“Yanlışlar doğru diye öğretildi, sanat yüzleşmeyi sağlar”
Toplumda yıllardır yanlışların doğru gibi öğretilmesi sebebiyle ciddi ön yargıların oluştuğunu vurgulayan Deniz Türkali, sanatın bu durumu değiştirebilecek temel bir işlev üstlendiğini söyledi:
- Yüzleşme ve Bakış Açısı: Sanatın varlık nedenlerinden birinin yüzleşmek olduğunu belirten Türkali; özellikle siyasetçilerin sanat eserlerine doğru yerden bakması ve anlamaya çalışması gerektiğini ifade etti.
- Baskı ve Sansürün Azalması: Kalıcı bir barış ortamının sanat alanına olumlu yansıyacağını dile getiren sanatçı, barış sayesinde baskı ve sansürün hafifleyeceğini vurguladı.
“Kadınlar direnmeye devam ediyor, Öcalan’ın çağrısı umut ışığı oldu”
Barış mücadelesinde kadınların rolüne ve siyasi gelişmelere değinen Türkali, şu noktalara dikkat çekti:
- Kadın Hareketlerinin Emeği: Kadınların en ağır baskılara rağmen Türkiye’de ve dünyada barış mücadelesinden vazgeçmediğini ve direnmeyi sürdürdüklerini kaydetti.
- Farklı Kimliklere Özgürlük: Abdullah Öcalan’ın çağrısının bir umut ışığı yaktığını belirten Türkali; sürecin gerçekleşmesi halinde Kürt, Türk, Ermeni, Laz tüm sanatçıların kendilerini daha özgürce ifade edebileceğini söyledi.
“Endişe etmek barışa karşı çıkmak için gerekçe olamaz”
Süreçle ilgili kaygıları olanlara çağrıda bulunan Deniz Türkali, barışın cesaretten ziyade doğru koşullarla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti:
“Endişeden vazgeçmek zor, her zaman endişe duyacağız. Ama bu, barış sürecini desteklememek için bir neden olamaz. Bir tarafın ezildiği, diğer tarafın hükmettiği bir barışa barış denmez. Endişemizi tutup barışın koşullarını doğru değerlendirmemiz gerekiyor.”
Siyasetçilerle muhatap olmayı pek tercih etmediğini de ekleyen Türkali, kendilerini anlayacak siyasetçi sayısının az olduğunu belirterek barış için mücadele eden siyasetçilerin yanında olduklarını belirtti.
