Adana, Adıyaman, Antep, Kilis, Hatay, Maraş, Mersin ve Osmaniye Tabip Odaları, bölgede ve kıyılarda kritik seviyelere ulaşan mikroplastik ve plastik atık krizine karşı ortak bir bildiri yayımladı. Akdeniz’in dünya denizlerinin yalnızca %1’ini oluşturmasına rağmen yarı kapalı yapısı sebebiyle en yüksek mikroplastik yoğunluğuna sahip denizlerden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, insanlığın tarihinde ilk kez ürettiği sentetik maddeleri kendi kanında ve organlarında taşıdığı vurgulandı.
Bedenimizdeki görünmeyen tehlike: Mikro ve nanoplastikler
Tabip odaları tarafından yapılan açıklamada, 5 mm’den küçük mikroplastiklerin ve hücresel zarları dahi aşabilen nanoplastiklerin besin zinciri, içme suları, tarım ürünleri ve solunan hava yoluyla insan bedenine nüfuz ettiği ifade edildi.
Hekimler, yürütülen son bilimsel ve otopsi çalışmalarının korkutucu tablosunu şu verilerle aktardı:
- Organ Maruziyeti: Mikroplastikler insan beyni, akciğer, karaciğer, böbrek, kemik iliği ve henüz doğmamış bebekler ile anne arasındaki plasentada saptandı.
- Kardiyovasküler Risk: Damar plaklarında biriken mikroplastiklerin kalp krizi, inme ve ölüm riskini doğrudan artırdığı kaydedildi.
- Toksik Kimyasallar: Plastiklerin yapısında yer alan fitalat ve Bisfenol A (BPA) gibi maddelerin hormon sistemini bozduğu, bağışıklık sistemini baskıladığı, üreme sağlığını olumsuz etkilediği ve başta çocuklar ile gebeler olmak üzere kanser riskini artırdığı belirtildi.
“Geri dönüşüm bir mittir, atık ithalatı çevre sömürgeciliğidir”
Gelişmiş ülkelerden yapılan plastik atık ithalatının ve “geri dönüşüm” söyleminin bir yanılsama olduğuna dikkat çekilen bildiride, ithal edilen atıkların büyük kısmının geri dönüştürülemediği vurgulandı.
Özellikle Çukurova Havzası’ndaki tarım arazilerinin çeperinde ve yoksul mahallelerde yürütülen yasa dışı yakma ve depolama faaliyetlerinin ciddi bir çevresel adaletsizlik yarattığı ifade edildi. Kontrolsüz yakma sonucu açığa çıkan dioksin ve furan gibi zehirli gazların solunum yolu hastalıkları ile kanser yükünü artırdığı, koruyucusuz çalışan kayıt dışı işçiler ve çocukların ise en ağır mesleki sağlık riskine maruz bırakıldığı aktarıldı.
Güney Tabip Odaları’nın 6 acil talebi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere tüm ilgili kamu kurumları, belediyeler ve yetkililer göreve çağrılarak şu 6 somut adımın atılması istendi:
- Plastik Atık İthalatının Yasaklanması: “Geri dönüşüm” adı altında sürdürülen atık ithalatı derhal durdurulmalı, mevcut tesisler insan sağlığı esas alınarak şeffaf biçimde denetlenmelidir.
- Düzenli Biyo-İzleme: Su, toprak, gıda ve okul ortamlarından periyodik örnekler alınmalı; insan doku maruziyetini izleyen biyo-izleme programlarının sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
- İş Sağlığı Güvencesi: Geri dönüşüm sektöründe çalışan tüm işçilerin toksik maruziyetleri izlenmeli, kişisel koruyucu donanım kullanımı zorunlu kılınmalı ve kayıt dışı çalıştırma engellenmelidir.
- Tek Kullanımlık Plastiklerin Kaldırılması: Okullarda ve kamu kurumlarında tek kullanımlık plastik kullanımı kademeli olarak sonlandırılmalıdır.
- Erken Uyarı ve Risk İletişim Sistemi: Bölge halkı, tarım ve balıkçılık sektörü gıda güvenliği ve toksik maruziyetler konusunda şeffaf şekilde bilgilendirilmelidir.
- Bölgesel Eylem Planı: Doğu Akdeniz Bölgesel Mikroplastik Eylem Planı hazırlanarak üniversiteler, yerel yönetimler ve meslek odalarının katılımıyla uygulamaya konulmalıdır.
