Kapitalizmin son kırk yılına damgasını vuran neoliberal dönüşüm, yalnızca ekonomik yapıları değil, işçi sınıfının örgütlenme biçimlerini, sendikal hareketi ve toplumsal muhalefetin karakterini de köklü biçimde değiştirdi. Refah devletinin tasfiyesi, özelleştirmeler, güvencesiz çalışma, taşeronlaşma ve sermayenin küresel ölçekte yeniden örgütlenmesi, emek hareketini tarihinin en ağır saldırılarından biriyle karşı karşıya bıraktı.
Volkan Yaraşır’ın kaleme aldığı Ters Dalga: Tarih ve Eylem, tam da bu tarihsel dönemi merkeze alarak neoliberal karşı devrim sürecini ve bu sürece karşı dünyanın farklı bölgelerinde gelişen sınıf mücadelelerini kapsamlı biçimde inceliyor.
Neoliberal karşı devrim ve sınıfın parçalanışı
Kitabın tanıtımında, Ekim Devrimi’nin yarattığı tarihsel basıncın kapitalizmi uzun yıllar boyunca refah devleti politikalarına yönelttiği; Sovyetler Birliği’nin çözülmesinin ardından ise sermayenin “serbest piyasa” adına kapsamlı bir neoliberal saldırıya geçtiği vurgulanıyor.
Bu süreçte yalnızca işçi sınıfının tarihsel kazanımları budanmadı; sendikal yapılar da önemli ölçüde bürokratikleşti, korporatist ilişkilere sürüklendi ve mücadeleci karakterlerini büyük ölçüde yitirdi. Kitap, bu dönüşümü tarihsel arka planıyla birlikte ele alırken, neoliberalizmin sınıf üzerindeki ideolojik ve örgütsel etkilerini de ayrıntılı biçimde tartışıyor.

Dünyadan direniş deneyimleri
Ters Dalga, neoliberal saldırıyı anlatmakla yetinmiyor; aynı zamanda bu saldırıya karşı gelişen direniş pratiklerini de mercek altına alıyor.
Hindistan, Güney Kore, Arjantin, Filipinler, Güney Afrika ve Brezilya başta olmak üzere birçok ülkede ortaya çıkan işçi hareketleri, taban örgütlenmeleri ve yeni mücadele biçimleri kitapta ayrıntılı örneklerle ele alınıyor.
Yaraşır, bu deneyimlerin ortak özelliklerini analiz ederken, sınıfın yeniden örgütlenmesinde taban demokrasisinin, militan sendikal anlayışın ve yerel mücadelelerin önemine dikkat çekiyor. Kitap, sermaye ile uzlaşan bürokratik sendikal yapılara karşı gelişen alternatif örgütlenme pratiklerini de tarihsel bağlamı içerisinde değerlendiriyor.
Geçmişi anlamak kadar geleceği tartışmak
Ters Dalga, yalnızca bir tarih çalışması olmanın ötesinde, günümüz sınıf hareketinin geleceğine ilişkin teorik bir tartışma yürütüyor. Kapitalizmin yapısal krizlerinin derinleştiği, savaşların, ekolojik yıkımın ve otoriterleşmenin arttığı bir dönemde kitabın temel sorusu, işçi sınıfının yeniden nasıl tarihsel bir özne haline gelebileceği üzerine yoğunlaşıyor.
Bu yönüyle eser, emek hareketi, sendikal mücadele, sosyalist siyaset ve toplumsal hareketler üzerine çalışan okurlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
Sınıf mücadelesine dair güncel bir katkı
Akademik analiz ile siyasal pratiği buluşturan Ters Dalga: Tarih ve Eylem, neoliberalizmin “tarihin sonu” iddiasına karşı dünyanın farklı coğrafyalarında gelişen mücadelelerin ortak hafızasını görünür kılmayı amaçlıyor.
İşçi sınıfının yeniden kuruluşuna ilişkin tartışmaların güncelliğini koruduğu bir dönemde yayımlanan eser, hem tarihsel deneyimlerden öğrenmeyi hem de yeni mücadele olanaklarını tartışmayı hedefleyen okurlar için önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor. Özellikle sosyalist hareket, sendikal mücadele ve emek eksenli siyasal tartışmalarla ilgilenenler açısından kitap, neoliberal dönemin bilançosunu çıkarmanın yanı sıra geleceğe ilişkin arayışlara da teorik bir zemin sunuyor.
