. Aralarında Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Eren Keskin, Canan Kaftancıoğlu, Şebnem Korur Fincancı, Rakel Dink, Gülten Kaya, Nur Sürer ve Filiz Kerestecioğlu gibi isimlerin bulunduğu 80’i aşkın imzacının kaleme aldığı “Yan Yanayız, Geleceği Konuşuyoruz” başlıklı metin kamuoyuna açıklandı.
Kürt sorununun demokratik çözümü, erkek-devlet şiddeti, derinleşen yoksulluk, doğa talanı ve LGBTİ+’lara yönelik nefret politikalarına karşı barikat kurma kararlılığının ilan edildiği deklarasyonda, eşit ve onurlu bir yaşamın ancak ortak mücadeleyle inşa edilebileceği vurgulandı.
“Kürt sorununun kalıcı barışla çözülmesi varoluşsal bir meseledir”
Çatışmalı sürecin sonlandırılması ve Kürt meselesinin müzakere ile demokratik siyaset yoluyla çözülmesinin Türkiye demokrasisi açısından hayati bir fırsat yarattığını belirten kadınlar, barış inşasında kadınların muhataplığına dikkat çekti.
“Sevgili kadınlar, yüzyıllardır süren kadın mücadelesinde yeni bir evredeyiz. Kimi zaman el yordamıyla, kimi zaman dayanışarak bu mücadelede yol almaya çalışıyoruz. Onurlu ve eşit bir yaşam için, geleceğimizi el ele verip yan yana yürüyerek kurmak için; Adalet olmadan Barış olmaz, Barış olmadan Demokrasi olmaz, Demokrasi olmadan Eşitlik olmaz, Eşitlik olmadan Özgürlük olmaz diyerek ve bu değerleri yeniden kazanmak için bugün burada birlikte bir adım daha atmak istiyoruz.”
“Bugün Kürt meselesinin müzakere ve demokratik siyaset yoluyla çözümüne dair girişimler, Türkiye demokrasisi açısından yeni fırsatlar yaratmış, demokrasi ihtiyacını ve herkes için şiddetten uzak, barış içinde onurlu bir yaşam talebini daha da görünür kılmıştır. On yıllardır süren çatışmalı sürecin sona erdirilmesine yönelik adımların atıldığı bu dönemde, Kürt sorununun kalıcı barış ile nihayete erdirilmesi toplumumuz açısından varoluşsal bir meseledir.”
“Ortak yaşamın inşasına eşit katılım ancak ortak mücadeleyle mümkün”
“Ortak yaşamımızın tasarlanmasına hepimizin eşit katılımı, ancak ortak mücadele ile mümkün. Bu mücadelenin itici gücü olan biz kadınlar; yeni durumu nasıl değerlendireceğimizi, kendi yaşam pratiğimizden sürece nasıl dahil olacağımızı ve ortak geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi konuşmak istiyoruz.”
“Türkiye’nin siyasal, toplumsal, kültürel, ekonomik ve ekolojik krizleri elbette yeni değil. Ancak son yıllarda bu yapısal sorunlar derinleşti ve toplumu nefessiz bıraktı. Erkek egemen devlet, krizden çıkış yolu olarak kendini militarist, milliyetçi ve kutuplaştırıcı politikalarla yeniden tahkim ediyor. Kadınları salt ‘kutsal aile’ içine yerleştiren, erkeklerin egemenliğini sürekli pekiştiren, devletin ‘makbul’ sınırları dışında kalan örneğin Aleviler gibi tüm farklı kimlikleri yok sayan, özellikle de LGBTİ+’ları düşmanlaştıran ve var oluşlarını kriminalize eden, hayvanlara ve tüm canlılara kasteden toplumsal ilişkiler, hukuki ve fiili düzenlemelerle zorla dayatılıyor. Biçimsel eşitlik kazanımları dahi tahrip ediliyor; kadın hareketinin ve feminist hareketin uzun soluklu direnişlerle elde ettiği kazanımlar, patriyarka, kapitalizm ve devlet işbirliğiyle gasp edilmek isteniyor.”
