Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Bekaert işçisi 6 gündür direniyor: “Bizi greve işveren zorladı”

    23 Nisan 2026

    ILO Raporu: Her dört çocuktan biri şiddetli gıda yoksulluğu çekiyor

    23 Nisan 2026

    AKP’nin çocuklara reva gördüğü

    23 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

      21 Nisan 2026

      Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

      21 Nisan 2026

      Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

      17 Nisan 2026

      Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

      17 Nisan 2026

      Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

      14 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

      20 Nisan 2026

      Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

      20 Nisan 2026

      İşaret fişeği atıldı

      19 Nisan 2026

      İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

      18 Nisan 2026

      Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

      17 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘IŞİD’in üzmeyeceği müttefiklerle’ Musul’u fethe çıkmak

    ‘IŞİD’in üzmeyeceği müttefiklerle’ Musul’u fethe çıkmak

    Siyasi Haber9 Aralık 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Alptekin Dursunoğlu yazdı: ‘IŞİD’in üzmeyeceği müttefiklerle’ Musul’u fethe çıkmak – Seçtiklerimiz

    Türkiye’nin Musul’a asker göndermesi, ‘Yeni Irak’ta kurulacak Sünni federal bölgede belirleyici olma hedefine yönelik ise Irak’ta “IŞİD’in üzmek istemeyeceği” müttefiklere sahip olmak Ankara’nın en büyük avantajı sayılabilir.

    Türkiye’nin 4 Aralık’ta Musul’un Başika bölgesindeki asker sayısını 80’den 600’e çıkarması, Irak’ta yakın gelecekte yaşanacağı öne sürülen büyük değişime bir ön hazırlık olarak görülebilir.

    Irak basınında yer alan haberlere göre 6 ay içerisinde somut adımlarının atılması beklenen ve mimarlığını Amerika’nın yaptığı bu ‘büyük değişim’ Irak’ın sembolik bir federal hükümete bağlı üç yarı bağımsız bölgeye ayrılmasını öngörüyor.[1]

    ‘Beyaz Saray’ı çok yakından izleyen üst düzey diplomatik kaynaklara’ dayandırılan haberlere göre IŞİD’i Irak’tan çıkarma yönündeki çalışmalarını ciddi şekilde arttıran Amerika, Irak’taki mevcut durumu artık kabul edilemez buluyor.

    Washington bu görüşünü de CIA, Dışişleri Bakanlığı ve Kongre Ulusal Güvenlik Komitesi yetkililerinin Londra, Erbil, Bağdat ve Amman’da tüm kesimlerden Iraklı yetkililerle yaptığı görüşmelerde çok açık bir şekilde vurguluyor. Çözümü ise sembolik bir federal hükümete bağlı yarı bağımsız üç bölge (ıklim) kurmak şeklinde sunuyor.

    Irak’ı resmen bölmeden fiilen parçalamak

    Söz konusu diplomatik kaynakların bildirdiğine göre Amerika, sembolik federal hükümetle Irak’ın toprak bütünlüğünü şeklen korumakla birlikte ülkeyi yabancı yatırımlar ve ekonomik bakımdan yarı bağımsız üç bölgeye ayıran bu formülü konusunda en büyük sorun olarak İran’ı görüyor.

    Bu yüzden de İran’ın nüfuz araçları olarak gördüğü eski Başbakan Nuri el-Maliki ile Hadi el-Amiri ve Ebu Mehdi el-Mühendis gibi liderlerin komuta ettiği Gönüllü Halk Güçleri üzerine odaklanıyor.

    Habere göre yeni federal hükümeti BM Güvenlik Konseyi kararıyla desteklemeyi taahhüt eden Amerika, bu hükümetin başbakanı sıfatıyla Haydar el-İbadi ile işbirliğini sürdüreceğini belirtiyor.

    İran’dan ise tüm düzeylerde Irak’tan 2003 öncesi sınırlarına çekilmesini; yani Tahran-Bağdat ilişkilerini sadece Irak’taki resmi diplomatik temsilcileri aracılığıyla yürütmesini istiyor.

    Üç yarı bağımsız bölge planında Kürdistan adını saklı tutmakla birlikte Sünni veya Şii bölge adlarının kullanılmasından sakınılmasını öngören Amerikan formülünde IŞİD gibi sorunların tekrar etmeyeceği varsayılıyor.

    Öngördüğü bu ‘Yeni Irak’la ilgili planını müttefiki olan Arap başkentlerine bildiren Amerika, onlara 6 ay içerisinde bir Sünni federal bölge kurulması için adımlar atma sözü veriyor.

