Türkiye’nin en önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Bolu Kartalkaya’da, 21 Ocak 2025 tarihinde bir otelde çıkan yangın büyük bir faciaya yol açmıştı. Gece saatlerinde başlayan ve kısa sürede tüm binayı saran alevler nedeniyle otelde konaklayan misafirler mahsur kalmış, yürütülen arama kurtarma çalışmalarına rağmen 78 kişi hayatını kaybetmişti. Facianın ardından başlatılan soruşturmalarda oteldeki güvenlik önlemlerinin yetersizliği ve ihmaller zinciri açıkça gözler önüne serilmişti.

Bolu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 78 kişinin hayatını kaybettiği facianın ardından otel sahibi Halit Ergül ve genel müdür Emir Aras’ın da aralarında bulunduğu sanıklara 31 Ekim 2025’te müebbet hapis cezası vermiş, 2 sanık hakkında ise beraat kararı hükmetmişti. Bu cezaları yetersiz bulan aileler, 10 sanığa verilen cezalar ile beraat kararlarının bozulması talebiyle davayı istinafa taşıdı. Yargılamanın eksik bırakıldığını ve faciada ihmali olan kamu görevlilerinin korunduğunu savunan acılı aileler, seslerini Ankara’ya duyurmak için adliye önünde bir araya geldi.
Bolu Adliyesi önünde balonlar gökyüzüne bırakıldı
Korkunç yangında annesi Gülçin, ağabeyi Şenol ve 11 yaşındaki yeğeni Mina Akişli’yi kaybeden Oktay Akişli’nin girişimiyle bir araya gelen aileler, Bolu Adliyesi önünde toplandı. Ellerinde kaybettikleri 78 yakınının fotoğraflarını ve adalet içerikli dövizleri taşıyan aileler, hayatını kaybedenlerin anısına gökyüzüne siyah ve beyaz balonlar bıraktıktan sonra Ankara’ya doğru yürüyüşe geçti. Çevredeki vatandaşlar da alkışlarla yürüyüşe destek verdi.

“Bakanlık personeli hâlâ görevde, Ankara’ya geliyoruz”
Yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, Danıştay’ın bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma izni vermesine rağmen yaklaşık 10 aydır yargılamanın başlatılmadığına dikkat çekti. Sorumluların korunmaması gerektiğini vurgulayan Gültekin şöyle konuştu:
“Adalete güveniyoruz. Bu olaydan birinci derece sorumlu olduğu belirtilen Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli halen görevine devam ediyor. Türkiye bir hukuk devletidir; bundan sonra sesimiz daha gür çıkacak. Kimse bu soruşturmanın gecikmesine izin vermesin. Sorumluluğu bulunan herkes yargı önüne çıkıncaya kadar susmayacağız. Bekleyin bizi, Ankara’ya geliyoruz. Sessiz bir yürüyüş, bir vicdan yürüyüşü başlatıyoruz. Geçtiğimiz yerlerde insanların bize katılmasını ve destek vermesini istiyoruz.”
“Talebimiz intikam değil, yalnızca adalet”
Yürüyüşün öncülerinden Oktay Akişli ise tek amaçlarının hukukun eşit şekilde işlenmesi olduğunu belirtek, kamu görevlilerinin yargı dışı tutulmasını eleştirdi:
“78 canımızı toprağa verdik. O günden bu yana tek talebimiz intikam değil, ayrıcalık değil, yalnızca adalet. Soruşturma kapsamında birinci derece kusurlu oldukları tespit edilen kamu görevlileri hakkında yargılamanın hala başlamamış olması vicdanlarımızı yaralıyor. Adalet yalnızca bazı sanıklar için değil, ihmali, sorumluluğu ve kusuru bulunan herkes için eşit işletilmelidir. Yürüyeceğimiz her kilometre adalet mücadelemize adanmıştır. Bu yürüyüşü öfkeyle değil, hukuka olan inancımızla gerçekleştiriyoruz.”