Ekolojik talan, sömürü ve derin yoksulluk
“Hukukun üstünlüğünden yargı bağımsızlığına, kişi güvenliğinden laikliğe, doğanın ve ekolojik yaşamın savunulmasından yoksulluğa, emek sömürüsüne ve geçim derdine kadar her alanda yaşanan bu çöküş apaçık ortadadır. Bugün hâlâ patriyarka ve kapitalizm, kadınların bedenine ve emeğine el koyarak kendini sürdürürken; kadınlar derin yoksullukla ve farklı şiddet biçimleriyle karşı karşıya kalıyor. Doğal yaşam alanları sermayenin talanına açılırken hava, su, toprak güvencesiz bırakılıyor.”
“Tam da bu yüzden, barış içinde ve demokratik bir toplumda yaşamanın önündeki engelleri kaldırmak için yan yana gelmeye ve ortak mücadeleyi büyütmeye ihtiyacımız var. Erkek egemen, otoriter ve baskıcı siyaset ve yönetim anlayışına karşı; özgürlükçü, eşitlikçi, ekolojik ve demokratik bir siyasete ve toplumsal çıkışa ihtiyacımız var. İnanıyoruz ki bu, ancak biz kadınların ortak mücadelesiyle mümkündür.”
31 Ekim – 1 Kasım’da Ankara’da konferans toplanıyor
“Bu nedenledir ki, kadınlar olarak mücadelemizin ve eşitlikçi, özgür bir gelecek inşa etmenin nasıl mümkün olacağını tartışmak istiyoruz. Türkiye’nin öncelikli gündemi olan Kürt sorununun çözümü, kalıcı barışın ve demokrasinin inşasında kadınların rolünü konuşmak, erkek-devlet şiddetine karşı toplumsal bir mücadele hattını oluşturmak için 31 Ekim-1 Kasım tarihlerinde Ankara’da bir konferans gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”
“Kadın mücadelesi bugüne kadar olmaz denilen pek çok şeyi yaptı, umut ve inanç verdi, yorulunca birbirine omuz verdi, bu dünyayı defalarca değiştirdi. Tüm bu birikimi hatırlamak, yeniden yapabileceklerimizi düşünmek, yeni bağlar kurmak ve kimseyi geride bırakmayan bir ortak yaşamı hep birlikte savunmak kararlılığındayız.”
“Sorunlarınızı cebinize koyup gelin, çözmeye doğru bir adım daha atalım. Bizim geleceğimize… Bunu birlikte yapmaya gücümüz ve isteğimiz var. Hep beraber, yan yana bu mücadeleyi birlikte örelim.”
Deklarasyonun imzacıları:
Arzu Gamze Kılınç, Arzu Özdemir, Arzu Yılmaz, Ayla Akat Ata, Ayşe Berktay, Ayşe Gül Altınay, Ayşegül Devecioğlu, Bermal Küçük, Berrin Sönmez, Besna Tosun, Beyza Üstün, Bircan Yorulmaz, Birsen Atakan, Büşra Ersanlı, Canan Kaftancıoğlu, Ceren Önder Kandemir, Ceren Salmanoğlu, Çağlar Demirel, Çilem Küçükkeleş, Dilan Aydın, Ekin Yeter, Eren Keskin, Esra Mungan, Eylem Aktaş, Fatma Bostan Ünsal, Fatma Gök, Ferda Fahrioğlu Akın, Feryal Öney, Filiz Kerestecioğlu, Füsun Demirel, Füsun Üstel, Gözde Şeker, Güldestan Yüce, Güley Bor, Gülseren Onanç, Gülsüm Elvan, Gülsüm Kav, Gültan Kışanak, Gülten Kaya, Hadiye Yolcu, Hatice Erbay, Hüda Kaya, Hüsne Gölbaşı, Işıl Ünal, İlkay Akkaya, Jülide Kural, Mücella Yapıcı, Nadire Mater, Nezahat Teke, Nimet Tanrıkulu, Nur Sürer, Nurhayat Altun, Onur Bütün, Oya Ersoy, Özgür Sevgi Göral, Perva İnal, Pervin Buldan, Pınar Aydınlar, Pınar Dinç, Rakel Dink, Raziye Öztürk, Rojda Bedia Akkaya, Rugeş Filiz, Rümeysa Çamdereli, Sebahat Tuncel, Selda Öztürk, Sema Kaygusuz, Sema Kılıçer, Sümeyye Kavuncu, Şebnem Korur Fincancı, Şebnem Oğuz, Tuğçe Tatari, Yakın Ertürk, Yasemin Özgün, Yıldız Önen, Zeliha Burcu Acar, Zeynep Altıok, Zeynep Duygu Ağbayır, Zeynep Ocak, Zilan Leventoğlu.