    ‘Yeni Irak’ın kurulması Musul’un ‘kurtarılmasına’ bağlı

    Zaten resmi bir istikrar kazanan güneydeki ‘Şii bölgesi’ ile kuzeydeki Kürdistan Bölgesinin yanında bir de ‘Sünni bölgesi’ kurulması için vaatte bulunan Amerika için şu an temel önceliğin Musul’daki IŞİD varlığına son verilmesi olduğu söyleniyor.

    Musul’un IŞİD’den temizlenmesi için tüm planın hazır olduğu ve sadece zamanlama ve teknik detaylar üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.

    YDH’ya konuşan Iraklı bir diplomat ise hem IŞİD’in Baasçı liderleri ile tekfirci liderleri; hem de Nakşibendi Ordusu ile IŞİD arasındaki çatışmaların arttığını, Musul’dan kendilerine ulaşan yeni haberler olarak naklediyor.

    ABD’nin ‘Yeni Irak’ planı ile Türkiye’nin Musul’a asker göndermesinin ilgisi

    Türkiye’nin Kürdistan Bölgesi’nde 2 buçuk yıldır var olan asker sayısını ağır silahlarla donatılmış bir şekilde 600’e çıkarması[2] ve bunu Musul’a kaydırması[3]  ABD’nin ‘Yeni Irak’ planı ile örtüşen bir gelişme olarak gözüküyor.

    Türkiye’nin Musul’a asker göndermeyi, Bağdat yerine dış politikada Bağdat’a bağlı olan Erbil’le koordine etmesi, mevcut yasal statüye değil, Amerika’nın yarı bağımsız bölgeler öngören ‘Yeni Irak’ının ruhuna uyuyor.

    “Suriye hükümetinin talebi değil; Musul valiliğinin talebi meşru”

    Irak merkezi hükümeti, mevcut yasal statüyü vurgulayarak Türkiye’nin bu adımını ‘Irak’ın egemenliğinin ihlali’ olarak nitelerken Ankara bunu “Musul valiliğinin talebi ve terörle mücadelede Irak’a yardım” gerekçesine dayandırıyor.

    Rusya’nın Şam’ın talebine dayanan Suriye’deki askeri varlığını “Suriye, Rusya toprağı değildir” diye eleştiren Başbakan Davutoğlu, Musul’a asker gönderilmesini “Musul Valiliğinin talebi”[4] ile açıklıyor.

    Musul’un düştüğü dönemde IŞİD’i ‘Bağdat’ın yanlış politikalarına gösterilen Sünni öfkesinin sonucu’[5] olarak niteleyen Davutoğlu’nun, şimdi Türkiye’nin Musul’daki askeri varlığını ‘terörle mücadele’ çerçevesinde açıklaması kuşkusuz önemli bir gelişme.

    Ancak Ankara’nın Musul’a asker göndermesini Irak hükümetinin değil, zaten görevde olmayan ‘Musul Valisi’nin talebine dayandırması, hukuksal meşruiyetten çok Amerika’nın ‘Yeni Irak’ senaryosuna uygun düşüyor.

    Amerika’dan ikircikli onay

    Amerika’nın “Konuşlandırma koalisyon aktivitesi değil. Ancak Türk askerinin varlığından bilgimiz var”[6] şeklindeki açıklaması ise aslında Ankara için hem bir avantaj hem de bir risk yaratıyor.

    Zira Washington, bilgisi olduğunu söyleyip Türkiye’nin Musul’a asker göndermesini onayladığını ima ederek Bağdat’ın itirazlarına karşı Ankara’ya diplomatik destek vermiş olabilir.

    Ancak Amerika’nın “koalisyonun aktivitesi değil” şeklindeki ifadesi, Irak’ın resmi veya gayri resmi güçlerinin buradaki Türk askerlerini hedef alacak muhtemel bir saldırısını kendisine yapılmış bir saldırı olarak görmeyeceğinin iması olarak da anlaşılabilir.

    Amerika’nın yarı bağımsız üç federal bölgeli Yeni Irak’ının gerçekleşebilmesi, Musul’un IŞİD’den temizlenmesine ve Neyneva, Selahaddin ve el-Enbar’da bir Sünni federal bölge kurulmasına bağlı.

    ‘Amman toplantısı’ hedeflerinde bir yıllık gecikme

    Washington, Ankara ve Erbil, Musul’un Peşmerge ve Sünni aşiretler tarafından kurtarılması gerektiğini vurguluyor. IŞİD’den kurtarılan yerlerin geleceği ile ilgili kararı ‘kurtarıcıların’ vereceğini düşündükleri için de ‘Şii milisler’ diye niteledikleri Gönüllü Halk Güçleri’nin bu operasyona katılmasına karşı çıkıyor.

