Haber Merkezi, (SH)
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla soruşturma yürütülen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara Adliyesi’nde yaklaşık bir saat süren bir ifade verdi. Davutoğlu’na destek vermek amacıyla DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da adliyeye geldi.
Soruşturmanın hukuki değil siyasi saiklerle açıldığını vurgulayan Davutoğlu, savunma yapmaktan ziyade demokrasiyi, ifade özgürlüğünü ve adalet ilkesini savunmak için adliyede bulunduğunu ifade etti.
“12 Eylül prosedürü ihlal edildi, siyasi itibar zedelenmek isteniyor”
İfadesinde sürecin usul yönünden usulsüzlüklerine değinen Davutoğlu, soruşturma gününün belirlenmesine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Oğlumun 12 Eylül’deki düğünü nedeniyle 14 Eylül’de ifade vereceğimiz hususunda savcılıkla mutabakat sağlanmışken, kaçma veya delil karartma şüphesi olmamasına rağmen 7 Eylül için sözlü talimat verilmiştir. Bu yaklaşım, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun öngördüğü usullerle, hukuki güvenlik ilkesiyle ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Soruşturmanın açıldığını medyadan öğrenmem ve ifade tarihinin basına sızdırılması yargı bağımsızlığının durumunu açıkça göstermektedir.”
“AİHM ve AYM kararları siyasetçilere yönelik sert eleştiriyi güvenceye alır”
Bingöl’deki konuşmasında kamu kaynaklarının kullanımı, liyakatsizlik ve akraba kayırmacılığına yönelik eleştirilerde bulunduğunu belirtilen Davutoğlu, TCK’nin 299. maddesinin uygulanışına ve AİHM içtihatlarına dikkat çekti:
- Siyasi Konum ve Eleştiri Sınırı: Cumhurbaşkanının aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı ve aktif siyasetin tarafı olduğunu hatırlatan Davutoğlu; AİHM’in Vedat Şorli/Türkiye ile Artun ve Güvener/Türkiye kararlarına atıfta bulunarak devlet başkanlarına ayrıcalıklı ceza koruması sağlanamayacağını vurguladı.
- AYM ve Yargıtay Örnekleri: Anayasa Mahkemesi’nin Bekir Coşkun, Alişan Şahin ve Ergün Poyraz kararlarını hatırlatan Davutoğlu, kamu otoritesi kullanan aktörlerin sert ve sarsıcı eleştirilere hoşgörü göstermekle yükümlü olduğunu kaydetti.
İfadesinin sonunda hakaret etmediğini, siyasi sorumluluğu gereği hesap sorduğunu dile getiren Davutoğlu, CMK’nin 172. maddesi uyarınca derhal Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verilmesini talep etti.
Ne olmuştu? Soruşturmaya gerekçe gösterilen konuşma, Eylül 2021’de Bingöl ziyareti sırasında yapılmıştı. Davutoğlu söz konusu konuşmasında, iktidarın ekonomi ve kadro politikalarını eleştirerek, “Milyarlarına milyar kattılar, haram lokma yediler, çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti, 5 müteahhide Türkiye’yi peşkeş çekti” ifadelerini kullanmıştı.