    Musul’un tıpkı Şengal’de olduğu gibi Irak merkezi güçleri dışarıda bırakılarak ABD koalisyonu, Sünni milisler ve Peşmerge tarafından kurtarılması, Erbil’e ‘tartışmalı bölgelerin’ Kürdistan Bölgesine ilhakı, Sünnilere ise federal bölge kurma fırsatı yaratmış olacak.

    Yani aslında IŞİD’in kontrol dışına çıkması yüzünden başarısız olduğu söylenen meşhur Amman toplantısında[7] öngörülen hedefler bir buçuk yıllık bir gecikmenin ardından gerçekleşmiş olacak.

    Ankara’nın avantajı: ‘IŞİD’in üzmediği müttefikleri’

    Türkiye’nin Musul’a asker göndermesi, ‘Yeni Irak’ta kurulacak Sünni federal bölgede belirleyici olma hedefine yönelik ise Irak’ta “IŞİD’in üzmek istemeyeceği”[8] müttefiklere sahip olmak Ankara’nın en büyük avantajı sayılabilir.

    Zira IŞİD’in hakimiyetini Irak’ın hakimiyetine tercih eden bu müttefikler, hem Musul’un ‘kurtarılmasında’ hem de kurulacak Sünni federal bölgede Ankara’nın nüfuz araçları olarak değerlendirilebilir.

    Türkiye’nin Musul’a asker göndererek Amerika’nın yarı bağımsız üç bölgeli Yeni Irak’ında rol kapma girişiminin her şeyi veya herkesi satın alma imkanından dolayı Suudi Arabistan ve Katar gibi Sünni müttefiklerinden destek bulması da son derece muhtemel.

    Amerika’nın ‘Yeni Irak’ planını ve bu planda rol kapmak için Musul’a gönderilen Türk askerlerinin önündeki kısa vadeli en önemli risk ise İran’ın Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması yönündeki ısrarı ve Gönüllü Halk Güçleri üzerindeki nüfuzu.

    Özetle Ankara, Kürt ve Sünni bölgeler üzerinden Irak’ta nüfuz kurma avantajına da Musul’daki askerlerini kaybetme riskine de eşit mesafede.

     

    [1] Skypress. 1 Aralık 2015. تسريبات امريكية خاصة تكشف من سيحكم العراق بعد طرد داعش http://skypressiq.net/9678–.html

    [2] NTV. 4 Aralık 2015. Musul’a asker takviyesi http://www.ntv.com.tr/dunya/musula-asker-takviyesi%2cxAfv0Qe-0kS6sFA5CCbbgw

    [3] BBC Türkçe. 5 Aralık 2015. Irak: Türk askerleri Başika’dan hemen çekilmeli http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/12/151205_irak_musul_turkiye

    [4] Milliyet. 5 Aralık 2015. Davutoğlu’ndan Musul açıklaması http://www.milliyet.com.tr/davutoglu-ndan-musul-aciklamasi/siyaset/detay/2158932/default.htm

    [5] Cumhuriyet. 8 Ağustos 2014 Davutoğlu’ndan cani IŞİD’i meşrulaştıran sözler http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/103123/Davutoglu_ndan_cani_ISiD_i_mesrulastiran_sozler.html

    [6] Sabah. 4 Aralık 2015. Türk askeri Musul’da http://www.sabah.com.tr/gundem/2015/12/04/turk-askeri-musulda

    [7] YDH. 23 Eylül 2014. Kürdistan Bölgesi basınından korkunç iddia http://www.ydh.com.tr/HD13253_kurdistan-bolgesi-basinindan-korkunc-iddia.html

    [8] Sabah. 23 Eylül 2014. “Türkiye gibi bir ülkeye sorulmaz” http://www.sabah.com.tr/gundem/2014/09/23/turkiye-gibi-bir-ulkeye-sorulmaz-1411424524

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    20 Nisan 2026

    Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

    20 Nisan 2026

    İşaret fişeği atıldı

    19 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

    Kenan Temir

    Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

    Mehmet Murat Yıldırım

    Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Sertan Batur

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    Aziz Çelik

    Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

    Ümit Akçay

    İşaret fişeği atıldı

    Yakov M. Rabkin

    İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Bekaert işçisi 6 gündür direniyor: “Bizi greve işveren zorladı”

    23 Nisan 2026

    İSİG Raporu: Türkiye’de çocuk işçilik değil, “çocuk kırımı” yaşanıyor

    23 Nisan 2026

    Madencilerin açlık grevi 3. gününde, direniş sürüyor

    22 Nisan 2026
    KADIN

    Gemlik’te kadınlardan barış yürüyüşü: “Müzakere koşulları derhal oluşturulmalı”

    19 Nisan 2026

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.